Vaziyet vahim!...
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Bir haftadır Mersin’deyim. Hem yurttaş ziyareti, hem bayram kutlaması, hem de dostlar buluşması derken, zaman çabucak geçti...

Konuştuğum, çayını içtiğim, sokakta selam verdiğim herkesin aklında fikrinde bir tek konu vardı!.. Bu hükümet nasıl kurulacak?...

Cevaplaması çok zor bir soru olduğunu kahvede, partide ya da dernekte konuşurken anladım...

Hele bizler için, bu ülkedeki hırsızlık, yolsuzluk, haksızlık, eşitsizlik, adaletsizlik, sömürü, yalan ve dolanlarla mücadele edenler için, verilecek cevap ne kadar büyük sorumluluk taşıyor!...

• • •

Yurttaşın çoğunluğu AKP’nin yaşattığı 13 yıla müthiş tepki gösteriyor...

İlginçtir, bazı şeyleri daha yeni anlıyor... Bazı olaylara şimdi daha sakin bakıyor... O neden AKP’nin tek başına hükümet olmasını istemediğini açık açık söylüyor...

AKP, 7 Haziran seçimini layıkıyla değerlendirdi mi?... Halkın büyük çoğunluğuna yaşattığı baskının sonucu olan travmanın derinliğini fark etti mi?... RTE’nin parti üzerinde kurduğu baskıdan insanların daraldığını anladı mı?... Her gün aşağılanan, dışlanan, azarlanan insanların son 40 gündür daha rahat bir nefes aldığını gördü mü?... Yeni bir dönemin nasıl olacağını kestiremeyen, o nedenle klasik dengeci bürokrat tavrına hemen dönen, böylelikle davranışları değişen memurların halkla ilişkisine şahit oldu mu?... Bundan sonra “kaybedecek bir şey yok” diyen ve gider ayak son vurgunlarını yapanların halk indinde deşifre olduğunu gözledi mi?...

Bilmiyorum. Gördüğüm tek şey, halkın AKP’ye ders vermeye kararlı olduğu...

• • •

Diğer yandan toplumda en nefret edilen partinin şu an MHP olduğunu hayretle gözledim!... Nasıl başarmışlar pes doğrusu!.. Bu kadar kısa zamanda özellikle kendi partilileri tarafından eleştirilen bir konuma düşmüş olmak, üzerinde tekrar tekrar düşünülmesi gereken bir durum!...

İnsanlar daha masaya oturmanızla birlikte, Bahçeli’nin bu ülkeye verdiği zararla söze başlıyorlar...

Uygulanan politikayı “Devletin devletle kavgası!..” olarak değerlendiriyorlar. Seçim günün akşamı “erken seçim” istemesi, daha sonra “HDP’yi yok sayması” sadece başkalarında değil, kendi partilerinde bile müthiş infial uyandırmış!...

• • •

AKP ve MHP’nin uyguladıkları 43 günlük politikadan ders çıkarmadığı belli ki, sürekli erken seçimden bahsediyorlar!... Bir haftada gördüğüm net iki şey var:

1- AKP bugünkü aldığı oyu bile alamayacak!...
Çünkü seçmenin verdiği oyu beğenmeyen, yurttaşa kuluymuş gibi davranan ve “evet ya bunlar dürüst değilmiş” dedirten bir dönemi yaşatmışlar...

2- MHP bugün seçim olsa baraj altında kalacak...
Mersin ki; en güçlü olduklarını iddia ettikleri yerlerden biri. Kahvehanelerde kitlesel halde artık MHP’ye oy vermeyeceğini haykıran insanlar gördüm. “Elim kırılsaydı da oy vermeseydim” sözü şimdi Bahçeli ve MHP için ediliyor..

• • •

Bayramın son günü Gülnar/Koçaşlı köyü bölgesinde orman yangını çıktı. Felaket alanında köylüler ve gönüllü çalışan yurttaşlarımızla birlikte bulunduk.

AKP Devletinin oluşturduğu kurumların aczini gördüm. Olağanüstü harcamalarla alınan araçların ya yakıtı yoktu, ya da yağ kaçırdığı için devre dışı olmuştu. Koordinasyonsuzluk ve ihmal köylüler tarafından dile getiriliyordu.

Göz göre göre ormanlarımız yok oluyor… Kış sezonunda gerekli hazırlıkları, planlaması, donanımı yapılmayan bölgelerde ani yangınlar, yönetim kaosu nedeniyle sadece ülkemize değil, insanlığa zarar veren boyutlara ulaşıyor...

• • •

Doğamız, yangın kadar yok edici başka felaketlerle de karşı karşıya... Bilgisiz, kendisini bu ülkeye ait hissetmeyen yöneticiler, vahşice çevreyi yok eden projeler hazırlıyorlar.

Bunlardan biri de Bozyazı/Gözce’de doğa harikası bölgeye MHP’li Büyükşehir Belediyesi tarafından katı atık transfer alanı oluşturulması. Yani çöp depolama alanı kuruyor. Bu proje, 200 bin çam ağacının kesilmesine, yer altı sularının kirlenmesine neden olacak. Ayrıca turizm ve yerleşim bölgesine çok yakın. Orada yaşayanlara ve çevreye her türlü zararı vereceği biliniyor. Köylü eylem yapıyor!...

Seslerini duyan olacak mı? Zannetmiyorum!...

• • •

Ülkeyi bu duruma getiren parti ve siyasetçiler belli!.. Bunlarla hükümet nasıl kurulacak? Yanıtı zor olan soru da bu!..

• • •

Suruç’ta vahşet

Dün bu yazıyı bitirdikten sonra Suruç’ta büyük bir vahşetin yaşandığını haber aldım.
Kobane’yi yeniden imar etmek isteyen gönüllü gençlerin arasında patlayan bomba 27 gencimizi öldürmüş.

Bu vahşeti nefretle kınıyorum!.. Teröre lanet okuyorum. En kalleş saldırı bombalı teröristin uyguladığıdır. Bu vahşeti düzenleyenler insan olamazlar.

Bu olayın gerçek failleri Irak ve Suriye’yi zapt edilemez hırslarıyla, ırk ve mezhep düşmanlığı ile TIR’larla silah taşıyan ve bölgeyi kan gölüne çevirenlerdir.

Bombayı atanlar bulunamazsa sorumlusu RTE ve bugünkü istifa etmiş hükümet olacaktır!..

“Bize ne” diyemezsiniz... Yetkisi yokken hala 700 aşkın yandaşın atamasını yapıyor, yanaşmalara ihale veriyorsanız sorumluluğunuz ortada!