‘Vakit tamam’ kız kardeşler!
14.01.2018 11:16 BİRGÜN PAZAR
Weinstein sayısız kadını kimi zaman fiziksel gücü kimi zaman statüsünün getirdiği gücü kullanarak, tehditle, kariyerlerini bitireceğini ima ederek, çok yönlü bir şiddette maruz bırakmıştır. Tabi akıllara, şöyle bir soru düşebilir, neden aralarında ünlü oyuncuların da bulunduğu bu kadınlar şimdiye kadar itiraz etmemişlerdir?

Deniz Bağrıaçık - Sosyolog

Son yıllarda, gittikçe daha az önemsenen Altın Küre ödül töreni bu sene, eski yıllardaki popülerliğine kavuştu. 75. Altın Küre ödül töreninde oyuncular kadınlara karşı yapılan her türlü ayrımcılık için birleşti ve aralarında dünyaca ünlü yıldızların da bulunduğu davetliler törene siyahlara bürünerek geldiler. Hareketin adı ise : “Time’s up” yani “ Süre Doldu”/ Vakit Tamam” olarak çevirebiliriz.

‘Süre Doldu Yasal Savunma Fonu’na bağış toplamak için, bu sloganla ortaya çıkan platformun amacı 17 milyon dolar bağış toplayarak, tüm sektörlerde ayrımcılığa, tacize ve istismara uğrayan bireylerin, maddi yetersizlikler yüzünden haklarını savunamamaları karşısında onlara yardım etmek. Bence hareketin en olağanüstü yanı Hollywood’daki ünlü kadın oyunculara destek vermek için onlara “Alianza Nacional de Campesinas” adındaki Amerikan Çiftçi Kadın Birliği’nin bir mektup yazıp, bir kız kardeşlik örneği göstermesinde yatıyor. Bunun üzerine de bu fonu oluşturmak fikri çıkıyor.

Olaylar nasıl başladı?
Bu hareket ilk sinyali, 2015 yılında 87.Oscar ödül töreninde Patrica Arquette’in, ödülünü kucakladığı sırada geldi. Arquette film endüstrisinde eşit vergi veren kadınların neden eşit ücret alamadıklarını sormuş ve Boyhood filmindeki rolünü oynayabilmek için, evdeki bakıcısına daha çok para verdiğini ifade etmişti. Meryl Streep’in olağanüstü içten ve duyarlı tepkisi, Jennifer Lopez’den de destek bulmuş ve salonda bir alkış fırtınası kopartmıştı. Bu öncü bir sarsıntı gibiydi ve ardında da olağanüstü performansına karşın House of Cards dizisinde Robin Right, Kevin Spacey’den daha düşük ücret aldığını öğrenince, tarihi bir rest çekmiş ve eşit işe eşit ücret uygulanmadığı takdirde diziyi bırakacağını dile getirmişti. Elbette prodüktörler böylesine büyük bir riski göze alamadılar. Kaderin cilvesine bakın ki, el üstünde tuttukları Spacey, Harvey Weinstein sarsıntısında, yirmili yaşlarında setinde bulunan erkeklere, istismarlarda bulunduğu ortaya çıkacak ve 2017 Kasım ayında diziden ve başka filmlerde de oynaması beklenirken kovulacaktı. Bir parantez açıp şaşırmaya devam edelim, 11 Ocak 2018’ de patlayan başka bir skandal, Spacey’den boşalan rolü oynayacak Mark Wahlberg’e, rol arkadaşı Michelle Williams’tan tam 1000 kat daha fazla ücret önerilir. (1500’e karşın 1,5 milyon dolar) .Üstelik ikisinin ajansı da aynıdır.

Yıkıcı dalga, Ekim 2017’de, The New York Times ve The New Yorker’da bir haber yayınlanmasıyla gelir. Haberde, aralarında oldukça tanınmış oyuncuların da olduğu on iki kadar kadın oyuncu, Harvey Weinstein’ın aleyhinde istismar, taciz ve tecavüz iddialarında bulunurlar. Weinstein sayısız kadını kimi zaman fiziksel gücü kimi zaman statüsünün getirdiği gücü kullanarak, tehditle, kariyerlerini bitireceğini ima ederek, çok yönlü bir şiddette maruz bırakmıştır. Tabi akıllara, şöyle bir soru düşebilir, neden aralarında ünlü oyuncuların da bulunduğu bu kadınlar şimdiye kadar itiraz etmemişlerdir?

Harvey Weinstein özelinden bakarsak, aslında bu adaletsizliğin ve ataerkil yapının tüm yapıtaşlarını görürüz. 66 yaşındaki Weinstein kardeşi ile Miramax şirketini kurup, neredeyse Holllywood’un patronu olacak kadar başarılı olur. Şansları da yaver gitmiş henüz internetin “korsan” furyasının önlerini kesemediği, salonların halen film izleyicileri ile dolduğu bir dönemin kârları ile ceplerini doldurmuşlardır. Durum böyle olunca para ve şöhret onlara önemli dostlar kazandırır. Hatta öyle ki kadın hakları savunucusu, cinsiyet farkı ile başkanlığı Trump’a kaptıran Clinton’ın kampanyasının önemli destekçisidir Weinstein. Sadece onun da değil aynı zamanda John Carry ve Obama’ya da destek vermiştir. Peki sizce, bu çapta bir sapkınlığın, tacizlerin duyulmama ihtimali var mıdır? Fikrimce duyulmamayı bırakın Weinstein bir stereotip, hatta evrensel bir karakterdir. Yalan Dünya dizisinin ilk bölümünde sineğin yağını çıkaran yapımcısı ve herkesten daha fazla kazanan Çağatay Koçtuğ’un genç ve idealist oyuncu Deniz’i (Gülse Birsel) aralarına alıp alay ve tacize varan sözleridir Weinstein.

Cinsel istismarlarda bireyler hem onurlarını, hem sosyal çevrelerini, hem ekonomik özgürlüklerini, kariyerlerini, aile ilişkilerini kaybetmekle yüz yüze gelirler. Daha geçenlerde, iki kızını toprağa veren genç bir annenin evlatlarının cenazesinde dediği gibi “Tüm kapıları tek tek çaldım ve siz çıkmadınız.” Boşanma isteğini reddeden eşine acı çektirmek gibi kendi evlatlarını vuran ilkel eş ve fiyakalı prodüktörlerin çektirdikleri acılar aynı yelpazede gidip gelirler. Sizi gözleriyle sokakta soyanlar, ailedeki ensesti anlattığınızda duymayanlar, karar mekanizmalarına kadınları almayanlardır Weinsteinlar.

Kısacası, sistemsel bir hapishanenin parmaklıklarını aralamak çok güçtür. İşte bu yüzden de bu yıl Time Dergisi dünyada uluslararası bir harekete öncülük eden bu kişileri kapak yaptı.

Fakat bu olayda bu kişilerin kendilerini cesurca ortaya atmalarını ve hareketin başarıya ulaşmasını sağlayan toplumsal noktaları göz ardı edemeyiz ve hareketi başarıya kavuşturan nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

1. Ekonomik eşitsizliğin çok görünür bir hal alması
2. Farklı etnik, ırk ve sosyal sınıflardan kadınların birleşmesi
3. Bilişim devrimin getirisi ürünü olan sosyal medyanın gücünün, ana akım medyanın desteği ile birleşmesi
4. Obama dönemi ile başlayan kadın-erkek eşitliğinin sistemli bir biçimde desteklenmesi, uluslararası örgütlerin ajandalarının tıkır tıkır işlemesi.
5. Televizyon dizilerinden, filmlere güçlü kadın karakterlerin son yıllarda artarak yer alması, medyada kadın, LGBT hareketinin güçlenmesi.
6. Donald Trump’ın adeta cinsiyetçi söylemlerin tetikleyici etkisi olarak bu hareketin yapıtaşları olarak ortaya çıkarabilir.
Kısacası;
“ Süre doldu! Cinsel istismar, taciz ve iş hayatındaki eşitsizliğin sonuna gelindi. Bu duruma müdahale etmenin zamanıdır. ”