Veliaht Prens’in Arabistanı
MUSTAFA K. ERDEMOL MUSTAFA K. ERDEMOL

Prens Muhammed bin Salman’ın (MbS) veliahtlığa atanmasının üzerinden bir hayli zaman geçti. Aslında bir çok çevreye göre “fiili Kral” olan Veliaht Prens kimi uygulamalarıyla Suudi Arabistan’ı reform sürecine sokan kişi olarak değerlendiriliyor. Aklında gerçekten bir reform planı varsa bunu yaşama geçirip geçirmediğini anlayacağımız günler pek uzak değil.

Öncelik verdiği konunun Krallık’ta sosyoekonomik dönüşüm sağlamak olduğunu biliyoruz.

Krallığın ekonomisini çeşitlendirmek, hepsinden önemlisi ülke ekonomisinin petrol gelirine bağlılığını azaltmak için hazırlanmasında kendisinin de hayli etkili olduğu “Suudi Vizyonu 2030” adlı projesi var gündemde. Bu bir çok alanda reformu zorunlu kılan bir proje. Proje çerçevesinde kadınların otomobil sürmelerine izin verilmesi, yıllarca önce kapatılan sinemaların yeniden açılması, her iki cinsin bir arada bulunacağı etkinliklerin düzenlenmesi gibi, ülkede pek görülmeyen yeniliklerin yaşama geçirilmesi olanağına kavuşuldu. Yine bu proje uyarınca iş gücünde yüzde 22 oranında kadın emeğine de yer verilmesi hedefleniyor.

Bu girişimleriyle MbS’nin ülkenin genç nüfusu için bir ilham kaynağı olduğu inkar edilemez. Sadece bu değil, Veliaht, adı sıkça “terör”le anılan ülkesinin imajının değişmesi konusunda da ciddi girişimler başlattı. Terörle Mücadele İslami Askeri Koalisyonu’nu kurdu ki bunun başarılı olup olmadığını söylemek için henüz erken.

Ama ekonomik alanda, dediğim gibi, petrol gelirleri dışında bir kaynak yaratmak asıl önceliği MbS’nın. Kızıldeniz’de kuracağını duyurduğu mega kentle yatırımcıları ülkesine çekmeye çalıştığı gibi Suudi Arabistan’ı turizme de açıyor. Ülkenin İletişim Bakanı Abdullan bin Amer Al Sawaha, bir yıl boyunca hedeflenen alanlarda büyük başarı sağlandığını iddia ediyor.

Eğitim Bakanı Ahmed bin Muhammed el İsa, ülkeyi muazzam bir parlaklığının beklediğini belirterek “büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz” diyor. Yani ülke yönetiminin tepesindeki figürlerde de Veliaht Prens’in girişimine ciddi bir destek söz konusu. Adalet Bakanı Velid bin Muhammed Veliaht’ın en büyük destekçilerinden biri. “Etkisi bölgesel olmaktan çıktı. Küresel düzeyde etkili bir figürdür o” diyerek gösteriyor desteğini. İslami İşler Bakanlığı, “aşiretçi ve sapkın ideolojilere karşı savaşmak için MbS’dan büyük destek gördüklerini belirtiyor.

MbS’nin bence yaptığı en önemli icraat, ülkesinin finans sisteminde daha önce yapılmamış olanı yapması, yani uluslararası yatırımcıları teşvik etme amacıyla da tabii, şeffaflık politikası izlemesi. Bu doğrultuda büyük bir yolsuzluk operasyonuna girişti, bilindiği gibi. Bunu daha ileriye götürmesine, bence, izin de verilmedi. Lüks bir otelde topladığı onlarca prensin yolsuzluklarını onlardan aldığı para karşılığında sümen altına attı. Ama sonu böyle olsa da girişimi yine de cesaret isteyen bir girişimdi.

Veliaht Prens aynı zamanda ülke gençlerinin edebiyat, bilim, teknoloji gibi alanlarda ilerlemelerine katkıda bulunmak için Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz Vakfı’nı kurdu. Özellikle gençleri hedef alan projeler çok çok önemli. Ülke nüfusunun yüzde 60’ının 30 yaş altı olduğu düşünülürse bu daha iyi anlaşılır.

Veliaht Prens’i elbette bekleyen ciddi zorluklar var. Kraliyet ailesi içinden birileri, öldürülmesi gerektiğini bile söylemişti. Ancak MbS’nın tabanda ciddi bir desteği olduğu da görülüyor.

Ülkesi için “dönüşüm süreci”ni başlatan Veliaht’ın, büyük bir ABD hayranı olması, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı (başdanışmanı) Jared Kushner’le ilişkisinin sıkılığı, giriştiği reform çabalarında onlardan destek almasını kolaylaştırıyor. Ancak bu, ileride ABD’den gelecek olan aşırı isteklere karşı onu zayıf düşürecek bir pozisyon da yaratabilir. Çünkü Veliaht Prens eninde sonunda bölgesel gerçeklerin farkına varıp, Suudi Arabistan’ın yıllarca sorunlu olduğu diğer bölgesel güçlerle de “iyi ilişkiler” kurmak zorunda kaldığında , ABD’nin bir anda düşmanı kesilir.

Suudi Arabistan büyük bir dönemeçte. Ya reformlar yaşama geçer ya da başta Hicaz olmak üzere bir çok bölgesi bağımsızlığını ilan eder.

Hicaz ayrılıkçılığının ciddi bir destekçisi olduğunu duymuş muydunuz?