Yeni yıl umudu!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Bugün 2015’in ilk günü!..
Dilerim ki bu yıl, hepimiz ve ülkemiz, barış ve mutluluğu ulaşır.
Arzu ettiğimiz, hedeflediğimiz, umduğumuz tüm isteklerimiz gerçekleşir.
Akıl sağlığı düzelmiş, yaşam standardı yükselmiş yurttaşlar oluruz!..
Hırsızların bulunduğu, katillerin yakalandığı, haklıyla haksızı ayıran adil düzen kurulur.
Dilerim ki; Türkiye bu yıl, Kürt sorununu çözer, demokrasiyi özümser, ekonomik kalkınmışlığı becerir.

•••

Biliyorum bu dileklerim bir başka yıla kalacak!..
Çünkü 2015, geçen yıldan daha kötü olmaya aday!..
Bir sene boyunca yaşadıklarımızı uzun uzun tekrarlamak gereksiz!..
Aslında, umutla başlanan yılın ilk gününde de bunları söylemek doğru değil.
Ancak dün gece bu ülke de yaşayan insanların yarısı, çağdaş bir ülkenin yönetimlerinin yapmadığı muameleyle karşı karşıya kaldı.
“Yeni yılın karşılanmasını” günah olarak gören bir diyanet anlayışıyla baskılandı.
Küçük yerlerde inananlar ve inanmayanlar ayrıştırması yapıldı.
Büyük kentlerde AKP yanlısı yerel idareler ve ona bağlı güvenlik güçleri sorun yarattı.
Devlete bağlı bir din görüntüsü yeni yılın ilk saatlerinden itibaren yaşamımızın içinde derinlemesine görüldü.

•••

Halkın yarısı aç!..
İşsizlik yüzde 17’ye ulaşmış.
Her 4 gençten biri iş bulamıyor.
Sultan sarayda yaşıyor.

•••

Tabii ki aç ve yoksulların çok olduğu, varlıklıların azınlıkta bulunduğu durumun ancak vahşi bir sömürü düzeninde görüleceği bilinir.
Bakanların hırsızlıklarını, çocukların çaldıklarını ve siyasal yönetimin halkın kaynaklarını yağmaladığını kapatmanın tek yolu “dini” öne çıkarmaktır.
Devlet “dine bağlı olarak hareket ediyor” görüntüsünü sağlamaktır.
Böylece yandaş ulemalar, “rüşvete haktır!” diye fetva verebilir.
Diyanet Başkanlığı “Şeyhülislam” gibi davranabilir!..
Yönetime, ekonomiye, günaha ve sevaba karışabilir.
Ve sultanı her zaman haklı çıkarabilir!..
Böylece çalışanların asgari ücret taleplerini “Allah’ı zorlamak olarak” nitelendirmekten de kaçınmaz!..

•••

“Dindar ve kindar nesil yetiştirme” hedefi, ülkeyi muhafazakarlaştırma projesinin bir parçası olduğu biliniyor.
Eğitim buna göre düzenleniyor. Sosyal ve kültürel yaşantı bu anlayışa göre yapılandırılıyor.
Bağımlı ve taraflı yargılarını oluşturmadan öte “evrensel hukuktan şeriat hukukuna” geçişin altyapısı kuruluyor.
Laik demokratik hukuk devleti yerine İslam devleti  amaçlanıyor.

•••

Bu nedenle çağdaşlıkla ilgili her kavram, insanlıkla ilgili her düşünce kötüleniyor.
1789 devriminden beri modern dünyanın şiarı olan “insanın doğuştan elde ettiği eşitlik ve özgürlük” hakları yok sayılıyor.

•••

İnsanın hak ve özgürlüklerini kabul etmeyen anlayış tabii ki, kadın erkek eşitliğine saygı duymaz.
Doğayı talan edebilir.
Adil paylaşımdan yana olmaz!..
İnsanları vahşice sömürür.
Halkın dayanışmasını, özgürce düşünmesi ve kendisini ifade etmesini istemez!..
Biat etmesini bekler.
İşte burada “Din” kullandığı en etkin güçtür.

•••

2014, “Teokratik Monarşinin” temellendirildiği bir yıl olarak geçti!..
Açık tehlike buradaydı.
AKP, 2015 seçimlerine kadar “Teokratik Monarşiyi” yerleştirmeye çalışacak!..
Demokrasiden ayrılmayanlar için önümüzde tek mücadele meydanı  seçimler kalıyor.
Anlaşılan o ki; 2015 genel seçimleri, çağdaş ülke olabilmenin son umudu haline geldi.

•••

Aslında bu gün daha umut dolu şeyler yazmayı tasarlamıştım.
Olmadı, yine kasvetli kelimeler dökülüverdi.
Bağışlayın ama, böyle umursamaz bir şekilde çoğunluk yoluna devam ederse gelecek çok aydınlık olamaz!.. Beni tedirgin eden bu durum!..
Görülen o ki; umut ve sorumluluk, yalnızca Birleşik Haziran Hareketi’nin sırtında kalacak!..
Yeni yılınız kutlu olsun!.