Yeni başlayanlar için Rojava!
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Kürtler dört parçaya bölünmüş ülkelerini coğrafi konumlarına göre adlandırırlar. Rojhılat (Doğu), Rojava (Batı),
Bakur (Kuzey) ve Başur (Güney). Rojava olarak adlandırılan bölge Suriye'nin kuzeyi, yani Batı Kürdistan. Başur Irak, Rojhılat İran Kürdistanı, Bakur ise Türkiye’deki parçaya verilen isim.

İslamcı gruplarla Şam rejimi arasındaki çatışmalarda taraf olmayan Kürtlerin, geçtiğimiz yıl bu vakitler altı kentte yönetime el koymaları bu nedenle Rojava Devrimi olarak adlandırılır.

Serêkaniyê’de başlayan ve giderek şiddetlenen çatşmalar nedeniyle Rojava bir kez daha gündemde. Kürtlerin savunma gücü Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile El Nusra arasındaki çatışmalar tüm bölgeye yayılmak üzere.

Sağlıktan eğitime, savunmadan ekonomiye kadar kendi öz güçleriyle ve Şam yönetiminin göz yummasıyla demokratik bir toplum inşa eden Kürtlerin bu hamlesini İslami bir devlet arayışındaki radikal dinci
unsurlarla Suriye batağına saplanan AKP hükümeti bir türlü hazmedemedi. Bu hazımsızlık Erdoğan hükümetinin desteklediği cihatçıların zaman zaman yaptıkları baskınlar şeklinde kendisini dışavurdu.

Devrimin yıldönümünde çatışmaların patlak vermesinde esasen iki unsur etkili oldu: Kürtlerin “bölgesel geçici yönetim” kuracaklarını açıklaması ve rejim karşısında birer birer mevzileri kaybeden radikal İslamcı grupların Şam karşısındaki yenilgilerini Kürt bölgelerinde telafi etme arayışı.

• • •

Rojava'da yaşananlar elbette ki Bakur'dan yani İmralı sürecinden de bağımsız değil. Öcalan’ın çağrısıyla geçtiğimiz
haftalarda 9. kongresini tamamlayan Kongra Gel, Ortadoğu’nun geleceğini sarsacak 'siyasi tutum belgesi' yayınladı.

10 maddelik belgenin son üç maddesi Suriye, Irak ve İran’la ilgili. Suriye’ye ayrılan 8. maddede “Rojava’da üçüncü çizgi olma temelinde şimdiye kadar sürdürülen siyasetin daha da geliştirilerek geçici seçim yönetiminin ilan edilmesi ve bunun bir Kürt mahalli idaresini inşa düzeyine ulaştırılması” ifadelerine yer veriliyordu. Hemen ardından PYD’nin “geçici yönetim oluşturma” açıklaması geldi.

Buna paralel olarak radikal İslamcı cephede de stratejik kaymalar yaşandı. Katar ve İhvan gibi sponsorları Ortadoğu'daki gelişmelere bağl› olarak büyük darbe alan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gün geçtikçe kan kaybetti. ÖSO'nun boşluğunu El Nusra ve diğer Selefi gruplar doldurdu. Ordu birliklerinin şehirleri birer birer ele geçirmeye başlaması El Nusra, Bilad El fiam, Ehrar El fiam gibi örgütleri Halep ile Serêkaniyê arasındaki bölgelere geri çekilmek zorunda bıraktı.

Bu örgütlerin stratejik olarak kullanabileceği en önemli geçiş noktası Serêkaniyê hattındaki sınır bölgesiydi. AKP hükümetinin ciddi lojistik ve askeri desteğini alan cihatçı militanlar Serêkaniyê ve civarındaki yerleşim yerlerinde şeriat hükümlerini uygulamaya başladı, emirlikler ilan etmeye hazırlandı.

• • •

Kuzey Suriye'de YPG ile şeriatçı gruplar arasındaki çatışmalar yeni değil. Bu yılın başlarında da şiddetli çarpışmalar
yaşanmıştı. Çatışmaların tüm bölgeye yayılması tehlikesi üzerine YPG ile ÖSO arasında şubat ayında 11 maddelik bir anlaşma imzalanmıştı. Buna göre silahlar susacak, taraflar birbirlerine dokunmadan bölgede faaliyet yürütecekti.

Anlaşmaya büyük oranda uyuldu. Ta ki Suriye ve Ortadoğu’daki gelişmelerle ilintili olarak ÖSO’nun güç kaybedip, El Nusra’nın etkinlik kazanmasına kadar. İhvan-Katar hattının gerilemesi Selefi-El Nusra-Suudi Arabistan cephesinin etkinlik kazanmasıyla yeni bir sürece girilmiş oldu.

Suriye'de savaş içerisinde savaş olarak tanımlanabilecek çatışmaların nereye evrileceğini kestirmek güç. Ancak
YPG'nin El Nusra ve diğer Selefi gruplar karşısında bu süreçten kazanımlı çıkması büyük olasılık.

Ortadoğu’da gittikçe önemli rol oynamaya başlayan Kürtler, ciddi jeopolitik değişimlerin haberlerini veriyor. Suriye
katarı ilerledikçe neoemperyal hülyalara dalanlar, Emeviye camiinde namaz kılmayı hayal edenler eldekilerden de olmak üzere. İki yıldır El Nusra bayrağının sınırın hemen diğer yakasında dalgalanmasına ses çıkarmayan AKP’nin, silahlı çetelerin kovulmasıyla birlikte nasırına basılmış gibi ayağa kalkması bundan.