Zevahiri kurtarmak
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

AKP, dış politikasını revize etmeye başladı. Elbetteki kendi iradesi ve isteğiyle değil. “Büyük birader”in kulak bükmesiyle. Dışişleri Bakanı Davutoğ-lu’nun dün sona eren iki günlük Irak ziyareti, Suriye’ye giden mühimmat yüklü
TIR’a el konulması, Erdoğan ve hükümet kanadından gelen El Kaide ile ilişkimiz yok açıklamaları ABD’nin Ortadoğu politikalarında yeniden yapılandırmaya gitmesiyle ilgili...

Bu yapılandırma Washington’un Ortadoğu’da duvara çarpan politikalarının eseri. Müslüman Kardeşler üzerinden bölgede Sünni eksen inşa etme gayretleri sekteye uğrayan ABD, Irak, İran, Suriye üçgeninde mevcut politikalarında kısmi değişikliğe gitmek zorunda kaldı.

Bu kapsamda Washington ardı ardı-na üç hamlede bulundu: Nükleer müzakereler için Cenevre’de İran ile masaya
oturdu, Kerry alelacele İsviçre’ye giderek İranlı mevkidaşı Zarifi ile buluştu. Suriye’de uzun vadede kendi bölgesel çıkarlarına zarar vereceği gerekçesiyle El Kaide uzantılı radikal İslamcı gruplar yerine daha “ılımlı” unsurlara destek vermeye başladı. Irak’ta ise Tahran’ın etki alanındaki Şii Nuri El Maliki yönetimi ile buzları eritme yoluna gitti.

• • •

“Komşularla sıfır sorun” şiarıyla çıktığı yolda “Sıfır komşulu” bir Türkiye yaratmayı başaran Davutoğlu bu sirkülasyon içerisinde soluğu Bağdat’ta aldı. AKP’nin iflas eden dış politikasının enkazını toparlamaya çalışan Davutoğlu, “Süreçte üçüncü bir tarafın etkisi yok, beyaz sayfa açıyoruz” dese de kimseleri inandırabilmiş değil.

Davutoğlu’nun Bağdat’taki açıklamaları trajikomik. Bol bol mezhepçi, etnik politikaların zararlarından bahseden Davutoğlu, bir de mezhep ve etnik çatışma çıkarmak isteyenlere karşı birlik olalım çağrısı yapmaz mı! Şaka gibi, ama değil.

Uzun süredir bölgede mezhepçi bir dış politika yürüten, Sünni eksenli cephe kurma girişiminin mimarlığını yapan Davutoğlu mezhepçi politikalardan şikâyet ediyor. Davutoğlu’nun “Suriye’de şiddet yanlısı grupların yanında olmadık. Ne Türkiye’de ne de bölgemizdeki topraklarda şiddete müsamaha göstermeyeceğiz” dediği saatlerde ise Suriye Ulusal Koalisyonu İstanbul’da Cenevre’ye gidip gitmemeyi tartışıyordu.

• • •

El Kaide ve bağlı unsurlara verdikleri destek ayyuka çıkan ve bu nedenle gittikleri başkentlerde ‘El Kaide’yi destekliyorsunuz’ sorularına maruz kalan AKP’liler baltayı taşa vurduğunun farkında. Davutoğlu Bağdat’ta radikal unsurlardan şikâyet ederken, Başbakan Erdoğan İsveç’te El Kaide’yi değil ÖSO’yu desteklediklerini itiraf etmek zorunda kalıyordu. ÖSO’yu oluşturan bileşenlerin çoğunluğunun El Kaide bağlantılı El Nusra ile birlikte hareket ettiğini, ortak bir İslam ordusu kurma kararı aldıklarından haberi yok herhalde!

Erdoğan’ın İsveç başbakanıyla basının karşısına çıktığı saatlerde Adana’da El Kaide’ye giden bir TIR’da yapılan aramada binlerce roket başlığı ele geçirildi. Ardından da Ege’de içinde binlerce kalaşnikof bulunan bir gemiye el konuldu. Öncesinde de Erzincan merkezli El Kaide operasyonunda onlarca kişi gözaltına alınmıştı.

Uzun süre El Nusra ve diğer radikal grupları himayesine alan AKP hükümetinin vekaleten savaştırdıkları gruplara
karşı operasyon yapması kafaları karıştırmasın. Bütün bu operasyonların manevra olduğu çok açık. Haliyle ele geçirilen silahlar bir mizansenden ibaret. Erdoğan hükümeti bir imaj operasyonuyla zevahiri kurtarma derdinde. Zira bu günlerde hem içeride hem de dışarıda bu imaja çok fazla ihtiyaçları var!