Vebal altında kalan MHP olacaktır!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Genel seçimin üzerinden 3 hafta geçti.

Anayasal prosedür tamamlanmak üzere.

Bugün başlayacak olan 4 adaylı “Meclis Başkanlığı” seçimi, muhtemelen, 4. turun sonunda bitecek.

Yani her şey sakin bir şekilde giderse son turda en fazla oy alan aday, TBMM’nin yeni başkanı olacak. Ardından Meclis’te bulunan 4 parti, aldıkları oy oranlarına göre, TBMM Başkanlık Divanı üyelerini belirleyecekler.

Böylece Meclis, çalışmasına resmen başlayacak.

Diğer yandan parti grupları, Meclis komisyon üyelerini belirleyerek Başkanlık Divanı’na isimleri bildirecekler.

•••

Ya sonrasında?..

Sonrasında “Yeni Hükümetin” kurulmasıyla ilgili ilk görevlendirme yapılacak. Anayasal geleneklere göre başbakanlık, ilk olarak birinci partinin göstereceği milletvekiline veriliyor. Tabii ki öncelikle görevlendirilen genel başkanlar oluyor.
Bu duruma göre, hafta sonuna doğru RTE, Başbakan adayını belirleyecek. Ve AKP ve Davutoğlu hükümeti kurma çalışmalarına başlayacak.

•••

Son üç haftada ortaya atılan görüşler çerçevesinde iki durumla karşılaşma olasılığı var.

Ya, bekleme odasına kapatılan “parlamenter sistem,” kendini o karanlık hücreden kurtaracak ve demokrasinin gereklerine uyan bir olgunluk içinde toplumun beklentilerine cevap verecek bir koalisyon hükümeti kurulacak.

Böylece Türkiye’de yeni bir dönem başlayacak.

Gerçek demokrasiye adım atılacak.

Ya da, türlü tuzak ve ayak oyunlarıyla dolu bir “hükümet kurmama(!)” süreci yaşanacak.

Peş peşe geliştirilen sorunlar, çıkarılan engeller ve siyasi saldırılarla oluşacak kaos içinde ülke, farklı ve karanlık bir yöne doğru dümen kıracak.

•••

Nitekim son bir haftadır ikinci olasılıkla ilgili altyapı, gözümüzün içine baka baka tezgâhlanıyor.

Güney sınırımızda IŞİD militanlarının Suriye saldırılarında “Türkiye’yi kullanıyor” iddiaları kadar TSK’nin teyakkuz haline getirilmesi vahim bir olgudur.

•••

Üç hafta boyunca, yönetimdeki otorite zaafı, ekonomi ve sosyal yaşantıyı kapsayan temel sorunlar bir bir su üstüne çıktı.

Ancak, yeni bir dönemin başlaması konusunda umutla bekleyen yurttaşlarımız, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin sürdürdüğü uzlaşmayan siyaseti nedeniyle hayli gerilmiş vaziyetteler.

Bahçeli 8 Haziran’dan itibaren, seçim sonuçlarını iyi okuyamayan, verilen oylara saygı duymayan, kompleksli ve kaprisli bir politika sürdürüyor.

•••

Oysa seçmenler verdikleri oylarla, RTE’yi Kaçak Sarayı’na hapsetti.

AKP’yi iktidar yapmaktan vazgeçti.

Üçlü bir koalisyonla ülkenin yönetilmesini istedi.

Bu partiler ülkedeki tüm farklılıkları içinde barındırıyor. Ayrıca topluma verdikleri sözler birbirinin aynısı. Başka ideolojilere sahip olsalar da “demokrasinin uzlaşma rejimi olduğu ve ülkenin parlamenter sistemle yönetilmesi gerektiğini” söyleyen bir misyona sahipler.

Üçlü bir koalisyonun, farklı şekilde kendisini ifade edenlerin eşit ve güven içinde olabilecekleri ve birlikte başarabilecekleri yönetimi oluşturma umudu var.

Türkü, Kürdü, Alevi’yi, Sünni’yi, köylüyü, kentliyi, kuzeyi, güneyi, Batı’yı, Doğu’yu kucaklaştırabilirler.
Kürt sorununu çözebilirler. Dış politikayı düzeltebilirler. Adil paylaşımı sağlayabilirler.

AKP’nin bozduğu tüm demokratik, siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel, sosyal, laik ve çağdaş kavramları yenileyebilirler. Kılıçdaroğlu’nun Bahçeli’ye başbakanlığı samimiyetle önermesinin nedeni bu.

•••

Ancak Bahçeli, oluşan bu demokratik gerginliği kavramış değil.

Uzlaşmaz olmakta ısrarlı. Koalisyon yollarını kapamış durumda. İşi daha da zora sokuyor. HDP’yi yok sayıyor. Halkın iradesine de saygısızlık ediyor.

•••

Bahçeli bu yanlış tutumundan vazgeçmeli.

Seçim sonrası İpsos’un yaptığı araştırmaya göre MHP’liler bu sekter politikadan şikâyetçi.

MHP’li seçmenin yüzde 45’i seçim sonrasındaki görüntüden memnun değil.

Ve seçmenin yüzde 27’si bir sonraki seçimde MHP’ye oy vermeyeceğini belirtiyor.

•••

MHP bir şeyin daha farkına varmalı. 7 Haziran seçimlerinin anahtar partisidir. Bu anahtarla AKP’yi ya muhalefete itecek ve 13 yılın hesabını sorma fırsatını Türkiye’ye verecek ya da diğer partileri zorlayarak AKP’nin koalisyon ortağı yapacaktır. Bu durumda AKP’nin ortağı kim olursa olsun, MHP’nin Türkiye’ye söyleyecek sözü kalmayacaktır.

•••

MHP, AKP ile son turda koalisyon kurmayı planlayabilir. Hakkıdır.

Oyun oynamaya gerek yok. Dürüst olmalı. Bu cesaretini gösterebilmeli.

Ancak bilmeli ki; AKP’li hükümetler hep MHP sayesinde işbaşında kalacaklardır. Böylece MHP, ülkenin demokratikleşmesini engelleyen, AKP’nin yeniden doğmasını sağlayan bir parti olacaktır.

Ve MHP, bu vebalin altından kalkamayacaktır.