Yağcılıkta sınır tanımayanlar: Kafayı kaldırın
Bülent Mumay Bülent Mumay

Maddi imkânsızlıklar gerekçesiyle ölüme terk edilen, aslında neden cezalandırıldığını gayet iyi bildiğimiz Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) yeni projesi önceki gün açıklandı. Aniden bulunan kaynakla, dış cephesi eskisine benzeyen bir proje iki yıl içerisinde tamamlanacakmış. Tesadüf bu ya, 3 seçimin birden yapılacağı yıl acil opera ihtiyacı olduğundan herhalde, 2019’a yetiştirilecekmiş. Tıpkı “yerli ve milli otomobil” projesinde ilk prototipin çıkacağı tarih gibi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törenle açıkladığı proje, meseleye nereden bakarsanız bakın İstanbul için oldukça önemli. 2. kuşak Tabanlıoğlu imzalı projeyi beğenen de oldu beğenmeyen de. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, propaganda medyası projeyi yere göğe sığdıramadı. Antalya’da Altın Portakal’a sponsor olunca sinemayı hatırlayanlar, Erdoğan AKM’yi açıklayınca opera heyecanıyla titremeye başlamışlar bile.
yagcilikta-sinir-tanimayanlar-kafayi-kaldirin-379984-1.
Yağcılıkta dün fark yaratan manşet başlığı, yandaşların amiral gemisi Sabah’tan gelmişti. “Tek kelime ile muhteşem” başlıklı manşete göre, “AKM dünyayı kıskandıracak”mış. Hani Sabahçılar, dünyayı da gezmiyor değiller. “15 Temmuz gerçeği”ni anlatmak için dünyayı gezen “Sabah Yazarlar Kulübü” üyelerinden rica edelim. Hamburg’da Elbe Nehri kenarında inşa edilen ve bu ocak ayında kapılarını açan Elbphilarmonie’ye bir baksınlar. Opera dinlemek zorunda değiller, bilet alıp turla gezebilirler. Belki “dünya bizi kıskanacak” aşağılık kompleksinden kurtulabilirler.

***

Duran Adam-2019?

yagcilikta-sinir-tanimayanlar-kafayi-kaldirin-379985-1.yagcilikta-sinir-tanimayanlar-kafayi-kaldirin-379986-1.

Yeni AKM projesiyle ilgili olarak basına dağıtılan görsellerden biri, size de 2013 yılını hatırlatmadı mı? Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından hazırlanan projeye göre, AKM içindeki etkinlikler dışarıdaki duvara yansıtılacak, böylece Taksim Atatürk Anıtı tarafından dışarıdan da izlenebilecek. Bunun için hazırlanan ve Erdoğan’ın katıldığı yeni AKM tanıtımında paylaşılan görsel, Gezi sırasında “Duran Adam”ın kitlelere bulaşan sessiz duruşunu çağrıştırmıyor mu?

***

Yerli-milli oto gecikir itirafı

yagcilikta-sinir-tanimayanlar-kafayi-kaldirin-379988-1.

“Yerli ve milli otomobil” konusunda, konsorsiyumdaki firmaların PR yapma girişimlerinin projeye zarar vereceğini yazmıştım geçen hafta. Daha ortada çizim bile yokken, firmaların gazete gazete gezerek kendilerini pazarlamalarının, projenin ölü doğmasına yol açma riskinden söz etmiştim. Dünkü gazetelerden öğrendik ki, firmalar ilk toplantıda susma kararı almışlar, isabet olmuş. Projeyi siyasi ranta çevirmek isteyen siyasiler de somut bir gelişme olmaksızın aynı sessizliği korurlar umarım.
Yalnız Sanayi Bakanı Faruk Özlü’nün dün yaptığı açıklamada kafaları karıştıracak bir şey vardı. Malum, Saray’daki tanıtımda vaat şöyleydi: 2019’de prototip, 2021’de seri üretim. Bakan, dün Meclis’teki Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ise şu sözleri sarf etti:

“İlk 24 ay tasarım yapacağız. Sonraki 24 ay yer seçimi olacak.”
Yani 2019’a kadarki süre tasarımla geçecek. Tıpkı söz verildiği gibi… Sonraki 24 ayda ise üretimin nerede yapılacağına karar verilecek. Demek ki devletimiz 2021’de, ancak fabrikayı nerede kuracağına karar vermiş olacak. Projede başka bir gecikme olmazsa inşaat ve üretim için de en az iki yıla daha ihtiyaç olacak belli. Saatleri yeniden ayarlamakta fayda var...

***

Baba-oğulun söylem birliği

yagcilikta-sinir-tanimayanlar-kafayi-kaldirin-379987-1.

Başında olduğu eğitim vakıflarının açılışları için sık sık konuşma yapmaya başlayan Bilal Erdoğan’ın söylemindeki değişikliğin farkında mısınız? Eski konuşmalarındaki çekingenliğin yerini; meydan okuyan, ötekileştirdiği gruptan hesap soran bir ton almış. Baba oğulun bir gün arayla yaptıkları açıklamalar, bu değişikliği yeterince göstermiyor mu?

Bilal Erdoğan (5 Kasım 2017-Diyarbakır): Bu ülkede alnı secdeye gittiği için gerici diyenler, ne uçak yaptırdılar ne de araba yaptırdılar. Kendileri uzaya mı gitti, hayır.

Recep Tayyip Erdoğan (6 Kasım 2017-İstanbul): Ağızlarını her açtıklarında Batılılıktan söz edenlere soralım. Dünya çapında bir aktör, bir gitarist yetiştirebilmişler mi?

***

Bu medya ölüyü diriltir!

yagcilikta-sinir-tanimayanlar-kafayi-kaldirin-379989-1.

Yandaşların gazetecilikle bir ilgileri olmadığını biliyorduk ama artık akılla, mantıkla, izanla bir ilgilerinin de kalmadığını görüyoruz her geçen gün. Akşam gazetesinin iç sayfalarından 3 satırlık bir haber… Başlık: “İşte Diyarbakır’ı kana bulayacak hain!” Başlığı okuduğunuzda, önümüzdeki dönem saldırı hazırlığındaki bir teröristten söz edildiğini sanıyorsunuz değil mi? 3 satırlık haberi okuyalım:

“Diyarbakır Kayapınar’da hücre evine yapılan baskında polis Ahmet Alp Taşdemir’in şehit olduğu, 9 polisin yaralandığı operasyonda öldürülen PKK’lı Murat Çelik’in silahlı fotoğrafları bulundu. Teröristin, kamu görevlilerine saldırı hazırlığı yaptığı değerlendiriliyor.”

Habere göre ölü olan Murat Çelik, başlığa göre ise Diyarbakır’ı önümüzdeki günlerde kana bulayacak. Allah hepimizi korusun, hem terörden hem de gazeteci müsveddelerinden…

***

Köşesinden para dilendi

Kuzey Irak’ta ihale kovalayan köşe yazarları görmüştü bu gözler… Danışmanlık yaptığı şirketin rakibini köşesinde eleştiren “iletişim danışmanları”nı da… Yalnız sahibi olduğu köşede, ortağı olduğu projeye açık açık para ve Cumhurbaşkanı’ndan destek dileneni ilk kez görüyoruz. Eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk, Yeni Şafak’taki köşesinde bunu açıkça yapmaktan çekinmemiş. Dünkü yazısından öğreniyoruz ki, ortak iş yaptığı teknoloji şirketi, büyük bir sponsor bulmuş. Ancak 15 Temmuz nedeniyle proje ilerleyememiş. Öztürk de köşesinden, bir “babayiğit işadamı”ndan projesinde sponsorluk, Cumhurbaşkanı’ndan da “himaye” istemiş. Ne diyelim, isteyenin bir yüzü kara…