10 kişinin öldüğü yangınında takipsizlik kararı: Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu'ndan suç duyurusu
Eskişehir Seyitgazi’de 10 kişinin yaşamını yitirdiği orman yangınına ilişkin soruşturmada verilen takipsizlik kararı adliye önünde protesto edildi. Emek ve Demokrasi Platformu “Sorumluları aklayamazsınız” derken, CHP’li Utku Çakırözer savcılığın TTB raporundaki uyarıları bile incelemediğini vurgulayarak “Bu ölümler kader değil, ihmal var” dedi.

Eskişehir Seyitgazi ilçesine bağlı Fethiye ve Büyük Yayla mahallelerinde 22 Temmuz’da başlayan ve 5 orman işçisi ile 5 AKUT gönüllüsünün yaşamını yitirdiği orman yangınına ilişkin yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildi.
Kararın ardından Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, bugün adliye önünde bir araya gelerek kararı protesto etti.
Adliye önünde yapılan açıklamaya Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve Eskişehir halkı destek verdi.
Soruşturma hakkında takipsizlik kararı verilmesi üzerine suç duyurusunda bulunan Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, ''Ormanlar yanıyor, memleketini savunan işçiler katlediliyor, sorumlular aklanıyor, iktidar seyrediyor; bu çürümüşlüğü birleşerek durduracağız!'' ifadelerini kullandı.
Suç duyurusunun ardından adliye önünde basın açıklaması gereçekleştirildi.
''AKLAYAMAZSINIZ, HESAP VERECEKSİNİZ''
Açıklamada, Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan SOL Parti PM üyesi Avukat Mert Yedek şu ifadeleri kullandı:
"Göz göre göre yaşanan bu cinayete bugüne kadar iktidar tarafından sorumluların hesap vereceğine dair tek bir açıklama dahi yapılmadı. 75 hektarlık verimli orman arazimiz tedbirsizliklerle, ihmallerle yok olurken güvencesiz çalışma koşulları altında 10 arkadaşımızı iş cinayetine kurban verdik. Platformumuzun yaptığı önceki açıklamalarda da konunun takipçisi olacağımızı ve sorumlular hesap verene kadar mücadele edeceğimizi belirtmiştik. Bugün de Eskişehir Adliyesi önünden haykırıyoruz, aklayamazsınız, hesap vereceksiniz diyoruz.
Söz konusu yangının ardından başlatılan soruşturmada, sorumluların tespit edilmesi iddiasıyla açılan dosyada Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6 Ekim 2025 tarihinde “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmesini öfke ile öğrenmiş bulunuyoruz. Takipsizlik kararı verilmesine gerekçe ise yangının çıkışına sebep olan vakıanın tespit edilememesi olmuştur. Başka bir anlatımla savcılık makamı sadece yangının çıkış nedeninde kusur araştırması yapmıştır. Fakat yangın gerçekleştikten sonra ihmallerle 10 canımızı yitirdiğimiz arkadaşlarımızın ölümüne neden olanlar soruşturmaya dahil bile edilmemiştir.
Sorumlular yargı eliyle açıkça aklanmaktadır. İşte tam da bu nedenle, bugün Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerince ilgili ağır kusuru bulunan kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmak için buradayız. Asgari önlemlerin alınmasına uygun politika bile geliştiremeyen bir düzenin içerisinde göz göre göre orman işçisi ve gönüllü arkadaşlarımızı kaybediyoruz. Göz göre göre olduğu için biz buna iş cinayeti diyoruz."
''SAVCILIK, TTB'NİN RAPORUNU SORGULAMAMIŞ''
Basın açıklamasının ardından CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer şu ifadeleri kullandı:
''Bu süreçte, maalesef ölümlerle ilgili en kapsamlı incelemeyi Türk Tabipleri Birliği'nin görevlendirerek Eskişehir'e gönderdiği heyet yaptı. Maalesef üzülerek ifade ediyorum, Türk Tabipleri Birliği heyetinin üzerinde durduğu, sorguladığı, bakılsın, incelensin, açıklığa kavuşturulsun dediği hiçbir husus, üzülerek ifade ediyorum ki, savcılık tarafından, Afyonkarahisar'da yürütülen savcılık tarafından sorgulanmamış bile. En ufak bir şüphe dahi akıllarından geçmemiş.
Bunu şunun için söylüyoruz: Biz niye bunun için uğraşıyoruz? Niye Türk Tabipleri Birliği buraya geldi? Niye siz buradasınız? Niye biz buradayız? Niye değerli basın mensupları burada? İnsanlar, insanımız öldüğüyle kalmasın diye. Ne Kartalkaya'da, ne Gebze'de, ne Dilovası'nda ne de burada Seyitgazi'mizde insanlar kaderinden ölmediler. Bundan sonra da eğer böyle giderse, hesabı sorulmazsa, yine yeni ölümler, yeni katliamlar olması kaçınılmazdır. O 5 kişi, Eskişehir'imiz için koşup gelen, onların da aileleri var. Onlar da birilerinin tek canlarıydı, sevdikleriydi. Maalesef büyük bir ihmal nedeniyle ölmüşlerdir. Bunu kabul etmek gerekir. Bunun üstü örtülemez. Orada olmamaları gerekir. Arama kurtarma ekibinin olacağı yer yangının ortası değildir. Bunu herkes biliyor ama kimse söylemiyor. Biz söylüyoruz işte. Şimdi sorgulansın ki, bundan sonra bu iyi niyetli insanlar, bu vatanını seven, ormanını seven, insanı seven gönüllü insanlar böyle göz göre göre ölmesinler diye. Onun da bir kez daha kamuoyu tarafından tartışılması gerekir.
AKUT'un yönetiminin de çıkıp konuşması gerekir. Ormansa orman, diğer kamu kurumlarıysa kurumları, çıksınlar söylesinler. AKUT orada olmalı mıydı, olmamalı mıydı? O insanlar, o gençler evet, doğru gönüllüydüler ama onların gönüllü olduğu konu can kurtarmaktı, kendi canlarını feda etmek değildi. Bir kez daha bu işin üstünün örtülmemesi gerekir diyorum.''


