Yanlış hesap Bağdat’tan döner
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Bundan yaklaşık bir yıl önce Enerji Bakanı Taner Yıldız’ı taşıyan uçak Erbil’e doğru yol alırken kimse olacakların farkında değildi. İşgal sonrası siyasi istikrara kavuşamamış Irak’ta mezhepçi dürtülerle bu kaosa katkı sunan, kendinden emin külhanbeyi tavırlarla komşu bir ülkenin içişlerine müdahale eden ne Osmanlıcılar da dahil.

Bakan Yıldız 4 Aralık 2012 tarihinde Irak Kürtleri’nin başkenti Erbil’deki Petrol ve Gaz Konferansı’na katılmak üzere İstanbul’dan yola çıkarken Bağdat’ın devre dışı bırakılacağı anlaşmaların hayalini kuruyordu. Ancak uçak Irak semalarına girmeden bizzat Başbakan Nuri El Maliki’nin emriyle Irak hava sahası kapatılmış, bakanın uçağı gerisin geriye Kayseri’ye inmek zorunda kalmıştı.

Maliki, Ankara ve Kürt Yönetimi arasında imzalanacak bir petrol ve doğalgaz anlaşmasının Irak’ın bütünlüğünü tehlikeye atmasından endişe duyuyordu. Ve bu endişesini bizzat Bakan Yıldız’ı geri postalayarak gösteriyordu. AKP şark kurnazlığıyla bu olayın üstünü örtmeye çalışsa da yaşanan tam bir rezaletti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir bakan bir ülkeye sokulmuyordu.

Bugünlerde içine düşmüş oldukları bataklığı “değerli yalnızlık” olarak yutturmaya çalışan neo osmanlıcılar o günlerde züccaciye dükkanına giren fil misali önüne geleni devirirken bunu “stratejik derinlik”in doğal bir sonucu olarak pazarlıyorlardı.

• • •

AKP’nin mezhepçi dış politikasının en fazla vurduğu iki ülkeden birisidir Irak. Bir diğeri ise malum Suriye. Irak ile kriz
AKP’nin Bağdat’taki Şii Nuri El Maliki’nin Hukuk Devleti Bloku’na karşı ABD ile birlikte Sünnilerin desteklediği İyad Allavi’nin El Irakiye Bloku’na oynamasıyla başladı. Seçimden az farkla birinci çıkan Allavi’nin koalisyonu ile Maliki’nin liderliğindeki Şii koalisyon arasındaki bilek güreşi ülkeyi bir yıldan fazla bir süre hükümetsiz bırakırken, Türkiye Allavi’ye, İran ise Şii Hükümet Başkanı Maliki’ye destek verdi. Sonunda Maliki galip gelmiş seçimden ikinci sırada çıksa da AKP ve ABD’ye rağmen hükümet kurmayı başarmıştı.

Sonrasında ise kargaşa ve kaos devam etmiş, Irakiye üyelerinin Meclis içindeki üyeliklerini askıya alma kararıyla kriz tırmandı. Irak Yüksek Yargı Konseyi’nin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sünni politikacı Tarık El Haşimi hakkında tutuklama kararı almasıyla ülke içindeki siyasi kriz doruğa çıktı.

Erdoğan hükümeti bu krizde de Sünni politikacı Haşimi’den yana tavır aldı. Baş-bakan Erdoğan, Maliki’ye sert tepki göstermiş, Maliki de Erdoğan’ı Irak’ın içişlerine karışmakla eleştirmişti. AKP hükümeti daha sonra Interpol’un kırmızı bültenle aradığı Haşimi’yi İstanbul’da konuk etti. Haşimi hala İstanbul’da kendisine tahsis edilen ev ve korumalarla yaşıyor.

• • •

Ortadoğu duvarına çarpan mezhepçi dış politikanın yalnızlığa sürüklediği AKP şimdi yeni bir hamle peşinde. İki yıldır süregiden gerilimi düşürmeye ve iki ülke arasındaki ilişkileri kısmen de olsa normalleştirmeye yönelik adımlar atılmaya başlandı. Önce TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı AKP’li Volkan Bozkır, Irak’a gönderildi. Bu temasların ardından Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Erdoğan önümüzdeki haftalarda Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu ve Meclis Başkanı Çiçek’i Bağdat’a gönderecek. Ziyarette Maliki Ankara’ya davet edilecek, ardından da Erdoğan’ın kendisi Bağdat’a gidecek.

İzlediği mezhepçi, taşeron dış politika nedeniyle ülkeyi yalnızlaştıran AKP hükümetinin Irak özelindeki “U dönüşü” bakalım yapılan tahribatı giderebilecek mi?