‘Vur abalıya’ vergisi
29.09.2017 08:29 EKONOMİ
Prof. Dr. Konukman, hükümet ve Saray’ın bütçeyi har vurup harman savurmasıyla oluşan açığın yeni vergi artışlarıyla yurttaşlara kesilmek istendiğini söyledi

SEMİH GÜVEN [email protected] @semihguvenn

Maliye Bakanı Naci Ağbal tarafından önceki gün açıklanan yeni vergi zamlarına tepkiler tüm hızıyla sürüyor. Özellikle Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne getirilen yüzde 40’lık zam kamuoyunda sert tepkiyle karşılanırken, Türkiye’de vergi düzeninin adaletsizliği de bir kez daha masaya yatırılmış durumda. Yurttaşlar için otomobil alma ve kullanmanın maliyeti katlanırken, otomotiv sektörü temsilcileri de satışların düşeceği endişesiyle tedirgin.

Yabancı sermaye istedi...
Yeni vergi zamlarının etkileri üzerine BirGün’e değerlendirmelerde bulunan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman, bütçede gelirlerin giderlerden az olması üzerine hükümetin vergi artışına gittiğini, bu durumun da vergi adaletsizliğini büyüttüğünü söyledi. Konukman, “Bütçede gelirler giderleri karşılamayınca hükümet önce borçlanma limitini artırma yoluna gitti. Ancak uluslararası sermaye bu durumdan rahatsız oldu ve hükümete ‘vergilere yüklenmesi’ni istedi. Hükümetin doğrudan vergilere yüklenmesi lazım ama bunu yapamayınca dolaylı vergilerle sokaktaki emekçiye yükleniyor. ‘Vur abalıya’ durumuyla karşı karşıyayız” dedi.

Adaletsizlik vahim noktada
Hükümetin yüzde 70 oranındaki dolaylı vergilerden her fırsatta rahatsız olduğunu dile getirmesine rağmen bu konuda hiçbir adım atmadığını ifade eden Konukman, hükümeti kastederek, “Siz yıllardır gelir reformu yapacağız diyordunuz. Yüzde 70 dolaylı vergi, yüzde 30 doğrudan vergi diye rahatsızız diyordunuz. Bu ne peki Motorlu Taşıtlar Vergisi? Bu uygulama, tabloyu bırakın değiştirmeyi daha da vahim hale getiriyor” diyerek tepkisi dile getirdi.

Emekçinin yükü daha da arttı
Motorlu taşıtlarda lüks taşıtların vergilerinin yükseltilmesinin desteklenmesi gerektiğine işaret eden Konukman, “Her araç tipine aynı vergiyi koymak ise emekçinin yükünü artırır. Emekçilerin yoğun kullanığı türdeki arabaların MTV’sini daha da artırmamak lazım” diye konuştu.

Özel Türketim Vergisi hakkında da konuşan Konukman, ÖTV’nin normalde üst gelir gruplarından alınması gerektiğini, ancak Türkiye’de durumun tam tersine döndüğüne işaret ederek, “Sigara kağıdına ÖTV getiriliyor. Bu olacak iş değil. Çok pahalı sigaralarda ÖTV artırılabilir ama dar gelirlinin kullandığı sigara kâğıdında artış kabul edilemez” diyerek sözlerini sonlandırdı.

***

‘Böyle vergi düzeni olmaz!’
2018-2020 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı’nda (OVP) birçok vergi artışının yer almasına bir tepki de Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nden geldi. Özgürlük ve Dayanışma Partisi Ekonomi Çalışma Grubu’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Halkın ve ülkenin toplumsal geleceğine değil, iktidarın sermayeye dönük projeksiyonlarına göre oluşturulan bu politikalar sömürü ve soygun düzeniniz devamından başka bir anlam ifade etmez. Böyle vergi düzeni olmaz!” denildi. Hükümet ve Saray’ın bütçeyi har vurup harman savurması ve giderek kabaran silah ve savaş harcamalarının bütçede yarattığı kara deliğin faturasının halka kesilmek istendiğine işaret edilen açıklama şöyle devam etti:

“Adaletsiz vergi unsurlarından biri olan dolaylı vergilerin tüm vergi gelirlerine oranı Türkiye’de yüzde 70’tir. Ülkemiz bu zihniyetle vergilerin sınıfsal yükünde, dünyada eşine az rastlanır adaletsiz bir yapıya sürüklenmiştir. Halkın değil sermayenin ihtiyaçları için oluşturulan bu politikalar sömürü ve soygun düzeninin devamından başka bir anlam ifade etmez.”

***

Otomotiv sektörü tepkili
Yüzde 40’lık Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) artışına Ege Otomotiv Derneği (EGOD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akkalay tepki gösterdi. Akkalay, “Zammı değil indirimi tartışmamız gerekir” dedi. Türkiye’nin üretim hem de ihracatta lokomotif sektörleri arasında yer alan otomotiv sektöründe vergi yükünün halihazırda ağır olduğunu belirten Akkalay, şöyle dedi: “Ülkemizin ihracat şampiyonu otomotiv sektörü, ödediği vergilerle devletin kasasına en çok gelir sağlayan sektörlerden birisidir. Otomotive hizmet eden akaryakıt, yedek parça gibi sektörler de otomotiv ana sanayii ile birlikte değerlendirildiğinde bu tablo daha da net bir şekilde okunmaktadır. Otomotiv sektöründe üreticiden tüketiciye tüm paydaşların omzunda ağır bir vergi yükü varken, yüzde 40 gibi yüksek bir vergi artışının bir anda yaşanması tüketiciyi kaçırarak sektöre, dolayısıyla ülke ekonomisine zarar verir.”