Ya Ozan Tufan kaçsaydı!
MÜSLÜM GÜLHAN MÜSLÜM GÜLHAN

Bizi biz yapan kararlarımıza ve kimseye benzemeyen tavırlarımıza bir yenisini daha ekleyerek Ozan Tufan’ı içimizde tutarak kendimizi kurtardık.

Şükürler olsun ki; Fenerbahçe daha kuvvetli çıktı da aldı Ozanı.

Kimse belki farkında değil, medya da çok iplemedi ama az kalsın Ozan, Valencia’ya gidiyordu.

Herkes bu büyük felaketi es geçti…

Bu Arda’yı Barcelona’da yakalamaya da benzemez.

Zor da olsa onu yakalayıp keşfettik de… Ozan ya gitseydi?

Düşünebiliyor musunuz; 20 yaşında gencecik bir delikanlı ve top oynamasını da iyi biliyor, çekip İspanya’ya gidecek ve geleceğin yıldız adaylarından biri olmaya çalışacak.

Akıl kârı değil.

Sistem belli,

Oyun belli,

Lig belli,

Kalite belli.

…Ve sen buralardaki “çok iyi organize olmuş kaos istemi”ni terk et git gelişmenin tam ortasına.

Ne para para,

Ne medya medya,

Ne de menajer (….) menajer.

Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş bir yanda, Valencia bir yanda… Esamesi bile okunmaz İspanya’nın…

Burada her sene yeni bir antrenör, yeni bir sistem, yeni bir kafa karışıklığı her şey var. Bunlar bize ait kültürel zenginliklerimiz, bunlardan kurtulup global bir oyuncu olmanın ortaya çıkaracağı riskleri kaldırmak ne Ulusal Takım Hocası’nın hakkı, ne de federasyonun hakkı.

Süper Lig ve La Liga kıyas bile olmaz…

Hem önünde Mehmet Topal gibi abisinin ortaya koyduğu geri dönüş örneği dururken üstelik bi de…

Üç büyükler hedefinin dışına çıkmak bizi yoruyor, hiçbir anlamı olmayan beklentilerin içine girmek Türkiye futboluna bir şey kazandırmaz…

Türkiye’de futbolun amacı; sürdürebilinir başarısızlığı daim kılmaktır. Bu bir istikrar nedenidir. Bütün paydaşlar bunun için varlar ve bunu gerçekleştirmek için çırpınırlar.

Tek gerçek ve amaç başarısızlığın sürdürülebilir olmasıdır.

Anahtarları siyasete teslim etmelerine girmiyorum bile…

Ha bir de buradaki işlere “nasip kısmet” işi olarak bakılır. İspanya’da pek böyle şeylere girmezler, onlar genelde bilimsel verilerle analizleri yapıp ortaya çıkan sonuçlara göre program yaparlar. Uzun ve meşakkatli iş… Bizi bozar böyle yaklaşımlar.

Ne güzel ya “nasip, kısmet” bu kadar güzel ve basit izah edilebilinir mi bir oyun…

Nasip değilse maçı alamazsın, kısmet değilse oynayamazsın… Bu gerçek(!) üzerine her şey kurgulanır.

Hayır şimdi Ozan gidecek başka şeyler öğrenip gelecek ve bizim dışımızda kalıp bir şey de yapamayacak onu önledik en azından.

Bak Fatih Hocası az kalsın Mesut’u Ulusal Takıma alıp “milli” yapacaktı ama olmadı. Elimizden kaçıp da ne oldu? Her şey “kısmet.”

Her şeyde vardır bir hayır, bakalım Ozanımız da Fenerbahçe’de neler yapacak?

Hadi hayırlısı…