12 Eylül davası düşürüldü: Adalet beklentisini yok eden bir karar

05.05.2017 07:59 GÜNCEL
AKP’nin hesaplaşacağız diyerek şova çevirdiği 12 Eylül Askeri Darbesi davasının üstü Kenan Evren’le Tahsin Şahinkaya’nın ölümleri gerekçe gösterilerek kapatıldı

UĞUR ŞAHİN ugursahin@birgun.net @uugurs

650 bin kişinin gözaltına alındığı, 50 kişinin idam edildiği, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandığı, Anayasanın askıya alındığı, basının susturulduğu 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’ni gerçekleştiren dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ali Tahsin Şahinkaya’nın yargılandıkları dava düştü. Yargıtay, Evren ve Şahinkaya’nın ayrı ayrı müebbet hapse mahkûm edildikleri kararı, sanıkların ölümü nedeniyle bozmuştu. Bozma kararının ardından yeniden görülmeye başlanan davanın Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki son duruşmasına, bir kısım müdahil, avukatları ve sanıkların avukatları katıldı.

Kırbayır: Kardeşim katledildi faili belli
Duruşmada dinlenen müştekiler, Yargıtay’ın bozma kararına mahkemenin direnmesini talep etti. Katılanlar arasında 12 Eylül’de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır da yer aldı. Duruşmada konuşan Kırbayır, “12 Eylül cuntacıları kardeşim Cemil Kırbayır’ı keyfi ve yargısız infaz sonucu katletmiştir. TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nda bu teyit edilmiştir. Failler bellidir. Bu nedenle davayı önemsiyorum, şikâyetçiyim” dedi.

37 yıl geçti ama13 Eylül’e geçemedik
Ardından konuşan 68’liler Derneği adına Avukat İmdat Balkoca esasa ilişkin şunları söyledi: “12 Eylül kadroları yargılanmamıştır. Bu husus ilerideki darbelere ve darbecilere yol açmıştır. Yapılan fiiller cezasız kalmaktadır.”
Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği’nin (TÖBDER) vekili Avukat İsmail Çevik, esasa ilişkin beyanında, “12 Eylül’ün üzerinden 37 yıl geçmiştir fakat hâlen 13 Eylül’e gelemedik. Bu dava OHAL Anayasası darbesini yapanlar için de emsal olacaktır” dedi. Sonrasında avukatlar, iki sanığın hayatını kaybettiğini, 1632 sayılı Askeri Kanun uyarınca en azından rütbelerinin sökülmesi talebinde bulundu.

Verilen aranın ardından mahkeme iki sanık hakkındaki davanın düşürülmesine karar verirken; sanık generaller Evren ve Şahinkaya’nın rütbesinin sökülmesi talebini reddetti.

Bu karar yüz karasıdır
Davanın ardından BirGün’e konuşan müşteki avukatlarından Ömer Kavili, mahkemenin verdiği kararının hukuka aykırı olduğunun altını çizerek, “Karar akla ve mantığı da aykırıdır. Bu karar dünyadaki darbecilerle mücadele pratiği içerisinde yüz karası bir karardır. Aynı zamanda bu karar, halkın adalet beklentisine düşmanlık eden bir karardır. Duruşmada hükümetin iki yüzlüğünden ve samimiyetsizliğinden de söz ettim. Bu davaya müdahil oldular ama kendilerine bağlı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın raporunu bile mahkemeye sunmadılar” diye konuştu.

Darbecilerin yakasını bırakmayacağız
Kararı temyiz edeceklerini vurgulayan Kavili, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu dava bitmedi, bizim bu davadan adalet çıkacağı yönünde bir beklentimiz yoktu. Ama biz avukatlar ve yurttaşlar, 12 Eylül’cülerin yakasını boş bırakmayacağız. Kararı temyiz edeceğiz.”

CHP Ankara Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkan Vekili Şenal Sarıhan ise şunları söyledi: “12 Eylül Davası, dönemin Genelkurmay Başkanı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ali Tahsin Şahinkaya’nın ölümü nedeniyle düştü. Bu bir aklanma değildir. Darbeci iki generalin boyunlarındaki “sanık levhası” duruyor. Her şeye rağmen bu dava, zalimlerin er geç yargılanacakları ve aklanamayacakları bir kanıt olarak da tarihe düşülmüş bir nottur.”