Zaptedilecek meydanlar
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Yarın 1 Mayıs. işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü. Yani,vahşi kapitalizme, emperyalist barbarlığa ve neoliberal yıkımlara karşı sokakları zaptetme günü. Egemenlerin daha fazla sömürü daha fazla kâr hırsları uğruna Dakka'da üç kuruş paraya konfeksiyon atölyelerinde yaşamlarını yitiren Bangladeşli tekstil işçilerinden Johannesburg'da kurşuna dizilen madencilere, Halep'te iflbirlikçi taşeronların bombalarının kurbanı olan yoksul tarım işçilerinden
Tuzla cehenneminde can veren liman işçilerine kadar, dünyanın bütün emekçileri
için sokakları kuşatma zamanı.

1 Mayıs vaşli kapitalizme karşı sınıf mücadelesinin enternasyonal birikiminin adıdır. Şikago’daki direnişten 77 Taksim
katliamına, Sintagma’daki başkaldırıdan Puerta Del Sol’daki öfke seline 127 yıllık bir gelenektir bu. Öfke selidir 1 Mayıs.

Bastil'den Potsdamer Platz’a, Tahrir’den Merdeka‘ya, Trafalgar’dan Kızıl Meydan’a dalga dalga büyüyecek bu öfke. Daha
fazla sömürü, daha fazla kâr peşinde koşan zorbaların iktidarına karşı, zaptedilecek dünyanın tüm sokakları el ele, kol kola, omuz omuza.

•••

Özgürlüğün, eflitliğin, kardeflliğin sesini taşımak için akın edilecek meydanlara. Umudu büyütmek için, emekçilerin sesi
yankılanacak meydanlarda. ınsanca yaşam, insanca düzen için alanlar doldurulacak. Sindey’den, Hong Kong’a, Şanghai’den Karaçi’ye, Tahran’dan Montréal’e kadar emekçilerin sloganları inletecek ortalığı. Rengi, dini, teni ne olursa olsun
yer kürenin dört bir tarafında halklar sokaklardan esen iş-ekmek-özgürlük sloganlarıyla güne başlayacak.

Dünyanın tüm ezilenleri, aynı göğün altında bir arada olacak, aynı ezgiyi mırıldanacak. Santiago’dan Wellington’a, Manila’dan Naorobi’ye, Viyana’dan Lizbon’a dünyaı›n tüm başkentleri aynı coşku seline sahne olacak.

•••

Melbourne’de emekçiler alanları terk ederken New York’ta “işgalciler” yeni yeni alanları doldurmuş olacak. Berlinli anarşistler evlerine dönerken Porto Alegre’deki topraksız köylüler benzer özlemler için kuşatacaklar alanları. Gün onların, yani işçilerin, emekçilerin, ezilen tüm toplumsal katmanların günüdür.

Hiç bir dinin, hiçbir “kutsal” kitabın, rengin, tenin, dilin ayırmaya yetmeyeceği bir kardeşlik bağıyla baplanacaklar birbirilerine 1
Mayıs'ta. Emektir onları bir araya getiren. Gelsenkirschen’de kürek sallayan madenci de Accra’da altın madenlerinde köleliğe
mahkum edilen işçi de benzer düşler için yollara düşecek. Emeğin evrenselliğidir milyonlarca emekçiye aynı düşü gördüren. Etnik çatışmaların harabeye çevirdiği Keşmir’de Hintlisi Pakistanlısıyla, utanç duvarlarıyla kuşatılan Kudüs’te Arabı Yahudisiyle, küllerinden yeniden doğmaya çalışan Grozni’de Çeçeni Rusuyla tüm halklar düşmanlıkları bir kenara bırakarak yürüyecek, ayrılıklar farklılıklar bir kenara bırakılacak. Meydanlar; parasız eğitim, parasız sağlık, herkese insanca yaşayabileceği barınma hakkı için, güvencesiz, esnek çalışma sistemine ve özelleştirmelere karşı, emperyalist müdahalelere, savaşlara ve işbirlikçi politikalara dur demek, kardeş halklarla dayanışmak için dolacak. Evet, şimdi her zamankinden de güçlü şekilde sokakları doldurmanın zamanı. Emperyalist barbarlığa, vahşi kapitalizme ve neoliberal yıkımlara karş›, "eşitlik, özgürlük, kardeşlik" şiarıyla meydanlar zaptedilmeli. Haydi 1 Mayıs'a...