Vatandaşı kesip biçiyorlar!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Bugün 1 Mayıs!..

İşçinin emekçinin bayramı!..

Tüm dünya da “İnsan olmanın en yüce değerinin emek” olduğunun bir kez daha hatırlandığı gün!..

Emeği ile yaşayan tüm yurttaşlarımıza selam olsun.

1 Mayıs Emek Bayramı kutlu olsun.

•••

AKP, Türkiye’yi büyük bir ayıp içine soktu!..

Emeğin siyasal yönetim tarafından sömürüldüğünü pervasızca açıklayan bir ülke konumuna düşürdü.

Sermayeye, iş adamlarına; “OHAL’i işçiler haklarını aramasın, sizler de daha fazla para kazanın diye sürdürüyoruz!..” diyebiliyorlar.

•••

Anlayış sömürü, tercih para olunca Türkiye, işçi cinayetlerinin dünyada rekor kırdığı bir ülke oldu!..

15 yılda 16 bini aşkın işçi iş cinayetlerinde can verdi.

Son iki yıla bakalım; 2016 yılında 1970, 2017 yılında ise 2006 emekçinin ölümüne şahit olduk.

Bu ölümlerin yanı sıra zamana yayılmış meslek hastalıkları nedeniyle kaybettiklerimizin hesabını yapmayan bir devlet yönetimi olduğunu da açıklamak zorundayız!..

•••

İşçi sınıfını bilinçli olarak örgütsüz bırakan düzen, böylece ücretlerin iyileştirilmesi, işçi sağlığının korunması ve gelecek güvencesinin gerçekleşmesini de engellemiştir.

Emekçinin çalışma koşullarının hiçe sayılması, işverenin daha çok kazanma arzusu ve AKP iktidarının büyüme baskısından kaynaklanmaktadır.

Bu durum iş cinayetlerinin artması kadar emekçinin yoksullaşmasına da neden olmaktadır…

•••

AKP/MHP şer cephesi, son günlerde CHP’nin demokrasi adına yapmış olduğu hamleyi hazmedemiyor.

Havuz medyası aracılıyla 15 demokrasi savaşçısı CHP’li milletvekiline ağza alınmayan sözler söyletiyor.

Özellikle AKP Gn. Bşk., “Kendisinin siyaset yasağını kaldıran” ve Siirt’ten milletvekili olması yolunu açan CHP’nin demokrasi adına yaptığı girişimi unutuyor!..

Bilindiği gibi AKP, gerçekleri yok saymakta ustadır!.. AKP’nin genetiği iyilik üzerine oturmamıştır.

CHP, herhalde RTE’den vefa beklemiyor venankörlük etmesini de doğal karşılıyor olmalı!..

•••

Şaşkın AKP ve morali bozulan şer ittifakı (şanslı erkekler ricali!), 15’ler girişimini cahilce Güneş Motel olayına benzetiyor…

Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır” misali, Güneş Motel’den bahsedenler önce kendi yaptıklarına bakmalı!..

Verilen başbakan yardımcılıklarından bakanlıkların bölüştürülmesine varıncaya kadar, AKP’nin Has Parti transferini, Demokrat Parti’den gelenleri hatırlamalı!..

•••

Hele Abdullah Gül’e gönderilen Genelkurmay Başkanı Akar ve CB. Sözcüsü Kalın vakasına ne demeli?..

Bu iki zat, herhalde Cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan Gül’e hayırlı olsun demeye ve bir fincan kahve içmeye gitmediler!..

Bu durum büyük bir gaftır!..

Açıklanmadığı sürece asıl siyasi ahlaksızlık budur...

•••

Yapılan “Vesayetin yakalanışı, demokrasi, anayasa, haklar ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığının pervasızca dışa vurulmasıdır!...”

İktidar bu vakayı her zaman olduğu gibi hamasetle geçiştirmeye çalışacaktır.

Havuz medyasının kalemşörlerine sesleniyorum;

“Bırakın yanlışlarıyla Güneş Motel’i; siz iktidardan, bu demokrasi dışı yapılanların, yeni kurulan vesayet düzeninin hesabını sorun!..”

Tabii cesaretiniz varsa!..

•••

Erken seçimin nedeni tamamen “Ekonominin çöküşüdür!”

Peki ekonomi neden bu durumda?

Daha önce de değinmiştim. Üretmeyen, ölü yatırımlarla ve borçla günü kurtaran, tüketime dayalı, emeği sömüren, yandaşı zengin eden bir model uygulandığı için bugünlere geldik.

Şimdi de “sözde sağlık yatırımları” yoluyla ülkenin nasıl soyulduğuna kısaca değinmek istiyorum;

2002-2013 döneminde kamu yatırımlarına ayrılan kaynak 5,2 milyar dolardan 27 milyar dolara çıkmıştı. Ancak 2013-2018 döneminde ise bu rakam 27 milyar dolardan 23 milyar dolara geriledi.

Üretmeyen ve borçla yönetilen ekonomide kamu yatırımlarına ayrılan ödeneğin GSYH’a oranı ise 2004 yılından itibaren giderek azalmış, yüzde 4’ler seviyesinde kalmıştı!..

•••

Kamu Yatırım Programı işlevsizleştikçe yerine “Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ)” modeli konuldu.

Bu KÖİ modeliyle yollar, köprüler, tüneller, şehir hastaneleri vs. gibi bir sürü proje başlatıldı.

Toplam proje bedeli 132 milyar dolara erişti. İktidar yatırımın bu boyutunu övünerek açıkladı.

Oysa bir gerçek gözden kaçılmamalı. Bu modelle devlet özel sektör lehine 72 milyar dolarlık gelirinden vazgeçmiştir. Kayıp büyüktür...

•••

Bu yıl Sağlık Bakanlığı yatırım listesinde 27 KÖİ projesi vardı.

Bu projelerle toplam 36 bin 500 yatak kapasitesinde 26 şehir hastanesi ve 1 sağlık kampüsü inşa edilecekti.

KÖİ modeliyle yatırım yapılacak hastanelerde ortalama birim yatak maliyeti 709 bin TL’dir.

Oysa Sağlık Bakanlığı’nın ilave olarak 2018 yılı yatırım programında 78 proje ile 27.171 yatak için harcayacağı tutar 9.4 milyar TL’dir.

Görüldüğü gibi birim yatak maliyeti 347 binTL olacaktır.

Yani KÖİ’nin709 bin TL’ye yaptığını Devlet 347 bin TL’ye mal ediyor!..

Aradaki farkı görünce devletin nasıl soyulduğu daha da belirginleşiyor!..

•••

Anlaşıldığı gibi; KÖİ modelinde yatak yatırım maliyeti normal yatırım maliyetinin 2,05 katıdır. Üstelik bu hastanelerin tüm temizlik, laboratuvar vs. hizmetlerini de yüklenici şirket istediği fiyata devlete fatura etmektedir. Dikkatinizi çekerim, soygun katlanmaktadır!..

•••

Kısaca şehir hastaneleri, tüm maliyeti devlet ve milletimiz tarafından karşılanan kamu görünümlü özel hastanelerdir!..

Özel hastanelere her destek var, devlet hastanelerine yoktur!..

İktidar, şehir hastanelerini kurmak için iyi işleyen her hastaneyi, her üniversite hastanesini çökertiyor.

Görüldüğü gibi sağlık harcamaları insana değil betona gidiyor!..

•••

Emeğin dolayısıyla insani değerlerin en yüce olduğu 1 Mayıs Bayramı’nda AKP iktidarının ülkeyi, devleti ve de insanlarınasıl soyduğunu daha yakındangörmeliyiz.

24 Haziran’ı kurtuluş günü olarak değerlendirmeliyiz!..