Anasayfa ÖZEL Yaşamak için direniyorlar

Yaşamak için direniyorlar

Kale Kayış işçileri, işçi sağlığı ve iş güvenliği talebiyle 6 Mart’tan bu yana direnişlerini kararlılıkla sürdürüyor. İşçiler “Çalışırken ölmemek için ne gerekiyorsa yapacağız” diyor

İstanbul Silivri’de bulunan Kale Kayışları Fabrikası’nda Petrol-İş Sendikası’na üye 115 işçi, 63 gündür direnişte. Fabrikada can güvenliklerinin olmadığını kaydeden işçiler, işçi sağlığı ve iş güvenliği talepleri karşılanana dek mücadeleye devam edeceklerini söylüyor.

Direniş alanında konuştuğumuz işçiler, “Yaşamak için direniyoruz” diyor. Sağlıksız çalışma koşulları nedeniyle genç yaşta astım, koah, gırtlak kanseri gibi hastalıklara yakalandıklarını belirten işçiler, arkadaşlarının ölümüne, kollarının ve bacaklarının kopmasına defalarca tanıklık ettiklerini ifade ediyor.

EKİPMAN, HAVALANDIRMA YOK

Kale Kayış işçisi Mustafa Ünal, fabrikadaki çalışma koşullarını şu sözlerle anlatıyor: “Koruyucu ekipmanlar, havalandırmalar yetersiz. Biz kimyasalın içinde çalışıyoruz. Havalandırmalar yetersiz olduğu için içerisi duman altında kalıyor. O dumanın içi kanserojen yüklü. Bize verilen maskelerin koruyucu özelliği yok. İncecik bir bez maske veriyorlar ama işe yaramıyor. Bütün toz, duman olduğu gibi ciğerlerimizde. Çalışma koşullarından dolayı astım, koah ya da gırtlak kanseri olan arkadaşlarımız oldu. Bizim de artık buna bir dur dememiz gerekiyordu.Önlenemeyecek iş kazası yoktur, önlem almayan patron vardır.”

İŞ DEĞİL DE SANKİ SAVAŞ

Çalışma koşullarının psikolojilerini de olumsuz etkilediğini belirten Ünal, “İş kazası geçiren arkadaşlarımız oluyor. Kolu bacağı makinede kalanlar… Bir arkadaşımızı tamamen makine kaptı. 3 arkadaşımızın ölümünü gördük. Bunların yarattığı psikoloji hayatımızı etkiliyor, işe değil de savaşa ölmeye gidiyormuşuz gibi. Ben 30 yaşındayım. Mesleki hastaneye gitsem kim bilir ne hastalıklar çıkacak. Burada çalışan arkadaşlarımızın çoğunun çocuğu var. Çocuklarını düşünüyorlar” diye konuşuyor.

CİLDİMDE YARALAR ÇIKTI

Henüz 26 yaşında olduğunu belirten Bekir Özbakır ise çalışma koşullarından dolayı hasta olduğunu anlatıyor: “Buraya İŞKUR üzerinden geldim. Burası ağır sanayi. Ama fabrikaya girerken dokuma yazıyor, yani hafif sanayi gözüküyor. Biz zaten ağır sanayi işçisinin faydalandığı haklardan bu şekilde mahrum kalmış oluyoruz. Bir de iş güvenliğini sağlamıyorlar, sağlıklı çalışma ortamı yaratmıyorlar. Tekstil işçisi olduğumdan vücudum da alışkın değildi bu işe. Önce cilt sorunu yaşadım. Cildimde, yüzümde dumandan dolayı yaralar, iltihaplar çıktı. Midemden de rahatsızlandım. Bu yaşta ilaca başladım.”

İlginizi çekebilir:  İşçi taksitlendirmeyi kabul etmek zorunda değildir

AKP’Lİ İŞÇİLERİN GÖZÜ AÇILDI

Ünal’a göre, patronlara bu cesareti veren, ülkede giderek tırmanan işsizlik. “İşe girmesek ya açlıktan ya depresyondan öleceğiz, onlar da bunu fırsat bilip istedikleri koşullarda çalıştırıyorlar bizi. Nasıl olsa denetleyen yok, işçi çok. Ancak biz mücadele edeceğiz” diyor. Direniş sürecinde AKP’li arkadaşlarının bazı gerçekleri gördüğünü de söyleyen Ünal, “AKP’li arkadaşlar eskiden patrona kızarlardı. Yeni yeni anlıyorlar patronların nereden güç aldığını. Artık gözlerini açtılar” ifadelerini kullanıyor.

EĞİTİM VERMİYORLAR

Kale Kayış işçilerinden Turgay Tosun ise denetimsizliğe dikkat çekiyor. Müfettişlerin denetime gelmeden önce haber verdiğini anlatan Tosun, şunları kaydediyor: “Buraya müfettiş yolluyorlar ama bizi gören yok. Biz 115 kişiyiz. Gelin bizimle konuşun. Bizim istediğimiz şey şu: Havalandırma, iş kıyafeti, eğitim. Basit şeyler aslında. Ancak bu basit şeylerin eksikliği insan ölümlerine neden oluyor.” Fabrikada işçilere verilen eğitimin göstermelik olduğunu belirten Tosun, “Eğitimi bizim molamızdan alıp ayaküstü 10-15 dakika anlatıyorlar, bir form verip cevapları söylüyorlar, bitiyor iş. Böyle eğitim olmaz. Üretim aksamasın diye iş güvenliği eğitimi verilmiyor. İşçiyi en çok işçinin kendisi düşünmesi gerekiyor. Biz hep birlikte mücadele ediyoruz. Bizim istediğimiz, çalışırken ölmemek, biraz yaş alınca hastalıklarla boğuşmamak” diyor.

***

Vermedik bir canımız kaldı!

Direnişteki Kale Kayış işçilerinin gündeminde kıdem tazminatı hakkına yönelik saldırılar da var. Turgay Tosun, şöyle diyor: “Ben maddi nedenlerden dolayı eşimle boşanmak zorunda kaldım. Kızım ilkokulda okuyor. Biz zaten kuru ekmeğin yanına zeytin alabilmenin derdine düşmüşüz, şimdi kıdem tazminatına göz dikiyorlar. Biz çocuklarımıza miras olarak kölelik mi bırakalım? Her şeyimizi verdik. İşçilerin verdiği vergiyi patronlar vermiyor. Sırtımızda bir derimiz kaldı, onu da fabrikada canımızla birlikte alıyorlar.”

- Reklam -

SON HABERLER

KESK ‘güvenceli gelecek’ için yarın Bakanlığa yürüyor

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), “Güvenceli gelecek” talebiyle yarın Ankara’daki TRT Arı...

Demirören Medya’da Buket Aydın kıyımı: 60 güvenlikçi işten çıkarıldı

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Kılıçdaroğlu’yla yaptığı TV programıyla...

‘Kimyasal saldırı mizanseni peşindeler’

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan bir açıklamaya göre, Beşşar Esad yönetiminin Suriye’nin kuzeybatısında...

TÜPRAŞ’ta sular durulmuyor

TÜPRAŞ’ta Koç Holding’in uzlaşmaz tutumu nedeniyle hâlâ toplu sözleşme sürecinde anlaşma sağlanabilmiş...

S-400 ‘pazarlığında’ kritik eşiğe girildi

Dış Haberler ServisiAnkara-Washington hattındaki S-400 restleşmesinde kritik...

Başarısızlığa rağmen destek bitmiyor

İmam hatip liseleri AKP tarafından desteklenmesine rağmen bir türlü başarılı olamıyor. AKP...

FETÖ gitti yurtları vakıflara geçti: Öğrenciler kıskaçtan kurtulamıyor

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı yükseköğretim öğrenci yurtlarının sayısı 2017 yılından 2018...

11 yılda 108 bin ‘tarihi eser kaçakçısı’na dava

11 yılda tarihi eserleri tahrip eden ve yasa dışı yollarla temin ettiği...

Dereler özgür aksın: Köylüler Galanima Deresi için eylem yaptı

Trabzon’un Düzköy ilçesindeki Galanima Deresi üzerinde yapılmak istenen HES projesine köylüler tepki...

Nükleer şakaya gelmez

Gündeme bomba gibi düşen Akkuyu Nükleer Santralı’nın temelinde çatlaklar oluştuğu haberi Türkiye...

Sonraki haber