Yunan seçimleri neden önemli
HAYRİ KOZANOĞLU HAYRİ KOZANOĞLU

Yunanistan Radikal Sol Koalisyonu, SYRİZA’nın seçim başarısı bu kâbus gibi zamanlarda yüreğimize su serpti. Tüm sol güçler için bir umut oldu. SYRİZA’nın kardeş partisi ÖDP için de, bir anlamda radikal sol bir koalisyon olan BHH için de örnek alınacak bir deneyimle karşı karşıyayız. SYRİZA’nın barikatı, Troyka adı verilen IMF-Avrupa Komisyonu- Avrupa Merkez Bankası’nın “İstikrar programına” karşı kurduğunu düşünürsek, daha geniş anlamda sol güçler de ufkunu Yunanistan’a doğru genişletebilir. Çünkü AKP mezhepçi faşizmine karşı direnme iradesi sergileyebilecek CHP ve HDP de, tüm emek ve demokrasi güçlerini nasıl bir araya getirebileceklerini düşünme ve halkın önüne gerçekçi bir tasarım koyabilme sorumluluğuyla karşı karşıyalar.

İsterseniz şimdi 10 maddede, “SYRIZA’nın seçim başarısı neden önemli?” sorusunu cevaplamaya çalışalım.
1) İlk defa bir AB ülkesinde Marksist kökenli sol güçler hükümet etme olanağı bulacak.

2) Yunan İç Savaşı’nda ve Albaylar Cuntası döneminde çetin mücadeleler vermiş, ağır bedeller ödemiş komünist-sosyalist hareket direnme kararlılığının meyvelerini  sonunda topluyor.

3) Homojen bir parti değil; değişik meşreplerden sosyalist, ekolojist, feminist güçleri, tek tek aydınları ve bireyleri bir araya getiren şemsiye bir örgüt, gevşek bir koalisyon, ciddi bir seçim başarısı yakalıyor.

4) Sandıkla-sokağı karşı karşıya getirmeden, tam tersine ikisinin sinerjisini açığa çıkartan bir sentez sonuç veriyor. SYRİZA, Sintigma meydanı ile özdeşleşen, ekonomik krize karşı direnme, sokaklarda var olma, kriz mağdurlarıyla dayanışma pratiğini ve heyecanını seçim düzlemine aktarma, potansiyel enerjiyi oya tahvil etme stratejisini etkinlikle uyguluyor.

5) Troyka  zihniyetine; krizin faturasını emekçilere, emeklilere, sade yurttaşlara çıkaran neoliberal tasarıma karşı Avrupa’da ilk etkili tokat Yunanistan’dan geliyor.

6) Onurlu bir halk olan Yunanlılar, “uzo içmek, sirtaki oynamak, siesta yapmaktan” başka kaygısı bulunmayan, “tembel ve müsrif Yunanlı” imajına tepkisini sandıkta ifade ediyor.

7) Selanik Programı’yla, kalem kalem, avro avro, “Alternatifin ne?”, “Kaynağın nerede?” sorularına cevap getiriliyor. Böylelikle krizden çıkışın yol ve yöntemleri ayrıntılarıyla ortaya konuluyor.

8) Latin Amerika’da, Hugo Chavez’in Venezuella’daki seçim başarısıyla ivme kazanan sol rüzgârın Avrupa’daki iz düşümü Yunanistan’dan yelken açıyor. İspanya, Portekiz, İtalya ve başka örneklerin sıraya dizilmesi umudu filizleniyor.

9) Özellikle sola karşı bir tuzak olarak düşünülen, özünde anti demokratik, birinci partinin 50 milletvekili bonus kazanması tuzağı bumerang gibi düzen güçlerini kendi kazdığı tuzağa düşürüyor.

10) Kemer sıkma politikalarına teşne olan PASOK benzeri sosyal demokrat partilerin ibret alınacak sonu Yunanistan’da en kalın çizgilerle ortaya çıkıyor. Derviş programını uygulayan DSP’den  yeterince ders almayan CHP’ye yeni bir erken uyarı da Atina’dan geliyor.

Neyse şimdilik Yunanistan vakasının keyfini yaşayalım. Yarından tezi yok, başka bir Türkiye umudunu yeşertmek için kafa yoralım.