Zorunlu BES kimi ‘bes’liyor?
31.12.2016 09:44 ÇALIŞMA YAŞAMI

UTKU NAR
DİSK Genel-İş Sendikası
Antalya Muratpaşa Belediyesi İşyeri Sendika Temsilcisi

İç ve dış politikadaki yoğun gündemin gözlerden gizlediği, çalışma hayatını yakından ilgilendiren Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) 1 Ocak itibariyle yürürlüğe girecek. 45 yaş altı ücretli çalışan herkesi kapsayacak olan bu sistem, birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. 90’lı yıllardan itibaren başlayan, kamusal emeklilik sisteminin ve sosyal güvenliğin özelleştirilmesi ve piyasaya terk edilmesine yönelik atılan adımlardan biri olan bu düzenlemenin bir emeklilik programı değil, uzun vadeli bir bireysel tasarruf sistemi olduğunun en başta altını çizmeliyiz.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü’nün (DİSK-AR) hazırladığı Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Raporu’nda, düzenleme ile ilgili gözlerden gizlenen birçok gerçek, geçmiş yıllardaki verilerle ve uygulamalarla kıyaslanarak ortaya çıkarılıyor.

Bu rapor dahilinde düzenleme ilgili hayati önem taşıyan bazı bilgileri aktaralım:

»45 yaş altı kamu ve özel sektörde ücretli bir şekilde çalışan herkes, 1 Ocak’tan itibaren kademeli olarak otomatik/zorunlu şekilde bu sisteme katılacak.

»Sisteme katılacak bağımlı çalışanlardan sosyal güvenlik primine esas brüt kazançlarının yüzde üçü oranında kesinti yapılacak.

»Sosyal güvenlik sisteminin olmazsa olmazı olan işveren katkısı bu sistemde geçerli olmayacak.

»İşveren istediği sigorta şirketi ile anlaşma yapabilecek. Çalışanların istediği sigorta şirketini seçme şansı, bu düzenleme ile kısıtlanacak.

»Zorunlu BES’e ilk girişte devletin her çalışana bin liralık bir katkısı olacak.

»Sisteme otomatik/zorunlu olarak giren çalışanlar, emeklilik planına dahil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi takiben, 2 ay içinde (2 ay sonra değil!) sözleşmeden cayma, yani sistemden çıkma hakkını kullanabilir.

»Çalışanlar 2 ay içinde sistemden çıkma hakkını kullandığında, yatırdığı primler ve bunların getirisi on iş günü içinde kendisine ödenecek.

»2 aylık süre dışında da, çalışanlar sistemden istediği zaman çıkabilme hakkına sahip, ancak bu durumda devlet katkısı alamama ve başka türlü kesintilerle karşılaşma riski ile karşı karşıyalar.

»Yukarıda da belirttiğimiz şekilde, BES şirketleri işverenler tarafından, kendilerine sağlanacak avantajlar temelinde seçilecek.

»BES şirketi ve işverenle yapılacak anlaşmaya göre, sistemden çıkma yani cayma işlemi uygulamada işverenin keyfiyetine dönüşebilecek. Bu noktada sendikasız çalışan işçilerin sistemden çıkması ve sözleşmeye karşı olması oldukça zor olacak.

»Sistemde en az 10 yıl kalan ve 56 yaş koşulunu tamamlayan asgari ücretli çalışan, devlet katkısı ile birlikte ayda sadece 80-90 TL aralığında bir gelire sahip olacak.

»Prime esas ücretin yüzde 3’ü oranında yapılacak kesintiye göre; asgari ücretlilerden ayda 50 TL’lik bir kesinti yapılacak. Ücreti daha yüksek olanlardan daha fazla kesinti yapılacak. [1]

DİSK-AR’ın hazırladığı rapordan çıkan sonuçlar bu şekilde. Sosyal güvenlik sisteminin altının oyulduğu, emeklilikteki kamusal güvencenin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir dönemde, Zorunlu BES, sermayenin BES’lenmesinden başka bir amaç gütmemektedir. Söylenildiği şekliyle, BES bir emeklilik ve sosyal sigorta programı değil, uzun vadeli bir bireysel tasarruf sistemidir. Zorunlu BES, sisteme dahil olanlara, elle tutulur bir getirisi olmayan, işverenlere büyük avantajlar sağlayan, finansal sermayeye ve özel sigorta şirketlerine kaynak sağlamak üzerine kurulmuş bir sistemdir. Uygulama, kamusal sosyal güvenlik sisteminin özelleştirilerek, piyasaya teslim edilmesine dönük, 90’lı yıllardan beri atılan adımlardan bir tanesidir.

Bu noktada, siyasi partilerin ve sendikaların etkin bir şekilde mücadele vermesi gerekmektedir. Kıdem tazminatının fona devri, taşerona kadro aldatmacası, kiralık işçi büroları gibi uygulamalarla, “modern kölelik” sistemini kurumsal hale getirmeye çalışan siyasi iktidara karşı, emek cephesinin daha örgütlü ve bilinçli hareket etmesi, gündemin ve akabinde yaratılan suni algının girdabında boğulmaması gerekmektedir. İşsizliğin her geçen gün arttığı, iş güvencesinin ortadan kalktığı, sosyal hakların gasp edildiği, kamusal olan her şeyin piyasanın kaderine terk edildiği bir momentte, toplumsal muhalefet, pusulasını sınıf eksenine kaydırmak zorundadır.

[1] http://disk.org.tr/2016/09/soru-ve-yanitlarla-zorunlu-bireysel-emeklilik-sistemi-bes-raporu/