YALAN’ın sosyolojisi!
ZAHİT ATAM ZAHİT ATAM

Rezil bir yılı ardımızda bırakmanın kıvancıyla, yeni yıla hazırlanıyoruz, umarım başımız arşa değer. Milletçe yalana ve mazerete umarım doyduk, çünkü sinirlerimiz harap oldu. Her büyük başarısızlığın ve akıl olmaz olayların bir mazereti var, dünyada örnek ülkelerden biriyiz. Pisa’daki başarısızlığın ardından Finlandiya’daki düşüşün bizden daha fazla olduğu “gerçeğini” mazeret bularak, insanlık için yeni mantık sistemleri geliştirmeye devam ettik.

Bu arada akıl fikir ve bilim noksanlığımızı tunçtan mazeretlerimiz ve muhteşemleşen ve giderek çelikleşen inancımızla aşacağız. Büyük bir millet olmanın gururuyla, milletimizin kimi üyelerini “terör” baş belasıyla uğurlamanın hüznüyle, bizi asla bölemeyeceklerini ve yönetemeyeceklerini, asla hedeflerine ulaşamayacaklarını (bu arada buradaki gizli özne “onlar”ın kim olduğunu ne yazık ki öğrenemedik!) çok iyi belledik.

Şimdi yalan nedir ve ne değildir, ve ne asla olamaz?

Efendim, Sorosçular Açık Toplum istiyormuş, onlara finans sağlıyormuş, bu arada toplumu nasıl açacakmış bilmiyoruz tabi ki, çünkü insanların zihni öyle açılmış ki konuşunca ifrazat çıkıyor.

Tanım: Yalan, milletimizin başının arşa değdiğini göstermek için, gerçekliği katlederek bulduğu mazeretlere denir.

Yalan ne zaman söylenir? Olmayan bir şeyi ispatlamak için kanıt arandığında, en kısa ve kestirme yol, bulduğunuz mazeretlerdir. İşte o zaman bir zırha dönüşür, bölünmez bir bütün olduğumuz iyice herkesin kafasına sokulur.

Din için söylenen yalan nedir? Efendim, ister inanın isterseniz inanmayın, genellikle dini konularda ispat etmek için sosyolojiyi ve olguları bir kenara bırakıp, inanılmaz olayları anlatıp, akla mantığa ve bilime aykırı olgular üretip, bunları süslemeye din için söylenen yalan denir. İnsanlar din için yalan söylemeye niye ihtiyaç duyar? Efendim, sahte dindarlarımız ve çıkarından asla vazgeçmeyen dindarlarımız ve elbette din hakkında hemen hiçbir ciddi bilgisi olmayan dinsizlerimiz, din konusu gibi önemli bir konuda, hiçbir şey bilmiyoruz diyemedikleri için, boş ver bunları aga, biz işimize bakalım mantığıyla söyledikleri sözler, cahilliği örtbas etmek için yalan söylemeye ihtiyaç duyarız.

Efendim liberal yalanı nedir? Bizim liberallerin aklı kıttır. Onlara göre bu milletin aklı onlarınkinden de kıttır. Liberal akıl hocası olup, ekmeğini yalandan çıkarmak ister. Bu millet nasıl olsa bu işlerden anlamaz. Ne versen yer. Liberallerimiz bu yüzden ulvi doğruları kendilerine, akıl ve ahlak almaz, tutarsız yalanları milletin üstüne boca eder. Liberal yalanı, liberallerin akıl hocası olmak uğruna, ya tutarsa mantığıyla yaptığı rasyonalizasyonlar ve elbette ki “vakti hoşça öldürmek maksadıyla” buldukları mazeretlere denir.

Peki, sen bunları bırak da, niye Türkiye Sineması krizde? Sinemamız krizde falan değil, dünyanın dört bir yanına yayılmış filmlerimizle, cihanı bilgilendirmek, kültürlü hale getirmek için filmlerimizi youtube ya da başka yerlerden filmlerimiz izleniyor. Sadece son zamanlarda şöyle bir kriz çıktı, ulufeler zamanında gelmiyor, kısıtladılar, oysa tezgâhı o biçim kurmuştuk. Sıfır maliyetle film yapıyorduk. Bakanlıktan parayı alıyorduk, sonra filmde çalışanlara parayı biraz kıt ve eksik veriyorduk, sonra da bakanlıktan alınan paranın yaklaşık onda biri kadar, bazen de yüzde biri kadar gişe hasılatı elde ediyorduk, ama işler yürüyordu. Araya da bir ödül koydun mu, muhteşem oluyordu. Ama şimdi Türkiye’de galiba kriz varmış, o yüzden ulufe darlığı oldu, o yüzden biz de şey ediyoruz.

Sansür konusu mu? Onu ağalar bilir. Ama çağdaş, hukuka saygılı, dünyaya açılan, göğsünü gere gere yüzü kızarmadan konuşmak için, sansür ayıp bir şey. Ama adam sansür ediyor, ona karşı ben niye mücadele edeyim? Bu milletin enayisi ben miyim?

1) Yalan olmasaydı, bu ülkede sıkıntıdan boğulurduk.

2) yalan olmasaydı, bu ülkede işler yürümezdi.

3) baş yalancılar en çok sıfatı olanlardır.

4) yalakalar, hem malı hem sıfatları götürürler.

5) kahraman olmak için yalana başvurmanın neresi kötü?

6) doğruyu söyleyecek kadar enayi miyim?

7) doğruyu söyleyenlerin başına neler geliyor, biliyor musun?

8) milleti yine milletin azmi ve kararlılığı kurtaracaktır.

9) Allah devletimize zeval vermesin! Marmaray’ın yapılması çok iyi oldu.

10) bal tutan bal spekülatörü olur.

11) icraatımı yaparım komisyonumu alırım, bir de araya da terör baş belasını yerleştirdim, gerisi vitrin savaşları… kendinize dikkat edin, kurtarıcılardan memleket kurtarılana kadar, daha çok kan akar. Milletçe 40 yıldır yalanın dibini arıyoruz, hala dibini bulamadık. Ve son acı gerçek: Sabancı ölmeden önce vaktiyle Evren’in resmini milyonlar verip aldıktan sonra, ünlü Atlı Köşkü’nün tuvaletine koymuştu, şey ediyorken şey ediyordu. Memleket için hayırlı olsun…