YÖK’ten ‘yetersizlik' itirafı: Akademisyenler, dil için yurtdışına gönderilecek
10.07.2018 07:45 GÜNCEL
Doçentlik için asgari dil şartı puanının iktidarın talebi üzerine düşürülmesi, akademide dil yetersizliği sorununu gündeme getirdi. YÖK, ‘akademisyenlerin dillerini geliştirmek’ amacıyla yurtdışı projesi başlattı

MUSTAFA MERT BİLDİRCİN

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kaldırılan yardımcı doçentlik kadrosunun yerine getirilen “Doktor Öğretim Üyesi” kadrolarına yapılan atamaların yarattığı dil yetersizliği sorunu derinleşti. YÖK, doktora derecesine sahip araştırma görevlileri ile öğretim görevlileri ve doktor öğretim üyelerinin yabancı dil eğitimini desteklemek amacıyla burs programı başlattı. Her yıl yurtdışına gönderilecek 400 akademisyene aylık 2 bin 500 lira destek sağlanacak.

Erdoğan’ın talebiyle kaldırılan yardımcı doçentliğin yerine getirilen yeni unvana yapılacak atamalar için ilk olarak, “Doçentlik için asgari dil şartı”nda düzenlemeye gidildi. Öğretim üyeleri, “Doktor Öğretim Görevlisi, Doçent” ve “Profesör” olarak kademelendirilerek doçentlik için gereken dil barajı 65’ten 55’e düşürüldü.

Doktorasını tamamlayan öğretim üyelerinin yeni kurulan üniversitelerle “buluşması” amacıyla, “Akademik kariyer platformu” kuruldu ve atamalarda yetki üniversitelere bırakıldı. Bu süreçte yaklaşık 37 bin Yardımcı Doçent, “Doktor Öğretim Görevlisi” adıyla oluşturulan yeni kadroya geçirildi. Bütün bu düzenlemeler akademide, “Dil bilmeyen bir doçent nasıl bilimsel yayın yapacak?” tartışmalarına neden oldu.

Yıllık maliyet 6 milyon TL

Akademideki dil sorunu derinleşince harekete geçen YÖK, “Yurtdışı Dil Eğitim Bursu” projesi kapsamında her yıl 400 akademisyenin 2 ila 6 ay arasında yurtdışına dil kursuna gönderilmesini kararlaştırdı. Akademisyenlere verilecek burs miktarının aylık 2 bin 500 lira olacağı belirtildi. Yıllık toplam maliyeti 6 milyon lirayı bulacak bursun YÖK bütçesinden karşılanacağı bildirildi. Dil eğitim bursuna ilişkin YÖK’ten yapılan açıklamada, “Hizmet süresi en az üç yıl olan, son beş yıl içinde yabancı dil sınavından en az 50 ve en fazla 64 puan aldığını belgelendiren akademisyenler başvurabilecek” denildi.

‘Objektif atama kriterleri olsaydı...’

Akademik unvana sahip kişilerin, “Dillerinin geliştirilmesi” gerekçesiyle yurt dışına gönderilmesinin ironik olduğunu söyleyen Eğitim Sen Yükseköğretim Sekreteri Özgür Bozdoğan, “Akademideki atamalarda liyakat esas alınsaydı, böyle bir projeye gerek kalmayacaktı” dedi.

Akademik kariyerin devamı için asgari bir dil yeterliliğe sahip olunması gerektiğini söyleyen Bozdoğan, “Bir akademisyenin ÖSYM’nin yaptığı dil belirleme sınavından 55 puan alması belli bir yeterliliği gösterir, ancak demek ki YÖK bu sınavı yeterli görmüyor” diye konuştu.

Akademisyenlerin düzenli aralıklarla yurt dışına çıkması ve seminerlere katılması gerektiğinin altını çizen Bozdoğan, şöyle konuştu:

“Akademinin uluslararası yayın kriterleri var. Akademisyenlerin niteliğini düşürerek kendi kadrolarını akademiye atıyorlar. Bu projeyle de kendi atadıkları akademisyenlerin yeterliliklerinden duydukları kaygıyı gidermeye çalışıyorlar. Akademik atamalarla ilgili kriterlerin düşürülmesiyle yapılan atamalara güvenemedikleri için böyle bir adım atıldı. Akademiye yapılan atamalardaki kriterler objektif olsaydı böyle bir projeye gerek olmayacaktı. YÖK daha önce farklı programlarla akademisyenleri yurtdışına gönderdi ama ‘Dil öğrenmek’ amacıyla gönderilmeleri çok vahim.”

‘Binlerce akademisyenin dili yetersiz’

Yükseköğretim kurumlarındaki dil yeterliliği birçok defa tartışmalara konu oldu. YÖK’ün 2016 yılında başlattığı, “Akademisyenler için İngilizce Konuşma Geliştirme Projesi” kapsamında 150 bin akademisyen dil kursuna tabi tutuldu.

British Council’in Yükseköğretim Kurulu (YÖK) işbirliği ile yayımladığı, “Türkiye’de Yükseköğretim Kurumlarında İngilizce Eğitimi” başlıklı raporda, binlerce akademisyenin dillerinin yetersiz olduğu belirtilerek, “Bu yetersizlik bilim hayatı önünde bir bariyer oluşturuyor” denildi. Bazı ülkelerin büyükelçilerinin Türkiye’de yabancı dille eğitim yapılan programlarda okuyan kendi vatandaşlarının konuya ilişkin şikâyetlerini YÖK’e ilettiği bildirildi.