Yurter Özcan'dan geçen haftaki davanın dökümü: ‘Atilla bu işin içinde’ görüşü öne çıkıyor
24.12.2017 08:44 DÜNYA
ABD’de devam eden davada jüri üyeleri, kararı 2018’e bıraktı. CHP ABD Temsilcisi Yurter Özcan “Tek bir jüri üyesinin bile Atilla için önemi büyük. Jürinin içinde Atilla bu işte görüşü öne çıkıyor” ifadelerini kullandı

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF Washington @omurkeyif

‘ABD, Atilla’ya Karşı’ davasında, haftanın son günü jüri toplantısından sonuç çıkmayınca, görüşmeler Noel ve yeni yıl tatili sonrasına, 3 Ocak’a ertelendi. Yeniden topanacak 12 jüri üyesi, Atilla’nın suçlu ya da suçsuz olduğuna oy birliğiyle karar verecek. Şayet jüri kesin şekilde karar veremediğini açıklarsa, davanın düşmesi ve yargılamanın yeniden yapılması söz konusu olabilir. Bu anlamda tek bir jüri üyesinin bile Atilla için önemi büyük. Jüri, Atilla’nın suçlu olduğuna kanaat getirirse Hâkim Richard Berman Atilla’ya verilecek cezaya karar verecek. Bu sürecin aylarca sürebileceği belirtiliyor.


Rıza Sarraf’ın Mart 2016’da Florida eyaletinde tutuklanması sonrası, ön duruşmalarla başlayan davayı, başından beri yakından takip eden isimlerden, CHP’nin ABD Temsilcisi Yurter Özcan, davada gelinen son noktayı, yaklaşık 20 gün süren esas duruşmalarda yaşanan gelişmeleri BirGün’e değerlendirdi. Kendisiyle Sarraf’ın tutuklanmasından hemen sonra yaptığımız bir röportajda, Sarraf’ın Savcılık’la anlaşacağını ifade eden Özcan, hükümetin ‘diplomatik çaba’larının da ters teptiği kanısında.

>> Duruşmaların ardından jüriyle ilgili intibanız ne oldu?
Duruşmaları çok dikkatli izlediler. Öğrenme sürecinde birçok detaya hâkim olduklarını hissettim. Ama bu çok komplike bir dava, o nedenle karar verirken çok acele edeceklerini düşünmüyorum.

>> Sarraf’ın durumuyla ilgili izleniminiz ne?
Kendisine isnat edilen yedi suçu kabul etti. O yüzden yargılanmıyor, yani her koşulda suçlu. Bu iş birliğinden dolayı ciddi bir indirim alacaktır ama onun da hapis cezası alacağını düşünüyorum.

>> Amcasıyla telefon görüşmesinde 10 yıldan bahsediyor. Savcılıkla bu konuda anlaştı mı?
Belki onun kafasındaki hedef o olabilir ancak şu anda 130 sene civarında hapisle yargılanıyor. Yüzde 90 indirim alsa bile, ki sanmıyorum, bu 13 sene eder.

‘Soruşturma devam ediyor’
>> Yeni iddianamelerin olabileceği düşünülüyor mu?
Bu davanın hukuki anlamda bir son değil başlangıç olduğuna inanıyorum. Yeni iddianame ve davalar gelebileceğini düşünüyorum. Savunma, Atilla’yı ilk sorgulayan FBI ajanının tanıklık yapmasını istedi. Talep kabul edilmedi, sebebi de soruşturmanın hâlâ devam etmesiydi. Devam eden bu soruşturma kapsamında, Sarraf’ın konuşmaya devam ettiğini ve başka şeyler de anlattığını düşünüyorum. Çünkü işbirliği devam ediyor ve bu işbirliği uyarınca Sarraf’ın bildiği her şey anlatması lazım.

>> İddianamenin merkezinde Halkbank var. ABD Hazine Bakanlığı, bankaya bir ceza verilip verilmemesine karar verecek. Nasıl etkileri olur olası cezanın?
Çıkacak potansiyel cezanın büyüklüğünü kestirmek zor. Emsal davalarda, birkaç yüz milyon dolardan milyarlarca dolara kadar çeşitlilik var. Umarım olmaz ama Türkiye’ye çıkacak bir ceza Türk ekonomisini ciddi etkiler. Davada Halkbank kurumsal olarak yargılanmıyor ama iddianamenin ve soruşturmanın merkezinde. Örgütlü suç isnat edildiği için bir ya da iki kişinin suçlanmasıyla bitecek bir olay değil bu. O yüzden zaten ABD Hazine Bakanlığı farklı bir süreçle değerlendirip karar verecek.

>> Cezayı verirken neyi esas alıyorlar?
Muktesebatı çok karmaşık. Ne kadar gedik açılmış, yapılan işlemlerin hacmi, sıklığı, bunu yapan bankanın özellikleri gibi maddeleri göz önüne alıyorlar. Diğer emsal davalarda dikkatimi çeken şu oldu; Avrupa bankalarında ya da şirketlerde örneğin, diyorlar ki “İran’la iş yapmanın riskli olduğunu biliyorduk ama alacağımız potansiyel cezadan fazla banka olarak kâr edeceğimizi öngördüğümüz için bu riski aldık”. Burada ise Halkbank’ın kazandığı pek bir şey yok, bu işi iteleyen, siyasetçilerin ve bürokratların kazanacağı potansiyel rüşvet.

>> Mahkemenin gözünde nasıl bir etkisi var bunun?
Hem işin ciddiyetini hem de suçun kapsamını artırıyor. Savcılık bunu şöyle açıkladı; örgütlü suç söz konusu olunca, bu suça az ya da çok, bir şekilde dahil olduysanız suçlusunuz. Bu açıklama Atilla’nın durumuyla alâkalı kafamızı netleştirdi. Atilla pek çok kere dile getirildiği üzere rüşvet almamış ama bazı detaylarda, bu şemada yol gösterici olduğu ve fikir verdiği ortaya çıkıyor. Mahkemede oluşan intiba Atilla’nın bu işten haberdar olduğu ve işlenen suça kafasını çevirdiği. Aşırı derecede katılımı olmasa bile örgütlü suç tanımına göre, suçlu durumuna düşüyor.

>> Atilla, tanıklığı sırasında, yapılan işlemlerdeki paranın İran devletine ait olduğunu bildiğini söyledi. Bunun bir etkisi olur mu jüri kararına?
Mahkemeye konu olan bu işin kapsamı, İran devletine ait olan bir paranın, kökenini ve gittiği yeri gizlemek. Atilla çapraz sorgu sırasında genel olarak oldukça başarılıydı, ama ifadesinin sonunda o paranın İran devletine ait olduğunu bildiğini söyledi. Kendisini suçlu çıkardı. Bu durum Savcılığın ve salondaki bazı kişilerin dikkatini çekti.

>> Hüseyin Korkmaz’ın tanıklığı konusunda Hâkim Berman’da şüphe oluştu mu?
Sanmıyorum. Korkmaz’ın Türkiye’den kaçak yollardan ayrıldığını, o kanıtları illegal şekilde edinip ABD’ye getirdiğini mahkemenin başından beri biliyoruz. Ki bu savcılığın aylar önce dosyaya koyduğu dokümanda net şekilde anlatılmıştı. Demişlerdi ki, ‘Biz ABD olarak gidip illegal şekilde bunları elde etmedik. Bunlar Türkiye’den bir Türk vatandaşı tarafından çıkarıldı ve bize burada verildi.’ Böyle olduğu için bu bir suç olarak görülmüyor. Öte yandan Korkmaz’ın getirdiği delilleri Sarraf da onaylıyor. Birden fazla teyitleme var.

>> Gülenci olduğu kanıtlanırsa dava düşebilir mi?
Evet. Savcılık kendisine Gülen’le ilişkisi olup olmadığını duruşmalarda birkaç kere sordu. O da yemin altında, herhangi bir alakası olmadığını beyan etti, eğer yalan söylediği ortaya çıkarsa, bu hem davayı düşürür hem de Korkmaz hapis cezası alır. Hükümetin bu davayı düşürmek için yapacağı tek bir şey vardı, o da Korkmaz’ın yemin altında yalan söylediğini ispatlamak, Fethullahçılarla organik ilişkisini ortaya koymak, ama çıka çıka ne olduğu belli olmayan bir mektup çıktı ortaya.

>> Bu davaya konu olan işlerde ne çapta bir para döndüğünü tahmin ediyorsunuz?
Toplamda hiçbir zaman bir rakam telaffuz edilmedi. Ama Sarraf ödediği rüşvetler ve diğer harcamalar dışında eline kalan paranın 100-150 milyon dolar arasında olduğunu söyledi. Ve kazandığı paranın da binde dört, beş oranında olduğunu söyledi. Eğer böyleyse, kaba hesapla 25-30 milyar dolar civarı bir para demek olur.

***

‘Halk faturayı çoktan ödemiş’

Yurter Özcan: “Kimse Türkiye’ye İran’la iş yapmayın dememiş. Aldığınız petrol doğal gaz karşılığı, Türkiye’de yapılan tarım ürünü, medikal cihaz, ilaç satın demiş. Biz 2010-2015 arasında İran’dan aldığımız 10 milyarlarca dolarlık doğalgaz ve petrol karşılığı, 10 milyarlarca dolarlık mal satabilirdik. Ekonomiye büyük katkısı olurdu bu ticaretin. Bunu yapabilmek için işi legal olarak yapabilmek gerekiyordu. İş legal olarak yapılsaydı zaten bu siyasetçiler, Sarraf, bürokratlar para kazanamayacaktı. Onlar rüşvet yiyebilsin diye koca ülkeyi 10 milyarlarca dolarlık ihracattan men ettiler. En büyük ihanet bu. Halihazırda biz faturayı ödemişiz zaten halk olarak, yıllar boyunca. Halkbank’a gelen fatura ikinci fatura olacak Türkiye’ye.”