Vakitsiz iftar notları
TURAN ESER TURAN ESER
İsrail bombaları Gazze’yi vuruyor, savunmasız insanları öldürüyor

İsrail bombaları Gazze’yi vuruyor, savunmasız insanları öldürüyor. Gazze’de ramazanı acıya dönüştüren “iftar topları” vakitsiz atılıyor. Her top bir ölüm. Cansız çocuk, kadın ve erkek bedenleri sokaklardan toplanıyor. Her çocuk ölümü, tüm çocukların ölümü.

Gazze’de iftar vakti gözyaşlarını kan renginde akıtan bombalar patlarken, AKP İstanbul İl örgütünün Yenikapı Şehir Parkı’ndaki iftarına katılan Başbakan Erdoğan ve  Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın etrafında “kenetlenmiş” sanatçı, işadamı ve sporcuların yüzlerindeki gülücüklere flaşlar patlıyordu.

Gazze’de acı hakikat yaşanırken, RTE hamasete sığınıyor. Davos’ta “One Minute” şovu, Ankara’da hakikatleri örten başka bir hamaset şovuna dönüşüyor. Kürecik’ten İsrail’e istihbarat verileri gönderen radar üssü Gazze’de ölüm bombalarına dönüşürken, Türkiye-İsrail ve Erdoğan Ailesi-İsrail ticari ilişkileri tavan yapıyor. 

Gazze’deki ölümler karşısında “İsrail’le ilişkilerimizi sıfırladık” hamaseti tıpkı, Irak Kürdistanı’ndan gelen petrollerin İsrail limanına götürülmesine onay vermek kadar serbest!

RTE, İsrail “bu zulmüyle devam edemez” diyerek hamasete devam ettikçe, Gazze’de iftar topları vakitsiz atıyordu.

Bir başka zamansız ve manidarca bir iftar topu da Aleviler için patlatılıyor.

TÜRKİYE’NİN VAKİTSİZ İFTAR TOPLARI
AKP 2008 yılında Muharrem ayında “Alevilerle İftarda Buluşma” şovu düzenledi 298 Alevi örgütlenmesinden 293’ü “samimiyetsiz ve inanç istismarı” diyerek protesto edip katılmadı. Sonuç fiyasko!

RTE şimdi Cumhurbaşkanlığı propagandası için ramazan ayında “Alevilerle iftarda buluşma” organize etmiş. Sabah Gazetesi yazarı Sevilay Yükselir’e göre “büyük ve mühim buluşma” imiş. Yükselir’e göre “Alevilerin kanaat önderi saydığı 40 kadar isimle iftar yapacak” imiş!  Yükselir’in kendisi de bu iftara “Alevi kanaat önderi” olarak katıldığı için “Aleviler’in kalbini tamir edecek” Erdoğan için “dua ediyorum” diyor.

RTE’ye dua eden tek “Alevi kanaat önderi” Yükselir’in duası kabul olur mu bilmem!  Fakat davet edilenler listesindeki isimlerin tümü demokratik ve hukuk zemininden Alevi taleplerini savunmayan, devletin teolojik istismar sofrasından geri durmayan, devletle buluşmayı rant kapısından geçmek olarak algılayan, cami-cemevi projesiyle TOKİ projelerinin kardeşliğinden yana olanların oturduğu sofra olmuştur.

Fakat Aleviler bu işin “dua” ile olmayacağını çok iyi bilir. İşi duaya kalmış, çözümü uhrevi dünyaya havale edenler, sanırım sorunu dünyevi gören ve çözümü de hukuksal, siyasal ve demokratik zeminde hak temelli mücadele zemininden arayan Alevilerin neden asimilasyon ve istismar sofrasına oturmadığını anlayamayacaklar.

İFTARIN LOKMASI ALEVİLİK!
AKP hükümetinin Alevilerle kurduğu ilişkide samimiyet, dürüstlük ve adalet yok. Çünkü AKP ve RTE’nin Alevlilerle kurduğu ilişkinin merkezinde nefret, ayrımcılık, şeytanlaştırma, dışlama ve yok sayma vardır. “Alevilerin katli vacip” diyen ecdatlarının yolundan yürümekle “gurur duyan”, onların ismini yaşatmak için Yavuz Sultan’ın ismini köprülere verenlerin iftar sofrasında, sevgi, barış, kardeşlik ve eşitlik lokması olmaz!

İftar sofrasındaki asimilasyoncuların lokması bellidir; Alevilik! Çünkü hedef Alevisiz Aleviliktir!

Aleviler bunun farkında. Bu nedenle asimilasyon, istismar ve şov sofrasına oturmadılar! Toplumsal karşılığı olmayan malum kişi ve çevreler bu sofraya oturacaktır. Zira onlar için bu sofra asimilasyon ve istismar sofrası olmasından ziyade, rant kırıntılarının olduğu sofra olması sebebiyle ilgilerini daha çok çekiyor!

ALEVİSİZ ALEVİLİK
Aleviler tüm haklarından mahrum bırakılmışken, hukuksal güvencelerden azade edilmişken, Alevi hak ve talepleri üzerinden sahici tek bir adım atılmamışken, Alevilerin “Alevisiz Alevilik” dairesi içinde AKP’nin ramazan iftar sofralarına konu mankeni edilmeleri tek kelimeyle vicdansızlıktır, ahlaksızlıktır ve siyasal düzenbazlıktır!

“Alevisiz Alevilik projesi”, iftar şovu aslında Alevilerin gerçek laiklik ekseninde dile getirdikleri bir dizi yapısal ve hukuksal değişim içeren reform taleplerini yok sayma, örtme çabasına dair sinsice bir projedir.  

“Alevi açılımı” AKP hükümetinin sinsi bir “Alevisiz Alevilik” yaratma projesidir.

Aleviler, sol ve gerçek laikten yana tutum alan herkes, “iftar şovları” gibi bir dizi dini etkinliklerle üstü örtülmeye çalışılan otoriter, muhafazakâr Sünnilik rejimini köklü bir sorgulamayı hedeflemeli ve bunu toplumsallaştırmalıdır.

Devletin ve hükümetin Diyanet, zorunlu din dersleri ve devlet din kurumlarının her türlü “resmi din” üzerinden örgütlediği kamu din hizmeti, aslında vicdanı teslim almak için bireye, onun özgür vicdanına ve gerçek laikliğe karşı bir savaştır.

Devletleşmiş resmi ve otoriter dinin vicdana açtığı bu savaşta vicdanı özgürleştirmenin tek yolu, vicdana uzatılan devlet elini, devletin dinsel kurumları, devletin fetvalarını ve hutbelerini dışlamaktır.

AKP’nin asimilasyoncu  ramazan ya da muharrem “iftar” sofralarına teslim olmak ve buraları meşrulaştırmak, AKP asimilasyonuna destek vermek anlamına gelir.

Unutmayın ki; Osmanlı’nın devlet aklı, AKP cumhuriyetinin istismar sofrasına dönüşebilir.