Varlık Dergisi'nin Ağustos sayısı yarın raflarda
31.07.2018 10:31 KÜLTÜR SANAT
Varlık Dergisi Ağustos ayında “Dersimiz: Çocuklar İçin Şiir” başlığıyla raflardaki yerini alacak

Varlık Dergisi, Ağustos 2018 sayısı ile okuruyla buluşuyor. 85. yılını dolduran Varlık Dergisi'nin Ağustos sayısı "Dersimiz: Çocuklar İçin Şiir" dosyasıyla çıktı.

Varlık bu ay da Güncel Sanat, Eksen, Şiirlerle Latin Amerika, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Basın Bülteninden

Dosyayı hazırlayan Betül Dünder’in sözleriyle, “Çocukların basmakalıp, uyaklı, birbiri ardına sıralanmış sözcüklere değil şiirin kendisine ihtiyacı var çünkü!” Çocukların doğasına en uygun olan, benlik gelişimine katkıda bulunacak olan şiire.

Dosyaya katkıda bulunanlardan Mustafa Ruhi Şirin çocuklar için edebiyatın bütün imkânlarını seferber etmiş bir yazar. Ayrıca “Çocuk Vakfı”nın kurucusu. Geçmişten bugüne edebiyatın çocuklar için ne anlama geldiğini, şairlerin çocuklar için yapabildiklerini ve yapamadıklarını anlatıyor.

Aydın Afacan, müfredata uyumlu ders kitaplarındaki şiirlerin analizini yaptığı, belirli ölçütlere göre tasnif ettiği akademik çalışmalarından örnek sonuçları ve önerilerini okurlarla paylaşıyor.

Çiğdem Sezer, hem şair olarak hem de toplumsal cinsiyetin, cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın, sınıf farklılıklarına bağlı dengesizliğin çocuklara iletimindeki sarihlik adına çokça ilham alınacak bir metin sunuyor.

Çocuk edebiyatında kolektif çalışma yapmak/yapabilmek ilkesel olarak anlamlı bir tavır olduğu kadar, Mavisel Yener ve Aytül Akal için bir hayat pratiği aynı zamanda. Yener çocuklar için kaleme alınacak şiirlere ait tespit ve düşüncelerini paylaşırken, Akal kendi deneyimini merkeze alarak şiirle ilişkisini ve Mavisel Yener ile karşılıklı yazdıkları şiirlerin hikâyesini aktarıyor.

varlik-dergisi-nin-agustos-sayisi-yarin-raflarda-493776-1.

Editörden

"Şubat sayımızın dosyasında “Çocuklar İçin Felsefe mi, Felsefe İçin Çocuk mu?” diye sormuş, MEB müfredatında 10. sınıfta verilmeye başlanan felsefe dersinin içerik ve yöntemini tartışmış, bu alanda daha iyi bir eğitim öğretimin yollarını araştırmıştık. Ağustos sayımızda “Dersimiz: Çocuklar İçin Şiir” diyoruz. Neden? Müfredata uygun ders kitaplarında yer alan, öğretici olsun diye adeta endüstriyel bir ürün gibi tasarlanan, “çocuğa göre şiir” poetikasından yoksun, ısmarlama, didaktik manzumelerle bir okuma kültürünün oluşması imkânsız çünkü. Dosyamızı hazırlayan Betül Dünder’in sözleriyle, “Çocukların basmakalıp, uyaklı, birbiri ardına sıralanmış sözcüklere değil şiirin kendisine ihtiyacı var çünkü!” Çocukların doğasına en uygun olan, benlik gelişimine katkıda bulunacak olan şiire.

Sadık okurlarımız ve araştırmacılar gayet iyi bilir ki, Varlık, kuruluşundan bu yana eğitim öğretim konusunda duyarlı olmuş, edebiyat derslerinin içeriğinden okullarda benimsenen pedagojik yaklaşımlara dek pek çok meseleyi tartışmaya açmıştır. Yaşar Nabi Nayır’ın ifadesiyle “memleket davasına en küçük bir hizmette bulunmak” amacıyla, satış kaygısından uzak bir tavırla dosyalar hazırlamış, yazılar yayımlamıştır. Dergimiz bunca yıldır arkasında hiçbir maddi destek olmadan yayın hayatını sürdürdüğüne göre, her dönemde dosyalarımızda ele aldığımız sorunları önemseyen bir kitlenin bulunduğunu, −sayısı az da olsa−Türkiye’deki okurlara geleceğimiz açısından güvenebileceğimizi hiç kuşku duymadan söyleyebiliriz. Ancak diğer dergiler, fanzinler, kısacası ülkemizde edebiyat, kültür-sanat alanında bir yayın çeşitliliği bulunmasaydı, güç kaybeder, belki de yok olurduk. Varsak hep birlikte varız. Farklılıklarımızla birbirimizi destekliyor, ileriye taşıyoruz. Ümitsizliğe gerek yok. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu durum nedeniyle özellikle belirtiyoruz bunu.

Edebiyattan güncel sanata, sinemadan sosyal medyadaki bookstagramlara geniş bir konu yelpazesinde yazıların, söyleşilerin yer aldığı bir Varlık dergisi var yine karşınızda. Polemik de okuyacaksınız, ülkemizdeki bazı uyarlama tv dizilerinin kaynağı olan Kore dramalarını yaratan kültür politikası üzerine inceleme yazısı da. Ve elbette öyküler, şiirler… Var gücümüzle çalışıyoruz, karanlığın ancak herkesin işini en iyi şekilde yaptığı bir ülkede dağılacağına inanıyoruz.

Eylül sayımızda buluşmak üzere."