Yırtık zaman*
HANDE DEMİRCİOĞLU HANDE DEMİRCİOĞLU
Öfkeliyim. Olgular akılsız, vicdansız bir dille çarpıtılmakta. Ceberut söylemin fütursuzca kendini var edebildiği, korku toplumunun inşa sürecinde hadiseler giderek çetrefil bir hal alıyor.

Aylardan Mayıs. Tazelenmenin, çiçeklenmenin oluşması beklenen doğanın uyanışta olduğunu varsaydığımız günler. Belki ya da Şimdi ihtimalinde… Puslu bir bahar sabahı, kurşuni gökyüzünün altında, HAKİKATten kopuş. Sessiz, derin bir kopuş. Ruhun aşındırılması, direnme gücümüzün sınanması. İktidardan başlayarak muhiplerine uzanan, bulantıyı arttıran eylemler silsilesi. BELLEKSİZleştirme çabası!

İktidarı eline geçirenlerin ince hesaplarla itinayla uyguladığı kimliksizleştirme, itibarsızlaştırma stratejileri. Başka bir deyişle GLADYOnun önlenemez yükselişi.

Karar verildi, kuklalar devrede. Yıkamadıkları, bitiremedikleri SOLcular, bir kez daha suçlu/fail ilan edildi. Ya da bu çabaya girişildi… Sahnelenen oyunlar kapital düzenin beceriksiz, ucuz bir temsili. 
  
Boşluğu ya da parçalanmışlığı ile yüzleşemeyenler, masklarını takarak tazelenmiş bir makyajla, ezberini en güçlü şekilde haykırmakta. Akli dengesizlikler. Gözden uzaklaştırma şifreleri otoriteler tarafından, topluma şırınga ediliyor. Yaşanmışlıklar… Yıkım. 
    
Postmodern kakofoni içinde önünden geçtiğimiz heybetli binalar, arşınladığımız sokaklar, gündeliğin vasatlığında anlamını yitiren birer dekor.

Devrim. Aşkla, sabırla, dayanışmayla adım adım yürüdüğümüz bir yol… Elimizden geldiğince direndiğimiz, vazgeçilemeyen yıldızlı gecelerimiz… Oyun, yeniden yazılıyor…
*sürecek