Yazsan ne olacak?

Öyle bir ülke ki;
•Siyasi yönetimi, başta yargı ve üniversiteleri olmak üzere Cumhuriyetin bütün kurumları ile sürekli bir kavga içinde bulunmakta,
•Başbakanı, kendisi gibi düşünmeyip de sesini çıkaran herkesi ağız dolusu sözlerle tersleyip azarlamakta, sonra da gerilim yaratan kendisi değilmiş gibi halka sakın gerilim yaratanların oyununa gelmeyin diye öğüt verebilmekte,
•Siyasi yönetimi, var olan demokrasi ve Cumhuriyet koşullarında yönetime geldiği halde, bu çağdaş düzen ile barışık olamamakta ve çıkardığı yasalarla yaşam koşullarını bin beş yüz yıl öncesinin düzenine dönüştürme çabası göstermekte, demokrasiyi sadece kendi çıkarları için araç görmekte, amacına ulaşma yolunda engel gördüğü kişileri sudan bahanelerle gece yarıları evlerinden toplatabilmekte,


•Ülkenin geleceği ile ilgili önemli kararlar ABD, AB, IMF veya Dünya Bankası gibi ülke ya da kurumların gözetiminde ve onların onayı ile alınmakta, halkın çıkarları ve doğrular göz ardı edilmekte,
•Eğitim sistemi çağı yakalamak için iyileştirileceği yerde, geri götürülmeye çalışılmakta, üniversiteye giriş koşulları ve sınav sistemi her yıl değiştirilmekte, eğitim birliği bozulmakta,
•İlköğretimde okutulan ders kitaplarında halkı bölünmeye götürebilecek konulara yer verilmekte, çağdaşlık yerine çağdışılık övülmekte,

•Hukuksuz ve dayanaksız gözaltılar yapılırken, gösteri yapanlara adeta meydan dayağı atılıp canları alınırken, bir bakan çıkıp herkes görevini yapıyor diyebilmekte,
•Kayıt dışı ticari faaliyet gösterenler yedi yıldızlı otellerde, yatlarda sefa sürüp vergi ve sigorta primi ödemezken, emeği ile geçinenler ve istekleri ile kayıt altına girenler, bütçe açık verdikçe ağırlaştırılan vergilerle canlarından bezdirilmekte,
•Ülkenin bin bir zorlukla kurulmuş özvarlıkları, sözde yabancı sermaye getirme adına, önceden belirlenmiş yabancılara birkaç yıllık geliri karşılığı adeta hediye edilmekte, elde edilen gelirler yatırıma yönlendirme yerine cari harcamalarda kullanılmakta, bir de üstüne özelleştirme yaptık diye övünülebilmekte,

•Telekomünikasyon ve bankacılık sektörünün hızla yabancılaşmasına adeta göz yumulmakta, sektördeki yabancı sermaye oranı kontrol edilebilir olmaktan çıkmakta,
•Siyasi yönetimin başbakanı ve önemli bazı bakanlarının çocukları, babalarından aldıkları destekle ülkenin önemli büyüklükte kazanç sağlayan tüccarları konumuna gelebilmekte,
•Halkın büyük çoğunluğu, devlet malını çalıp çırpan, hukuksuz, yasadışı iş yapanlarla gurur duymakta,
•Adil temsil sağlamaktan uzak seçim ve siyasi partiler yasaları, diğerlerinden fazla oy alan partiye, ülkeyi gerçekte üçte bir oya karşılık üçte iki çoğunlukla yönetme olanağı vermekte,

bunlar ve eklenebilecek daha birçok önemli olumsuzluğa karşın, halk her şey yolundaymış gibi sessiz, tepkisiz, halinden memnun bir şekilde yaşamına devam etmektedir.
Doğruları söylemenin ve dürüstlüğün suç ya da aptallık sayıldığı, hırsızlık, yalan ve takıyyenin ödüllendirildiği böyle bir ülkede her gün doğruları yazsanız ne olacak, yazmasanız ne olacak.

BİZİ TAKİP EDİN

359,923BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,087,163TakipçiTakip Et
7,876AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL