birgün

26° AÇIK

YAŞAM 15.01.2020 07:19
author

13 milyarın bir günü

Diyanet 2020 Yılı Bütçe Teklifi’ne göre, 2018’de 7.7 milyar TL, 2019’da ise 10.4 milyar TL ödenek ayrılan kuruma 2020 yılı için 11.5 milyar TL, 2021 yılı için 12.3 milyar TL ve 2022 yılı için 13.1 milyar TL ödenek verilmesi öngörüldü. Böylece Diyanet’e üç yıl için yaklaşık 37 milyar TL ödenek ayrıldı... Güzel para, kemiksiz.

Şimdi tabii çoğu camilere ve imamlara harcanacaktır. Arada bir miktar da cici Mersedeslere, hatta Mercedes bile kullanmıyor bizimkiler, çünkü işlerini biliyorlar. Maybach var, daha özel yapım Merso, çünkü ona binmeyi seviyorlar...

Diyanet çok önemli biliyorsunuz. Çünkü bu kadar bütçeye rağmen ülke hâlâ istenilen ölçüde güçlü değil... Oysa her konuda her fikrini söyleyebilen, cumaları resmi gazete gibi konuşmalar hazırlayan. Fakirlikten kırılan, bu hayattan kaçmak için intihar etmeyi bile düşünen vatandaşlarına ‘Fakirlik de iyidir, fakirliğin kafası çok güzel aslında’ minvalinde konuşmalar hazırlayan harika bir kurum.

Mesela üniversitede öğrenciler yemek fiyatlarına mı itiraz ediyor, bizimkiler hemen gelsin ‘Öğrenci bireyin aç kalması daha iyidir, kafası daha iyi çalışır’ diye açıklama yapsın. Hutbe okutsun gerektiğinde... Mesela toplumsal olaylar mı çıkıyor, bizimki hemen çıksın ‘Toplumsal olaylarda sokağa çıkmak acayip sıkıntı olur size öbür tarafta, zebaniler bela olur valla’ diye açıklama yapsın. Nasıl olsa kimse bilmiyor, neyin ne zaman ne olacağını...

Şimdi mesela ‘Faiz bizim için ok ya, sorun yok, sıkıntı yok. Kamu kurumu olduğu sürece faizde bizi bozan bi şey yok’ gibisinden bir açıklama yaptılar. Adamlar haklı. Ne yapsın yani koskoca ortam, ‘Ahlaklı olun, hırsızlık yapmayın, hırsızlık yapanları, rantla yaşayanları, gençleri hor görenleri, çalışanlarına kötü davrananları başınıza getirmeyin, akıllı olun’ mu desin... Tabii ki o kadar paraya her şey değişiyor. Mersedesler bile Maybach oluyor haliyle. Bütçe güzel...

Mesela Diyanet, bütçe büyüklüğüne göre yapılan sıralamada, 16 bakanlıktan sekizinin bütçesini geride bıraktı... Hem de ne geride bırakma. Çünkü o bakanlıklar diyanetten daha önemsiz. Çünkü o bakanlıkların halkla bir işi yok. Çünkü o bakanlıklar yerine bize daha çok diyanet lazım. Mesela o bakanlıklar, o işimize hiç yaramayacak, o yüzden de bütçeleri bizimkinden az kalan bakanlıklara bir bakalım... İçişleri Bakanlığı... Zaten bir ülkenin içişleri nedir ki? Halkını koruma ve yaşatma görevi olan bir bakanlığın bütçesi zaten koskoca Diyanetten nasıl büyük olabilir? Mesela Tarım ve Orman Bakanlığı... Ya koskoca ülkede kendi üretimimiz hiçbir şey yok neredeyse. Mesela en basit tarım ürününü Kanada’dan, sarımsağı Çin’den alırken tarımla ilgili ülkede neden bir ilerleme olsun?
Tarımımız zaten bitmiş. Kendi tohumumuzu kullanmak bile yasak. O yüzden bu bakanlığında bi faydası yok sonuçta. Tabii ki Diyanet kapar bütçeyi.

Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı... Bunun ikisi bile bir bakanlık etmez ya. Ticaret nedir zaten? Bizim tek ticaretimiz sağdan soldan almak. Bizim sattığımız bir şey, ürettiğimiz bir ürün olmadığı için kafamız rahat. Maksimum toprak, milli kaynak filan satarız.

Dışişleri Bakanlığı, AB Bakanlığı... Ya bi tanesinde eskiden şakacı Eğemen vardı yani. Dışişleri desen zaten neeeee? Hahaha hangi ülkeyle ne yapalım? ‘Herkes akıllı olsun’ ve ‘Bizim için yok hükmündedir’ tarzında ve seviyesinde bir tavrımız var... O yüzden zaten tabii ki Diyanet daha fazla bütçe alacak. Kaldı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, haliyle onların bütçe büyüklükleri de Diyanet’in gerisinde kaldı... E kalmasın mı? Ne turizmi, ne kültürü, ne enerjisi, ne tabii kaynağı. Hepsi gitti, ona buna satıldı zaten.

Hadi buna da şükür.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız