Uzmanlar YKS'yi BirGün'e değerlendirdi: Üniversiteler boş kaldı
02.09.2018 07:55 EĞİTİM
YKS yerleştirme sonuçlarını BirGün’e değerlendiren uzmanlar, Vakıf üniversitelerinin yüzde 98’inin, devlet üniversitelerinin yaklaşık yüzde 87’sinin tam kontenjanının dolmadığını ifade etti

YAĞMUR ÖZTÜRK

Merakla beklenen Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı(YKS) yerleştirme sonuçları önceki gün açıklandı. Sistemin ilk kez uygulanması ve yaşanan belirsizlikler nedeniyle yine üniversite hayali kuran öğrenciler mağduriyet yaşadı. İyi bir sıralamaya sahip olup garanti olsun diye kendi sıralamasının çok altında yerleri listelerine ekleyen öğrenciler de açıkta kaldı. Yeni sistemin ilk sonuçlarını eğitim uzmanları Salim Ünsal ve Pervin Kaplan BirGün için değerlendirdi.


Sistem rasyonel değil
Ünsal, daha önce de sistemdeki köklü değişim en fazla tercih sürecini etkileyeceğini söylediklerini hatırlatarak, “İlk kez bu yıl kullanılan bir sistem olması özellikle belirsizliğin tercihler üzerinde çok büyük bir etki yarattığı ve bu etkiden dolayı da ne yazık ki kontenjanlarda önemli bir oranda boşluk kaldığını gördük. Bir taraftan sınavın soru sayılarının azalmış olması ve sınavlarda özellikle matematikte öğrencilerin çok alışık olmadığı yeni nesil soruların sorulmuş olması ister istemez performanslara olumsuz yansıdı. Buna rağmen matematikte iyi netler yapanları sıralamada iyi noktalara taşıdı sonuçlar” dedi. Sistemdeki değişimin barajı geçen aday sayılarını artırdığını belirten Ünsal, “1 milyonu biraz geçkin olan kontenjanların tamamını dolduracak bir sistem olması gerekirdi. Zira üniversite kapılarında her gün iki buçuk milyon öğrenci bekliyorken bu kadar kontenjanın boş kalıyor olması çok rasyonel bir sistem olmadığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

Sistemde değişiklikler yapılması gerektiğini ifade eden Ünsal şöyle dedi: “Alelacele yapılan, üzerinde çok irdelenmeden ve üzerinde düşünülmeden yapılan, sonuçlarının alınması bakımından çok analiz edilmeden yapılan bir sistem. Sistemde bazı çalışmaların ve değişimlerin olması kanaatindeyim ama yapılır mı bilmiyorum.”

Ekonomik krizin yansıması
Tercihlerin büyük sürprizlerle yapıldığını aktaran Ünsal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrencilerin elinde referans alacakları somut veriler yoktu. O nedenle çocuklar daha geniş yelpazeden tercih yapma eğilimi gösterdiler. Bazı öğrenciler de bu belirsizlikten dolayı hiç tercih yapmadı. Bu da tercih sayısının az olmasındaki önemli gerekçelerden biri oldu. Boşlukların iki yıllık üniversitelerde olacağını düşünüyorduk ama bu sene tam tersi dört yıllık üniversiteler boş kaldı. Bunun en büyük sebebi, öğrencilerin dört yıllık bir eğitimden sonra özellikle iş ve istihdam konusunda sıkıntılı bir süreç yaşaması.
Bunun yanı sıra ülkenin içinden geçtiği ekonomik krizin de özellikle vakıf üniversitelerinin lisans programlarının boş kalmasında etkili olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda hukuk alanı hiç boş kalmazdı ama bu yıl 900 kontenjana varan bir boşluk var. Bu ekonomik krizin tercihlere yansıdığının önemli bir göstergesi.”

Başarı sıralaması genişletilmeliydi
En önemli sorunlardan birinin baraj sorunu olduğunu aktaran Ünsal, “Bazı bölümler için getirilen sıralama barajları geçtiğimiz yıllarda bir anlam ifade ediyordu. Daha başarılı öğrencilerle bu bölümleri dolduralım diye. Yeni sistemde bu başarı sıralarını aynen tutarsanız boş kalır diye uyarmamıza rağmen en son dakikada bir değişiklik yaptılar. Kontenjanlar da bir genişleme yarattılar ama bunun da yeterli olmadığını görüyoruz. Kontenjanlar biraz daha geriden alınmış olsaydı bu boş kalanlar biraz daha dolmuş olabilirdi” dedi.

Ünsal kayıt kaçak sorununa da değindi: “Bir yer kazanıp kayıt olmayacak öğrencilerin de çok sayıda olacağına dair endişemiz var. Öğrenciler iyi bir referansla sevdiği bölümleri tercih etmedi. Bu da açıkta kalan öğrenciler için bir sorun.”

Anadolu’dan tabela liselerine
Pervin Kaplan da liselerin başarı oranlarına dikkat çekti. Ailelerin iyi bir eğitim için Anadolu liselerini tercih ettiğini belirten Kaplan, “Ama Anadolu liselerinin üniversiteye öğrenci yerleştirme oranı yüzde 29’larda kaldı. Bu liseler önceki yıllarda çok daha başarılıydı. Bu liseler tabela liseleri haline mi dönüştüler? Vakıf üniversiteleri bu yıl yüzde 44 oranında boş kaldı. Devlette yüzde yüz doluluk oranı sadece 17 üniversitede var. Vakıf üniversitelerin ise sadece 2’si yüzde yüz doldu. Bu üniversiteleri sıkıntılı günler bekliyor” dedi.

Tavan taban puan arasında da başarı sıralamalarında da uçurum olduğunu dile getiren Kaplan şöyle konuştu: “Yeni üniversite sistemi ve puanlama sistemi değiştirildi. Tek tür çözenlerin iki puan türü de hesaplandı. Eşit ağırlık öğrencilerinin önüne sayısallar girdi. Bu sistemde en büyük sıkıntı sözel öğrencilerinde. Hem başarı sıralarına hem aynı bölüme yerleşen öğrenciler arasındaki bu kadar puan farkı olmasına neden oldu. Yanlış yönlendirme ve tercih de buna sebep olmuş olabilir. Birileri çıktı, şunla bunu çarpın dedi.

ÖSYM ve YÖK’ün bir açıklama yapması gerekiyor. Öğrencilerdeki soru işaretleri giderilmeli. Doğru bir hesaplama yapıldığı ve doğru yerleştirildikleri konusunda ikna edilmeliler. Önümüzdeki yıl da bu başarı sıralamalarına bakarak tercih yapacak öğrencilerin çok büyük hayal kırıklığı yaşayacağını düşünüyorum. Ek yerleştirmeye, tercih yapmayanların ve açıkta kalanların da katılmasını tavsiye ederim. Seneye ortaöğretim başarı puanları yarıya inecek çünkü.”