Yedigöl Ailesi: Bizim bu ülkeden alacağımız var, evlatlarımızın kemiklerini istiyoruz
14.04.2018 16:11 GÜNCEL

ZEYNEP KURAY

Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda yaptığı 681’inci oturumda, 12 Eylül darbesinden sonra gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün akıbeti soruldu. Oturumda söz alan Nurettin Yedigöl’ün ablası Sevim Yedigöl, "Bizim bu ülkeden alacağımız var, evladımızın kemiklerini istiyoruz" dedi.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve belli olan faillerin cezalandırılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda 681’inci oturumunu gerçekleştirdi. Bu haftaki oturumda, 10 Nisan 1981’de gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün akıbeti soruldu. CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun katıldığı eylemde, gözaltında kaybedilen insanların fotoğrafları taşındı; “Failler belli kayıplar nerede?” yazışı pankartın üzerine Nurettin Yedigöl’ün resminin yanına çok sevdiği simit ile çay bırakıldı.

‘SİZİN İŞLEDİĞİNİZ İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR NE OLACAK?’

Eylemde ilk konuşma CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu tarafından yapıldı. Aynı zamanda Yedigöl ailesinin de avukatı olan Tanrıkulu, yıllarca oğlunun kemiklerini ararken hayatını kaybeden Nurettin Yedigöl’ün annesini Zeycan Yedigöl’ü anarak sözlerine başladı. “Annemiz Zeycan ve bu meydan Nurettin’İ unutmadı” diyen Tanrıkulu, “Yanı başımızda 7 yıldır devam eden bir savaş var. Hükümet deyor ki ‘İnsanlığa karşı işlenen suçlar cezasız kalmamalı’. Çok doğru peki bu topraklarda sizin işlediğiniz suçlar ne olacak? Bunlar cezasız kalmayacak zaman aşımına uğramayacak. Bizler OHAL’e karşı demokrasiyi barışı savunmaya devam edeceğiz. Bu meydan burada durdukça mücadelemiz sürecek” dedi.

yedigol-ailesi-bizim-bu-ulkeden-alacagimizi-var-evlatlarimizin-kemiklerini-istiyoruz-451748-1.

Yedigöl Ailesi adına konuşan Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, “Özgürlüğün hakim olduğu bir dünyada yaşamak umudu ile herkese hoşgeldiniz” diyerek konuşmasına başladı. Ağabeyinin çok yardım sever bir insan olduğunu anlatan kardeş Yedigöl, “Nurettin ağabeyimi tanımanızı isterdim. Ağabeyim yardımlaşmayı, eğitime çok önem verirdi. Bize okumaya teşvik ederdi; kolektif yaşamayı ve yardımlaşmayı onun sayesinde öğrendik. O kendi gibi düşünen düşünmeyen herkese yardıma koşan insanlar için kendisini hizmete adamış bir insandı. Ağabeyimi kelimelerle anlatmak çok zor. Biz anlata anlata yorulduk. Artık sesimiz titriyor” diye konuştu.

‘12 EYLÜL DARBESİNİ NEDEN 28 ŞUBAT GİBİ YARGILAMADINIZ?’

28 Şubat Postmodern darbesi davasına da değinen Yedigöl, 28 Şubat’ı yapanları yargılananlar ile 12 Eylül’ü gerçekleştirenler arasındaki yargılanma farklılıklarına dikkat çekti. Yedigöl, şöyle konuştu: “12 Eylül bütün insanlara zulmedilmiş bir darbeydi.12 Eylül’de 650 bin kişi gözaltına alındı. 14 kişi cezaevinde açlık grevinde öldürüldü. 49 kişi idam edildi. Dergiler yakıldı gazeteler e kapatıldı. Bir sürü hukuksuzluk yapıldı. Ama en yazık ki yargılaması bir tiyatro oldu. Bu tiyatronun seyircileri bizlerdir. Buradan üzülerek haykırıyorum siz 15 Temmuz’u yargıladığınız gibi 28 Şubat’ı yargıladığınız gibi neden 12 Eylül’ü gerçekleştirenleri yargılamadınız?” diye sordu. Muzaffer, 96 yaşındaki annesinin hafifletilmesini isteyerek, “Samimi olun. Siz ABD katil diyorsunuz. Biz yıllardır bunu diyoruz. Biz bunun için kardeşimizi verdik. Bizim ailemizin bu ülkeden bu vatandan alacağımız var. Biz makam iş para değil ağabeyimin kemiklerini istiyoruz. Biz, mezar istiyoruz. Babam kabrinde rahat uyusun. 96 yaşındaki annem Zeycan Yedigöl’ün oğluna yaktığı ağıtlar son bulsun. Devletten çok şey mi istiyoruz arkadaşlar. 37 yıldır kemiklerimizi arıyoruz. Aradığımız bir mezar taşımız olsun kemiklerimizi koyalım diyoruz. Bu ölüme neden olan insanlar yargılansın diyoruz. 37 yıldır ne bayramımız ne düğünümüz ne de güzel bir günümüz olsun. Biz mezarın üstüne çiçek bile koyamıyoruz. Çok şey mi istiyoruz dostlar. Ağabeyimin kemiklerini istiyoruz, çok mu zor arkadaşlar. Ağabeyimi nerede öldürdünüz, yeri belli. Bunları anlatabilirsiniz. Ağabeyimin kafasına çiviler çakıldığı halde biz onun kemiklerini istiyoruz.”

yedigol-ailesi-bizim-bu-ulkeden-alacagimizi-var-evlatlarimizin-kemiklerini-istiyoruz-451749-1.

‘ANNEM HALA O ACIYLA NURETTİN’İ SAYIKLIYOR’

Nurettin Yedigöl’ün ablası Sevim Yedigöl ise, hasta yatağında olduğu için meydana gelemeyen annesi Zeycan Yedigöl adına burada olduğunu ifade etti. “Annem halen o acı ile onu sayıklıyor” diyen Yedigöl, “Nurettin gelmeden ben ölmek istemiyorum. Ben o gelmeden ölmek istemiyorum’ diyor. ‘Benim oğlumun ne suçu vardı? Hırsızlık mı yaptı. Benimki ne yaptı? Suçu ne? Benim oğlumun suçu varsa, hapse koysalardı. Ben bunlara hakkımı helal etmiyorum’ diyor. Şimdi kötülerin dünyası olmuş. Adalet hukuk istiyoruz bir şey istemiyoruz şimdi sadece kemiklerini istiyoruz üstüne bir Fatiha okumak istiyoruz. Kemiklerimizi istiyoruz. O zaman Mehmet Ağar vardı başta. O bulurdu, ama istemedi. Onun da çocukları var. Bizim çektiğimiz acının bin katını çeksin, daha bir şey demiyorum. Bizim bu ülkeden alacağımız var, evladımızın kemiklerini istiyoruz” dedi.” diye konuştu.

EFE: BU SUÇU İŞLEYENLERİN KİM OLDUĞUNU BİLİYORUZ

Nurettin Yedigöl’ün Gayrettepe de işkence gördüğünün tanığı olan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe İHD üyesi Ümit Efe konuştu. Nurettin ile birlikte gözaltında olduğunu anlatan Efe, “Nurettin’in yoğun olarak işkenceye maruz kaldı. Hepimizden daha fazla işkence gören arkadaşımız Nurettin’i özellikle takip ediyorduk. 4 gün içinde kaybedildi. Biz biliyoruz ki ona işkence eden polisler onun ölümünden sorumlu. Biz onun nerede olduğunu sorduğumuzda bize komik yanıtlar verildi. Biz o günden beri Nurettin’i arıyoruz. Biz o suçu işleyenlerin kim olduğunu biliyoruz” dedi.

yedigol-ailesi-bizim-bu-ulkeden-alacagimizi-var-evlatlarimizin-kemiklerini-istiyoruz-451750-1.

‘FAİLLERİN CEZALANDIRMASI İÇİN ISRAR EDECEĞİZ!’

Haftanın açıklamasını ise Cumartesi Anneleri’nden Gönül Sonbahar okudu. Nurettin’in gözaltında tutulduğu İstanbul Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü 1. Şube'de en ağır işkencelere maruz kaldığını belirten Sonbahar, “En son koğuş arkadaşları tarafından görüldüğünde kanlar içindeydi bilinci yerinde değildi. O günden sonra kendisini gören olmadı. Babası mücadele etti Kenan Evren’e kadar gitti ancak gözaltında olduğu kabul edilmedi. ‘Devlet öyle bir şey yapmaz’ dendi. Gözaltına alınanlar o dönemde kendilerini duvara vurdu böyle yaptı diye söylediler. Oysa durum öyle değildi” diye konuştu. İHD avukatlarının tüm başvurularının cevapsız kaldığına işaret eden Sonbahar, “Son olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yapılan başvuru ile Nurettin’e dair yeterli derecede soruşturma yapılmadığı belirtildi. Türkiye’de hukuk yok diye yılgınlığa alışmayacağız. Nurettin’i kaybedenleri gizli bir affa tabi tutulduğunu unutmayacağız. O’nun faillerinin cezalandırılması için ısrar edeceğiz” dedi.

yedigol-ailesi-bizim-bu-ulkeden-alacagimizi-var-evlatlarimizin-kemiklerini-istiyoruz-451751-1.