Vicdanın kod adı: Ş.İ.N
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

Hastaneyi, Sosyal Hizmet Kurumu'nu, valiyi, doktorları, savcıyı, sosyal hizmet uzmanlarını alt alta topladığınızda toplam çizgisinin altına “devlet” yazmanız gerek. Tecavüze uğrayıp hamile kalıp Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi'ne başvurmak zorunda kalan 115 çocuka, sadece son bir yılda tarikat yurtlarında tacize tecavüze uğrayan cocuklara tecavüz edenlerin toplamı ise “halk” eder. 2003 doğumlu çocukların tecavüz edildiğinin gizlenmesi ise devletin halkını korumasıdır! Bu olayın başka izahı yok; vicdanını yitirmiş bir devlet ve halkla karşı karşıyayız.

Sağlık Bakanlığı, tecavüz olayı kamuoyuna yansıdıktan sonra müfettiş görevlendirmiş! Muhtemelen Aile Bakanı da olaya el koyacak! Beyler bir yıldır neredeydiniz diye sorduğumuzda, alacağımız yanıt muhtemeldir ki bu kurumlarda din görevlisi görevlendirilecektir olacak. Buradan da dine görevi çıkaracaklar.

Tuhaf olan, tecavüz olayını örtbas eden kurum içinden çıkan iki vicdanlı çalışanın, utanılacak bir suç işlemişler gibi adlarının şifrelenmesi. Vicdanın adı Ş.İ.N ve İ.Ö.; vicdanımızı gizliyoruz! Hürriyet, hastahanenin ve Sosyal Hizmetler Kurumu’nun tecavüzcüleri koruduğunu ortaya çıkaran görevlilerin başına daha fazla bir şey gelmesin diye adlarını kodlayarak verdi. Bu vicdan sahibi iki görevliye kim zarar verebilir? Devlet olamaz, o, Ş.İ.N.e yapacağını yapmış, iki kez sürgün etmiş. Sakınılan vicdanlı halkımız olmasın!

Hürriyet, Kızılay'ın Suriyeli çocuklara çorba dağıttığı haberini, 39’u Suriyeli olan 115 çocuğun kendisinden ortaya çıkardığı haberinden daha önemli buldu. 1. sınıf çocuk görseli kullanarak büyütürken ikincisini sayfanın dibine gömdü. Bu elbette sayfayı yapanın tercihi değildi, suçun sorumlusu hükümetin vereceği tepkiye karşı alınmış bir önlemdi.

Türkiye bu hale nasıl geldi, hep mi böyleydi? Hep böyle değildi, canlı tanık olarak vicdanlı, empatik, saygılı, sevecen, duygulu, özenli gibi kişiyi ahlaki davranmaya yönelten insani özelliklerin son 30 yılda her gün biraz daha aşındığını söyleyebilirim. Bizim acilen dayanışma kültürüne sahip; din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan herkesi eşit gören ve adil davranabilen; sevgi, şefkat, vicdan sahibi insanlara ihtiyacımız var. Hem de acilen!

İslamcı iktidar ahlakı, vicdanı, sevgiyi, şefkati İslam dininden temin etmemizi öneriyor. Hatta zorluyor. Türkiye'ye dinin insanı vicdanlı yapmadığı konusunda iyi bir laboratuvar. bu konuda iyi bir laboratuvar. Bu ülkede din ahlakı ile laik ahlakı birlikte test edebiliyorsunuz. Dün Karaman'da, Adıyaman'da, Aladağ'da; bugün İstanbul'da ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarına tepki veren vicdan sahipleri ile gizlemeye çalışan vicdansızları karşılaştırın yeter...