birgün

20° AÇIK

1390 belediyenin 237’sinde bakımevi var

YAŞAM 22.06.2022 06:30
1390 belediyenin 237’sinde bakımevi var Fotoğraf: AA
Abone Ol google-news

Umut Can FIRTINA

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Kurultayı, ‘Yasaklanan Köpek Irkları’ başlığıyla İstanbul Barosu’nun Beyoğlu’ndaki binasında düzenlendi. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gülsaniye Ekmekçi 2021 yılı verilerine göre 1390 belediyeden sadece 237’sinin bakımevi olduğunu belirtti. Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu ise Hayvanları Koruma Kanunu’nun 2004 yılında çıktığını, yönetmeliğini ilan edildiğini kaydetti: "Bu yaşam hakkının kutsallığı ve hayvan hakları konusundaki farkındalığın toplumun belirgin kesimlerinde ve kamuda da önemli ölçüde artması bekleniyordu. Süreç öyle de gelişiyordu. Özellikle 2021 Temmuz ayında Hayvanları Koruma Kanunu’nda ve TCK’de yapılan değişiklikler, yapılanların aslında bizim düşündüğümüz çerçevede pek de olgunlaşmadığını gösterdi.”
Kurultay’da şu maddeler sıralandı:

•Hiçbir köpek ırkı doğuştan saldırgan ya da tehlikeli değil. Hayvanların saldırgan hale gelmesinin sebebi insan kaynaklı. Ancak bunun bedeli sadece barınaklarda müebbet hapse mahkûm edilen ve yerleşim alanları dışında ölüme terk edilen hayvanlara ödetilmekte. Bu, açıkça hayvanların yaşam hakkının ihlalidir.

•Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün “Tehlike Arz Eden Irklar” Genelgesi hiçbir bilimsel çalışmaya dayanmadan, uzman görüşleri dikkate alınmadan, altyapısı hazırlanmadan, alelacele yürürlüğe konuldu.

•Yasaklı ırkların üretiminin ve ülkeye girişinin çok sıkı şekilde denetlenerek kontrol altına alınması ve ihlal edenlere ağır cezai yaptırımlar uygulanması gerekir.

•Hayvan satışının tamamen engellenmesi gerekir.

•Kayıt altındaki köpeklerin sahipleri denetime tabi tutulmalı.

•Yasa değişikliği yapılana kadar, yasaklı ırkların barınaklara hapsedilmek yerine acilen gönüllüler yönetiminde oluşturulacak bakım evlerine alınması gerekir.

HEDEF KİTLEMİZ ÇOCUKLAR

Yedikule Hayvan Barınağı Kurucusu Meral Olcay ise gönüllülerin olmadığı barınakların ölüm kampından öteye gitmediğini kaydetti. Okullarla çalıştıklarını dile getiren Olcay, şöyle konuştu: “Hedef kitlemiz çocuklar. Okulların açık olduğu dönemde hemen hemen her gün okullar geliyor. Onlara minik seminerler yapıyoruz hayvanlarla birlikte.”

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yalçın, denetim konusunda sorunların olduğu vurguladı. Yalçın, şöyle konuştu: “Yasa çerçevesinde şu an barınağa girmiş olan yasaklı ırkları şu an için sahiplendirmek çok mümkün değil. Bu ortaya çıkabilecek sorunu zaten tahmin ediyorduk. Psikolojileri zedelenmiş ve şu an barınakta yaşamak zorunda kalan hayvanlar için neler yapabileceğimizi planlamamız gerek. Eğer merdiven altı üretimi engelleyemezsek ve yeni türler ortaya çıkarsa sayı daha da artacak. Bu sefer de onlarla ilişkili üzücü sonuçlar yaşayacağız.”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun