Yasaklama kelimesi niyeti açık ediyor

Bugün TBMM Milli Eğitim, Gençlik Spor ve Kültür Komisyonu’nda görüşülecek Sinema Yasası, ‘bilet’ sorununu çözecek gibi görünse de tasarıda yer alan diğer maddeler büyük sansürlere ve yasaklara kapı açacak

Sinema yapımcıları ile Mars Entertainment Group arasında yaşanan anlaşmazlıklar ile yeniden gündeme gelen ‘Yeni Sinema Yasası’, tüm sorunları çözecek gibi yansıtılsa da sinema sektörü açısından büyük riskler, taşıyor. Yasa geçerse sinemacılar için büyük yasaklar kapıda. Bugün TBMM Milli Eğitim, Gençlik Spor ve Kültür Komisyonu’nda görüşülecek yasa ile ilgili Film Yönetmenleri Derneği’nden (Film-Yön) önceki gün Bakanlığa bir çağrı yapıldı. Aralarında Nuri Bilge Ceylan, Reis Çelik, Erden Kıral, Onur Saylak, Yeşim Ustaoğlu, Çağan Irmak gibi yönetmenlerin de bulunduğu 75 imzacının yer aldığı çağrı metninde şu ifadeler yer aldı: “Tasarıdaki özellikle sınıflandırma ve değerlendirme ile ilgili maddelerinde, ‘Komisyonca uygun bulunulmayan filmler ticari dolaşıma ve gösterime sunulamaz’ önermesi daha ileri bir kanun ruhuna terstir. Bu önerme olmamalıdır. TBMM’nin bu kanun teklifi içeriklerini tartışmayı ve olumlu bir noktaya getirilmesini siyasi partilerinin aralarındaki polemikler üstüne çıkararak stratejik bir devlet politikası olarak ela alacağı umudundayız.”

Film-Yön’ün yaptığı açıklamanın ardından yönetmenler Emin Alper ve Kıvanç Sezer, Yeni Sinema Yasası’nda sansüre yol açacak maddeyi BirGün’e değerlendi.

EMİN ALPER: Tabii ki biletlerle mücadele edilmesi gerekiyor. O da savunulması gereken bir şey. Dağıtım şirketlerinin tekelleşmesi ile ilgili mücadele etmeliyiz ama bir de yasanın diğer yönü var. Film-Yön tarafından paylaşılan açıklamaya katılıyorum ve ek olarak şunu söyleyebilirim; Yasanın olumlu tarafları var ama en temel sorun şu; ‘Uygun görülmeyen eserlerin dolaşmasına izin verilmesin’ diye bir madde var. Bu malum sansüre kapı aralayan bir madde. Eski yasa her ne olursa olsun yeni yasada bu maddenin yer almaması en doğrusu olur.

İkinci mesele ise projelere karar veren kurumlarda bakanlığın seçtiği üyelerin ağırlığı daha fazla. Şu an itibariyle yedi kişilik bir kurul ön görülüyor ve başkan da zaten sinema genel müdürü olacak. Bakanlığın seçtiği üç üye de dolayısı ile dörde üç bir denge kurulmuş olacak. Bu kararlara şaibe düşürecektir. Denge kararları en doğru şekilde sektör temsilcilerinin vermesi uygun olur. Şu an ki kurulda işleyiş de üçe ikilik bir denge vardı yani her kurul üyesinin ikisi temsilci seçiliyordu, bir tanesini de bakanlık seçiyordu. Yeni kurulu da çoğunlukla bakanlık seçecek. Bu da kararların siyasallaşmış hale gelmesine sebep olacak ve kararların tartışmalı hale gelmesini sağlayacak. Sinemamıza uzun vadede zarar verecek bu destekler kalite bazında desteklenmeli. Projeler bu kriterde desteklenmemeli ama maalesef kurulun bu yapısı ile ister istemez siyasallaşma gerçekleşecek

Kıvanç Sezer: Kanımca yeni sunulan yasa tasarısında bazı olumlu noktalar var. Geri ödemeli desteklerin geri ödemesiz olarak düzenlenmesi, ortak yapımlara destek maddesi, sinema salonlarındaki reklam sürelerinin kısıtlanması gibi düzenlemeleri olumlu buluyorum. Ancak bazı maddeler var ki tüm bunların olası etkisini sıfırlayacak düzeyde. Buradaki ‘Komisyonca uygun bulunulmadığı taktirde filmi yasaklayabilir’ ibaresi çok problemli. Doğrudan yasaklama kelimesi niyeti açık ediyor. Önceden eser işletme belgesi dolayımı ile yapılan sansür şimdi doğrudan yapılıyor. Üstelik bu değerlendirmeye girmeyen filmlerin +18 alacak olması festivaller üzerindeki baskıyı iyice artırıyor. Bakanlık destekleme kurulunda sektör temsilcilerinin azınlığa düşmesi bu kurulun doğrudan bakanlığın denetimine girdiğini gösteriyor. Zaten uzun süredir aldığı kararlarla tartışma yaratan bu destekleme kurulları bundan sonra daha da tartışma yaratacak gibi görünmektedir.

Film Yönetmenleri Derneği’nin yaptığı açıklamayı ise tümünü okuduğumda anlamlı ve bir çok noktada isabetli bulduğumu söylemeliyim ama yeterli mi, hayır. Düşünün ki bu kadar yönetmen, yapımcının karşı çıktığı ya da çokça eleştirdiği bir yeni taslak oluşmuş. O zaman sormak lazım bu yeni tasarıyı hazırlarken kimden görüş alındı? Sektörü dışarıda bırakacaklarsa içeri kimi alacaklar? Tarafsızlığı ve liyakati nasıl garanti edecekler? Dilerim bu çabalar bir karşılık bulur. Ancak ülkemizin bağımsız bir sinema kurumu olmadığı sürece sinema sanatının ilerlemesi bürokratik mekanizmaların oluşturduğu eksik işleyen tüm bu yapıya rağmen olacaktır gibi geliyor.

***

Kültür Komisyonu’na sinemacılar da katılacak

Bugün TBMM Milli Eğitim, Gençlik Spor ve Kültür Komisyonu, ‘Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması Hakkında Kanun’da değişiklik öngören teklifi görüşecek. Komisyona ilgili bakanlıkların yanı sıra, RTÜK ve aralarında Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği, Film Sanayi ve Tüm Oyuncuları Destekleme Derneği, Film Yönetmenleri Derneği, Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği, Sinema Yazarları Derneği’nin de olduğu 10 ayrı kurumun temsilcileri de katılacak.

Sadece ‘bilet’ mevzusu hakkında konuşuyorlar

Yasada yer alan riskli maddeler hakkında konuşmayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ‘bilet’ anlaşmazlığı hakkında konuştu ve “Yasa geçerse bilet tartışması kalmayacak” dedi.

BİZİ TAKİP EDİN

358,896BeğenilerBeğen
54,842TakipçiTakip Et
1,079,972TakipçiTakip Et
7,376AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL