Yahudiler eğitimdeki başarılarını Tevrat’a mı borçlu?
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

Yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasının ve bir ülkenin iktisadi başarısının bilimsel eğitimle mümkün olduğunu aslında tüm İslamcılar biliyor. Fakat, her işlerinde başvurdukları kurnazlığın işlevini yitireceği endişesiyle bilimsel ve laik eğitimin önemini inkar ediyorlar.

Geçenlerde Akit’te okuduğum bir köşe yazısında; sanattan sanayiye, yemeden içmeye tükettiğimiz 100 üründen 99’unun Yahudilere ait olduğunu öğrendim. Yazar, Yahudilerin ekonomi ve bilimdeki başarılarını bir bir sıraladıktan sonra dürüst bir şekilde yanıtlamaktan çekinmediği şu soruyu soruyor: “Peki ama 14 milyon Yahudi neden 1 milyar 400 milyon Müslümandan daha güçlü ve daha zengin ve daha eğitimli ve daha mucitler?” Akit yazarının “cevabı şudur” diyerek, kendi sorusuna yanıtı şöyle: “Her çocuğa ve her gence kaliteli eğitim verirler… Onlar Tevrat’a göre eğitirler. Onun emirlerini yaparlar… Bu eğitim türü sorgulayıcı (teslimiyetçi değil), araştırıcı (ezberci değil) ve yaratıcıdır (bilgi üretmek/bulmak içindir).” Akit yazarının Tevrat’ın başarılı bir eğitim kitabı olduğunu söylemesi, lafı Kuran’a getirmek için olsa da eğitimde bilimsel yöntemin (sorgulama, araştırma, bilgi üretme/yaratma) üstünlüğüne gıpta ettiği gözden kaçmıyor.

Yahudi kökenli Nobel almış 104 bilim insanının kaçı Musevi idi bilmiyorum; ama Einstein’ın ateist olduğunu biliyoruz. Yazarın listelediği dünyayı değiştiren Yahudi asıllı bilim insanlarından “psikanalizin babası” dediği Sigmund Freud’la “fikir babası” saydığı Karl Marx Tanrı’yı tahtından etti! Tanrı’nın bu dünyaya getirmek için tasarladığı nice insanın, sayfası açılmadan Amel Defterini dürmek için doğum kontrol hapını geliştiren Gregory Pincus mu Museviydi! Yazar, sözü “biz de dinimize (İslama) dönersek aynı başarıyı yakalayabiliriz”e getirmek için Tevrat’ın Yahudileri motive ettiğini söylüyor. Fakat verdiği isimlerin ve buluşlarının Tevrat’la bir ilişkisi olmadığı gibi tümü Tanrı’nın ölümünde suç ortağıdır! Bir kitap (Tevrat) yazarını inkâr edenlere nasıl ilham kaynağı olabilir ki!

Bu yazıya konu olan yazının yazarı “Ne zaman Müslüman Kur’an’ın dediğini yapar; yalnız Resulullah’ı kendine rehber edinir ve O’nun yolunda giderse ve yaşarsa o zaman kurtulacaktır!” diye bitirmiş yazısını. Bu arkadaş yazısını Prof. Dr. Ahmet Maranki olarak imzalamış. Prof! Mühendislik okumuş, doktorasını Çalışma Ekonomisi alanında yapmış bu Prof., uzun ömrün sırrı diye cebinde sedir ağacından gamga taşıyan bir aktar! Hangi pazarlama kanalını açsanız karşınıza çıkar; “alternatif tıp” diye ot satarak para kazanan bir mühendis. Müslümanlar neden güçsüz diye sorulsa işte bunlar yüzünden diyeceğim kişi(ler) “Neden Müslümanlar bu kadar güçsüzdür” diye soruyor! Yahudiler, Müslümanları “cambaza bak” diyerek kandırıyormuş! Hadi buyurun!

İslamcıların, Müslümanların başarısızlığını, gavurlar karşısında zayıf kalmasını İslami öğretiden uzaklaşmaya bağlamaları anlaşılır gibi değil. Elinizden tutan, önünüzde duran yok; caminiz var, medrese eğitimi veren üniversiteleriniz var, her biri bir emirlik olan belediyeleriniz var, bütçesi on bakanlığa bedel Diyanet’iniz var, her şeyi bilen Cumhurbaşkanı’nız var, merdiven altından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na kadar her yerde Kuran öğretebiliyorsunuz, daha ne istiyorsunuz! Hâlâ bir mont fermuarı üretemiyorsanız lütfen başka bir sebep bulun artık!

Sebebi Tevrat mıdır, Yahudi olmaları mıdır, yoksa İsrail eğitim sistemi midir bilmem; ama bu Yahudiler dünya için oldukça faydalı insanlar! Çocuk felci aşısını bularak çocuk ölümünün önüne geçen Jonas Salk’ı da içine alacak şekilde Yahudi kökenli herkese “çocuk katili” demeden önce biraz düşünmek gerek. Onlardan öğreneceğimiz çok şey var: Mesela, Filistinlilere ait elma bahçelerini İsrail topraklarına katması emrini yerine getirirken gözünü kırpmadan silahına davranan komutanın, ürkek adımlarla yaklaştığı tezgâhtan titrek ellerini elmalara uzatırken yaptığı işin hırsızlık olduğunun farkına varıp nefsi ile vicdanı arasında kalması tüm Müslümanlara ders olmalı. Özellikle bakanları rüşvet almakla; başbakanının ve cumhurbaşkanının çocukları vergi kaçırmakla suçlanan ülkenin vatandaşları, mevcut Başbakanı’nın (Natenyahu) evini altı kez polis aramasından geçiren İsrail’den alacağı çok ders var!

Dün İsrail’i kınayan 57 Müslüman ülkeden hangisi İsrail’den daha masum? Yemen’i yerle bir eden şeriatla yönetilen iki Müslüman ülke değil mi? Daha dün, Suudi Arabistan uçaklarının Yemen’de 58 sivili öldürdüğü haberi gelmedi mi? Körfez’in petrol zengini ülkeleri hariç, geri kalan Müslüman ülkelerin tamamı, endişe verici düzeyde açlık çeken 50 ülke arasında yer alıyor. 15 milyon nüfusa sahip Çad’da 5 milyon, 16 milyonluk Somali’de nüfusun yarısı öldürücü açlıkla karşı karşıya. Ve açlık önce çocukları öldürüyor.

İsrail’e, bu ülke yöneticilerine itirazınız olabilir. “Bu İsrail terör devletidir! Terör…” diye bağırmanız, karşınızdakinde sarhoş narası muamelesi görmesin istiyorsanız iler tutar bir tarafınız olmalı.