Veli Der Uşak Şubesi’nden Diyanet fetvalarına tepki,
09.01.2018 13:59 EĞİTİM
“Çocuklarımızı istismar edenlerden hesabı halk soracak”

BirGün - UŞAK

Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) Uşak Şubesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ”Kız çocuklarının 9, erkek çocuklarının 12 yaşında evlenebileceği” yönündeki açıklamalarına karşı basın açıklaması yaparak sert tepki gösterdi.

Öğrenci velisi ve Veli-Der Uşak Şube Üyesi Sibel Yılmaz tarafından okunan basın açıklamasında, Çocukları istismar edenler, “babanın kızına şehvet duyması haram değil” fetvasıyla ensesti meşrulaştıranlar, “küçüğün rızası” söylemiyle çocuğa tecavüzü aklayanlar hâlâ akıllardayken, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınladığı bir fetvayla buluğ çağına erişen kız ve erkek çocukların evlenmesine onay verdiği dile getirildi.

veli-der-usak-subesi-nden-diyanet-fetvalarina-tepki-411621-1.

“ÇOCUKLARIMIZIN BEDENLERİ VE DUYGULARI ÖRSELENDİ”

Uşak Tiritoğlu Parkı’nda yapılan basın açıklamasına; ADD, Eğitim Sen, Eğitim İş, ÇYDD, Emekli Sen, CHP, ÖDP, Birleşik Haziran Hareketi, Nar Kadın Dayanışması ve Kadın Dayanışma gibi dernekler ve siyasi parti üyesi yaklaşık 200 kişi katılarak destek verdi.

Basın açıklamasını okuyan öğrenci velisi Sibel Yılmaz, AKP’nin 15 yıllık geçmişinde en büyük zararı çocuklarımız gördü. Eğitimden günlük yaşama gerici ve yıkıcı politikalarla her geçen gün çocuklarımızın akılları, duyguları, bedenleri örselendi” dedi.

ENSAR Vakfı ve diğer tarikat-cemaat bağlantılı yurtlarda, Karaman’da, Dikili’de, daha dün Polatlı’da 10 ila 12 yaşlarında 15 kız çocuğumuza bir okul görevlisinin tacizde bulunduğunu hatırlatan Yılmaz açıklamasına şöyle devam etti: “Çocukları istismar edenler, “babanın kızına şehvet duyması haram değil” fetvasıyla ensesti meşrulaştıranlar, “küçüğün rızası” söylemiyle çocuğa tecavüzü aklayanlar hâlâ akıllardayken, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınladığı bir fetvayla buluğ çağına erişen kız ve erkek çocukların evlenmesine onay verdi.

Diyanet’e göre 9 yaşındaki kız çocuklar gebe kalabilir. 12 yaşındaki erkek çocuklar baba olabilir! Diyanet İşleri Bakanlığı her ne kadar fetvasını geri çekip vaaz ve hutbelerde inkarcı bir tavır sergilemiş olsa da bu halk nezdinde yeterli değildir.

Çünkü hiçbir devlet kurumunun; çocukları örseleyen, yıpratan, çocukluklarını yok sayarak geleceklerini ellerinden alan açıklama yapmaya ya da fiili durum yaratmaya hakkı ve yetkisi yoktur.

Fetvayı geri çekmek, yanlış anladınız demek, dini referanslarla aymazlığa kılıf uydurmaktır ve karanlık vicdanları kadar kararmış bir kafanın göstergesidir.

veli-der-usak-subesi-nden-diyanet-fetvalarina-tepki-411622-1.

DİYANET’İN FETVALARI TESADÜFÜ DEĞİLDİR

Diyanet’in fetvaları kuşkusuz tesadüfi de değildir ve kurulu düzenin yalnızca bir ayağıdır.

Diyanet, AKP’nin kanunlarda yaptığı değişiklikleri meşrulaştırma işlevi görmektedir.

AKP 4+4+4 eğitim sistemi ile kız çocuklarını okuldan erken yaşta ayrılmaya ve çocuk yaşta evliliklere zorlamış, bütün müfredatı dinci ve cinsiyetçi bir anlayışla değiştirmiştir.

Müftü nikahını resmileştirmiş, çocukla evliliğin, tacizin tecavüzün önünü açmıştır.

Tüm bu adımlar Siyasal İslam projesinin birbirini tamamlayan parçaları olarak önümüzde durmaktadır.

Söylemek bile yersiz: 9 yaşında anne, 12 yaşında baba olunmaz!

18 yaşından küçük herkes yalnızca çocuktur ve çocukların da hakları vardır. Bu yaşlardaki çocuklar neşeyle oyunlarını oynamalı, özgürce sokaklarda koşturmalıdır.

Kız ve erkek çocuklarının “evlilik” yoluyla istismar edilmesinin önünü açan ve bunu dinen caiz gören, tüm insani değerlere aykırı bu anlayış ancak sapkın bir zihniyetin eseri olabilir.

Bu zihniyetin cisimleştiği, yurttaşların vergileriyle ayakta duran, birçok bakanlıktan daha yüksek bütçesi olan ve varını yoğunu çocuklarımızı sömüren dinci tarikatları beslemeye harcayan Diyanet; bu hukuk dışı, çağ dışı ve gerici faaliyetlerine derhal son vermelidir.

Bizler akıl ve vicdan sahibi insanlar olarak, çocuklarımızın din üzerinden istismar edilmelerine, kirli ellerin çocuklarımıza uzanmalarına izin vermeyeceğiz.

Çocuklarımızı kimsesiz bırakmayacak, aydınlık geleceklerine sahip çıkacağız.

Din baskısıyla eve kapatılan kadınlar için, yoksulluktan, çaresizlikten çocuklarını tarikat yurtlarına göndermeye mecbur bırakılan ana-babalar için, fıtrat denip ölüme gönderilen, hakkı verilmeyen işçiler için, en çok da çocuklarımız için laikliği mutlaka kazanacağız.

Dini toplumsal yaşama egemen kılmaya çalışan gericiliği durduracak ve bu topraklardan mutlaka ama mutlaka söküp atacağız.”