Yavru kediye adalet için Çağlayan Adliyesi'nde basın açıklaması gerçekleşti
19.07.2018 17:04 GÜNCEL

Yavru bir kediye tecavüz etmesinin ardından hakkında “Hayasızca hareketlerde bulunma”, “Haksız yere sahipli bir hayvanı öldürme, işe yaramayacak hale getirme, değerini düşürme” suçlarından dava açılan B.Ç. adlı sanığın yargılanmasına bugün başlandı. İddianamede, şüpheli B.Ç'nin işlediği fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması talep edilmişti. Davayı feministler, çeşitli barolar, hayvan hakları savunucuları ve basın mensupları izledi. Davada sanık alkollü olduğunu, olayı hatırlamadığını söyledi. Can güvenliğinin olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın sonunda delillerin tam anlamıyla toplanmadığı, sanığın sabit ikametgahının bulunmaması ve işlenen suçun vehameti ve sonuçlarının ağır olması gerekçesiyle sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Dava 16 Ağustos 2018 saat 15.00’a ertelendi.

İlgili davanın bu celsesinde davaya müdahillik talebinde bulunan Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, Hayvanlara Adalet Derneği, Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi ve Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu'nun kurumsal katılma başvuruları mahkeme tarafından kabul edildi. Davaya bireysel olarak katılma talebinde bulunan kişilerin müdahillik talepleri reddedildi.

Duruşma sonrasında basın açıklaması yapan feministler, barolar, hayvan hakları ve özgürlüğü savunucuları, sanık B.Ç. hakkında bir hayvana tecavüz etmek, beden dokunulmazlığını ihlâl suçlarından değil de farklı suçlardan dava açılmasını eleştirdi. Çok yakında tekrar gündeme gelecek olan Adalet Bakanlığı'nın tasarısında da hayvana tecavüze hapis cezası verilmemesine dikkat çekerek "Türkiye'de hayvana tecavüz toplumun tüm kesimlerince bilinen ancak hasır altı edilen bir gerçekliktir. Tecavüzcü fail, eğer sokakta yaşayan bir hayvana tecavüz ediyorsa bunun cezası, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na göre sadece 625 TL'dir. T.C. ulusal mevzuatı maalesef, bizler gibi yaşam hakkı ve beden dokunulmazlığı hakkı olan hayvanlara, eğer bir koruyucuları var ise hâlâ sadece birer mal muamelesi yapmaya devam etmektedir." açıklamasında bulundu.

Ortak yapılan basın açıklamasına Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), Hayvan Hakları ve Etiği Derneği ve Hayvanlara Adalet Derneği (HAD) imzacı olurken bağımsız olarak hayvan hakları ve özgürlüğü savunucuları da katıldı.

"ÇÖZÜM İDAM YA DA HADIM DEĞİL"

Ortak basın açıklamasını okuyan Hayvan Hakları İzleme Komitesi'nden Burak Özgüner açıklamaya; " Tecavüzcüler sapık ve iradeleri olmayan insanlar değildir! Kendi zevki veya çıkarı için başka bir canlı üzerinde tahakküm kurma ve cezalandırma hakkını kendinde gören ve bu hakkı sistematik olarak kullanan insanlardır. “Bunu yapan insan olamaz” demeyin, evet insandır onlar! Davaya konu olan suç bireysel bir hastalık değil, toplum tarafından kabul görmüş cinselleştirilmiş şiddettir! Çözüm ise idam ya da hadım değil, erkek adaleti değil, gerçek adaleti sağlayacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve cinsel şiddeti ortadan kaldıracak koruyucu-önleyici çalışmalarla toplumsal dönüşüm süreçlerinin ivedi bir şekilde başlatılmasıdır. " diye devam etti.

Açıklamada ayrıca, bir çözüm olarak sunulan idam cezasının oldukça tehlikeli ve çözümden uzak olduğu, bu tip hiçbir dönüştürücü etkisi ve geri dönüşü olmayan infazların toplumu ve devleti çok daha tehlikeli yerlere taşıyacağı ifade edildi.

"HAYVANLAR DA DİĞER TÜM CANLILAR GİBİ ŞİDDETSİZ BİR DÜNYAYI HAK EDİYOR"

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden Özge Özgüner, tecavüze maruz bırakılan bireyin insan ya da hayvan olmasının suçun mahiyetini değiştirmediğini vurgulayarak “Cinsel şiddetin ardında yatan nedenlere bakmamız gerekiyor. Neden failler kendinden güçsüz gördüğü canlılara şiddet uygulama hakkını kendinde görebiliyor? Cinsel şiddete maruz bırakılan insan olduğunda, varolan ağır hapis cezaları uygulanmazken, yükselen idam talepleri yarayı daha da kanatıyor, çözümsüzlüğe itiyor. Söz konusu hayvan olduğunda ise, failler en fazla para cezası alarak aramızda dolaşmaya devam ediyor. Failleri; hayvan, çocuk, kadın tecavüzcüleri olarak ayıramayız, çünkü tecavüz kültürü aynı tahakküm ilişkilerinden besleniyor. Bir an önce hayvanların bizler gibi hissedebilen bireyler olduğu kabul edilerek hayvanlara tecavüz eden kişilere ertelemesiz hapis cezası verilmelidir.” dedi. CŞMD’den Efsun Sertoğlu ise şunları ekledi: “Hayvanlar, insanlar tarafından hayatın her alanında fiziksel, duygusal, ekonomik olarak sömürülüyor. Cinsel şiddet de bu sömürünün bir biçimi. Bu nedenle; insan merkezci yaşamlarımızı, insan-hayvan arasında kurulan bu güç dengesizliğini ve tahakküm zincirini sorgulamadan cinsel şiddetle mücadele etmemiz mümkün değil. Hayvanlar da diğer tüm canlılar gibi şiddetsiz bir dünyada yaşamayı hak ediyor. Kime uygulandığından bağımsız olarak, şiddetin her biçimiyle, ortak bir akıl ve farkındalıkla mücadele etmek hepimizin sorumluluğu.”

Basın açıklamasının ardından Hayvanlara Adalet Derneği’nden Av. Barış Karlı karara dair şunları söyledi: “Mahkemenin toplumdaki bütün bireyler için tehlike arz eden cinsel şiddet faili sanığın toplumdan uzak tutulmasını sağlayan tutukluluğun devamına ilişkin kararı çok önemlidir ve emsal teşkil edecek niteliktedir. Mahkemenin dosyaya ilişkin nihai kararını verirken de aynı dikkat ve özeni göstererek, sanığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile cezanın ertelenmesi kurumlarının uygulanmasına imkan vermeyecek, mevcut hukuki düzenlemeler çerçevesinde en ağır nitelikteki ceza ile cezalandırmasını temenni ediyoruz.”