Yeni değil, eskinin kararlı bir devamı
11.07.2018 07:22 SİYASET
İktidar ve yandaşları, yeni sistemle birlikte oluşturulan kabineye dair ne söylerse söylesin, tablo bir ‘yeni’yi değil, ‘eski’nin daha kararlı bir devamını ortaya koyuyor. Ancak yapısal sorunlar kabine ömrünü kısa tutabilir

YAŞAR AYDIN [email protected] @yasaraydinnn

Erdoğan merakla beklenen kabineyi açıkladı. Sürpriz sayılabilecek isimlerin de olduğu kabine ile ilgili ilk elden bir iki tespit yapmak mümkün.

Erdoğan Saray üzerinden oluşturduğu sistem Meclis’i anlamsızlaştırdığı gibi onu iktidara taşıyan partiyi de gereksiz kılıyor. Kabinenin ana omurgasını parti ile ilişkisi son derece sınırlı isimlerden oluşuyor. Hiçbir partilinin ulaşamayacağı isimlerin bakan koltuklarını işgal etmeleri parti-iktidar arasındaki mesafeyi daha da açacak. Parti, Meclis’te “reisinin arkasını kollayan” bir aparata dönüşecek. Açıklanan kabine ile uzun süredir parti içindeki mütedeyyin seçmen tarafından eleştirilen ve ‘rant lobisi’ olarak tanımlanan çizgi yeni kabine ile daha da tahkim edilmiş oldu. Erdoğan, siyasete girdiğinde birlikte olduğu birçok isimle yollarını çok önce ayırmıştı zaten. Şimdi de kendi kurduğu partiyi yük olarak görüyor ve mesafe koyuyor.

En rafine kabine
Pazartesi günü açıklanan kabine AKP’nin 16 yıllık dönemi boyunca oluşan hükümetler içinde Erdoğan’a bağlılık konusunda kuşkusuz en rafinene olanı. Neredeyse tedrisatından geçmeyen, kendisinin ya da aile fertlerinin özel hayat teması bulunmayan hiçbir ismi kabineye almadı. Başkan yardımcılığından Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na kadar uzanan listenin tamamında bu karakteri görmek mümkün.

Ankara’da kabine üyeleri çokça “kapasitesi sınırlı, parti bağları zayıf ya da tecrübesiz” olarak tanımlanıyor. Ama herkesin ortak mutabakatı ‘lidere tam bağımlı’ kabine yorumu üzerinde.

Korkular belirleyici oldu
Kabine oluşturulurken Erdoğan’ın endişe ve korkularının da önemi oranda belirleyici olduğunu söylemek mümkün. Bir yandan iç ve dış kamuoyuna olumlu mesajlar vermeye çalışırken diğer yandan da tedbiri elden bırakmadı. Bürokrasiden çok iş dünyası geçmişi olan isimler seçilirken burada da tek kriter ‘bağlılık’ oldu. Nitekim iş dünyasından gelen tüm isimler AKP döneminde yıldızı parlayanlar oldu. ‘İç ve dış tehdit’ söylemi Erdoğan’ın sürekli tekrar ettiği replikler. Kabinede bu söylemin izlerini bulmak mümkün. Üstelik isimlere bakınca Erdoğan’ın ‘tehdit’ söylemini sadece bir argüman olarak değerlendirmediği gerçekliğinin olduğunu düşündüğünü konu ile ilgili dört bakanlığa dair tercihlerine bakarak da anlamak mümkün.

Güvenlik kalkanı
İçişleri, dışişleri, adalet ve milli savunma bakanlıkları Erdoğan’ın özel önem verdiği isimlerden oluştu. Hulisi Akar, darbeler hariç aktif Genelkurmay Başkanı iken siyasete giren ilk isim oldu. Ankara’da bu tercih, yemin töreninde bile “darbe” vurgusu yapan Erdoğan’ın Akar ile birlikte “Ordu’nun kontrolünü elinde tutma” girişimi olarak okunuyor. Akar, bir yandan bakanlık yaparken diğer yandan da İçeriden kontrolü sağlamaya devam edecek gibi görünüyor.
Soylu ve Çavuşoğlu’nun bakanlıklarının devamı içeride ve dışarıda yaklaşık iki yıldır devam eden politikanın devamı olarak okunabilir. Yandaş basının tüm “demokrasi” vurgularına rağmen güvenlikçi politikalar son Erdoğan kabinesinin en belirgin karakteri olamaya devam edecek.

OHAL’li rant ekonomisine devam
Erdoğan, 24 Haziran seçimleri ile başkanlık sistemine geçişi sağladı. Ama ilk uygulamalar ve oluşan kabine daha çok yeniye değil de eskinin şiddetlenerek devamına işaret ediyor. Bu da Erdoğan’ını sıkça seçim silahına başvurmak zorunda bıraktığı siyasi ve ekonomik krizin devam ettiğini, buradan çıkış yolunu bulamadığını gösteriyor.

Bir çeşit göz boyama babında ortaya sunulan isimleri bir kenara bırakırsak durumu muhafaza edecek biçimde oluşturulan kabine ne Erdoğan’ı ne de Türkiye’yi çok uzun süre taşıyamaz. Üstelik tek sorunu bunlar da değil. Meclis’teki ortağı MHP ile yerel seçim sonuna kadar yoluna devam etmek zorunda. Bürokraside MHP’ye yer açmayı başaran AKP, sadece bununla ortağını avutamayacak. Bu kabine, sıkışan ekonomide pastadan pay almaya çalışacak MHP’ye çok uzak görünüyor. Kısacası yeni sistemin ilk kabinesinin ömrü planlanandan da çok kısa olabilir.