birgün

18° PARÇALI AZ BULUTLU

YAŞAM 24.09.2020 11:02

13 yıldır ne gülüyor ne ağlıyor

İstanbul'da özel bir üniversitede kütüphane görevlisi olarak çalışan Engin Akkaya, 13 yıl önce geçirdiği beyin kanaması nedeniyle ağlama ve gülme gibi yetilerini kaybetti. Akkaya, "Konuk olduğum programında durumu öğrenince Cem Yılmaz da beni güldüremedi" dedi.

13 yıldır ne gülüyor ne ağlıyor

Tokat'ın Zile ilçesine bağlı Narkışla köyünde doğup büyüyen ve İstanbul’da özel bir üniversitede kütüphane görevlisi olarak çalışan bir çocuk babası 43 yaşındaki Engin Akkaya, 13 yıl önce beyin kanaması geçirdi.

35 gün yoğun bakımda kalan Akkaya'nın hayatı o günden sonra değişti. Tedavi sonrası kendine geldiğinde çift gördüğünü fark eden Akkaya, beyninde oluşan hasar nedeniyle gülme ve ağlama yetisini kaybetti. Akkaya artık çevresinde "gülmeyen, ağlamayan adam" olarak anılıyor.

‘CEM YILMAZ, ARAYIP SORUYOR’

DHA’nın haberine göre 2007 yılında ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın programına katıldığında gülemediğini fark ettiğini belirten Akkaya, "Bir sabah uyandığımda ensemden başlayan bir ağrı ile kendimi hastanede buldum. 35 gün yoğun bakımda yattıktan sonra uyandığımda beyin kanaması geçirdiğimi öğrendim. Sonrasında süreç kolay olmadı. 1 yıl üniversiteden uzak kaldım. 1 yıl sonra ağlamadığımı, gülmediğimi ve dünyayı çift gördüğümü fark ettim. Tam 1 yıl sonra konuk olarak katıldığım Cem Yılmaz’ın programında bu ortaya çıktı. Çevremde de gülmeyen, ağlamayan adam olarak anılmaya başladım. Sonra bu duruma alıştım. Kahkaha ve gözyaşı olmadan da suni hareketlerle duygularımı yansıtmaya çalışıyorum. 30 yaşından sonra hayatım değişti. Cem Yılmaz da beni güldüremedi. Hala 'Engin ağabey gülmüyor musun' diye soruyor. Sonrasında Acun Ilıcalı ile yollarımız kesişti. Onlar da güldüremeyince, durumumu kabullendiler artık" diye konuştu.

Akkaya'nın lise arkadaşı Fatih Gökay, "Engin 30 yaşında beyin kanaması geçirdi. Sonrasında ne gülebiliyor ne ağlayabiliyor. Sonradan tanıdığımız Engin'e zor alıştık. Bize espriler yapan, gülen Engin değil, farklı bir Engin çıktı. Öyle de seviyoruz" dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız