Yeni Rusya’ya doğru
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI
Gözlerden kaçsa da Ukrayna; Irak ve Suriye’yi aratmayacak kanlı bir savaşa sahne oluyor
Gözlerden kaçsa da Ukrayna; Irak ve Suriye’yi aratmayacak kanlı bir savaşa sahne oluyor. Dördüncü ayını geride bırakan krizde Birleşmiş Milletler verilerine göre bugüne kadar yaklaşık 3 bin kişi yaşamını yitirdi. Ülkenin doğusunda günde ortalama 30’a yakın ölüm yaşanırken, Rusya yanlılarının son günlerdeki kazanımları dikkat çekiyor. Ordu birliklerinin Donetsk’in güneyindeki Illovaisk’den çekilmesi an meselesi. Bir sonraki hedef Novoazovsk. Rusya’yla Kırım yarımadası arasında koridor açmak isteyen milislerin asıl niyeti ise Azak Denizi kenarındaki liman kenti Mariupol.
• • •
Geçen kasım ayında devrik lider Yuşçenko’nun Avrupa Birliği ile imzalamaktan son anda vazgeçtiği Gümrük Birliği Anlaşması’nın tetiklediği olayların iç savaşa evrileceğini kimseler tahmin etmiyordu. Ancak Ukrayna, Batı ile Rusya arasında sürdürülen uzun bir “vekalet savaşı”nın sahnesi oldu. Avrasya coğrafyasının jeopolitik merkez noktalarından birisi olan Ukrayna, Soğuk Savaş sonrası Rusya ile Batı arasındaki küresel egemenlik mücadelesinin de odak kavşaklarından. Batı emperyalizminin Avrasya’ya, Rusya’nın ise Doğu Avrupa’ya ulaşması için Ukrayna düşürülmesi gereken bir kale.
• • •
“Vekalet Savaşı”nın aktörleri de, cephedeki unsurları da geri adım atmamakta kararlı. AB ve ABD’nin tüm yaptırım tehditlerine rağmen Moskova karşı yaptırımlarla meydan okuyor. Emperyal arzularını saklama gereği duymayan Putin, bir adım daha ileri giderek Ukrayna’nın doğu bölgesini ‘Yeni Rusya’ (Novorossiya) olarak adlandırdı. Putin’e krizin çözümünü Rusya yanlılarına verilecek garantilere bağladı. Belarus’ta devam eden müzakerelerde Donetsk ve Lugansk temsilcileri de benzer bir tavır takınarak, özerk statülerinin kabul edilmesi halinde Ukrayna’dan ayrılmayacaklarını belirtti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroşenko ise Brüksel’de AB liderleri ile yaptığı görüşmede “Tam ölçekli bir savaşın ihtimal dışı olmadığını” söyledi.
• • •
Karşılıklı restleşmeler sürerken gözler Galler’de 4-5 Eylül’de yapılacak NATO zirvesinde. Galler’eki zirveye davet edilen Poroşenko, ülkesinin Rusya ile mücadelesinde somut destek isteyecek. Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung, NATO’nun Rusya’ya karşı Doğu Avrupa’da 5 yeni üs kuracağını yazdı. NATO Genel Sekreteri Rasmussen de bu yönde bir planlarının olduğunu açıklamıştı. Bu kapsamda ilk olarak Polonya’ya “hızlı hareket gücü”nün yerleştirilebileceği belirtiliyor.
• • •
Mart ayında Kırım’ın Rusya ile birleşmesinden sonra NATO, Rusya sınırında askeri varlığını güçlendirdi. Nisan ayında da Washington, Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya’ya hava gücü desteği gönderdi. Krizi fırsata çevirmek isteyen ABD’nin önde gelen sağcı senatörleri ise Obama’ya, Ukrayna’ya silah yardımı yapma çağrısında bulundu. John McCain Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmekle suçladı.
• • •
Kiev, Batı ile entegrasyona giderken Moskova’nın karşı yanıtı Doğu Ukrayna’da etkinliğini artırması olacak. G8’den çıkarılan, NATO ile işbirliği askıya alınan, ABD ve AB’nin sert yaptırımlarına muhatap olan Moskova’nın, Doğu Ukrayna’ya insani yardım adı altında müdahalede bulunduğu sır değil. NATO’nun bin kadar Rus askerinin bölgede savaştığı iddiası Moskova tarafından yalanlansa da 3 bin kadar ordudan ayrılan emekli Rus askerin gönüllü olarak milis güçlerin yanında savaştığı biliniyor.
• • •
Rusya’nın “kırmızı çizgisi”, NATO’nun sınırlarına doğru genişlemek istemesi. Putin’in Batılı ülkeleri hedef alarak yaptığı “Bizimle çatışmak ortaklarımız için kötü olur. Dünyanın en etkin nükleer gücünden biriyiz...” açıklaması Kremlin’in bu konudaki hassasiyetini sergiliyor. NATO’nun eski Sovyet ülkeleri ile genişlemesi, AB’nin Doğu Avrupa’dan yeni ülkeleri birliğine dahil etmesi ve Avrupa’ya kurulacak füze savunma sistemi Moskova’nın tehdit algılaması içinde.
• • •
Ukrayna sanıldığından çok daha tehlikeli bir noktaya doğru yol alıyor. Krizin sadece Doğu Ukrayna’da Rusya yanlısı ayrılıkçıların ayaklanmasının bastırılması şeklinde okunması, yaşananları bir bütün olarak anlaşılmasını imkânsız kılar. Ukrayna özelinde esasında Libya’da kendisini gösteren Suriye’de berraklaşan Soğuk Savaş sonrası oluşan tek kutuplu dünya sistemi çatırdıyor. Batı’lı emperyalistlerin eteğinin tutuşması da bundan. Putin’in Şubat 2007’de gerçekleşen Münih Güvenlik Konferansı’ndaki “Tek kutuplu dünya kabul edilemez ve imkânsız” çıkışını hatırlamakta fayda var.