150 gündür ev hapsindeler
Megakentin suyunu yöneten İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ile İSKİ Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy 150 gündür ev hapsinde. Başa ve Şanlısoy ifadelerinde, “Kanunsuz işlem yapmadık” demişti.

İsmail Arı
ismailari@birgun.netAvrupa’nın en kalabalık kenti İstanbul’un suyunu yöneten İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ile İSKİ Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy 150 gündür ev hapsinde.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında 26 Nisan tarihinde “İkinci dalga” olarak adlandırılan bir operasyon gerçekleştirildi. Gözaltına alınanlar arasında, TOKİ’nin Kanal İstanbul güzergahındaki Sazlıdere Barajı havzasına inşa ettiği kaçak yapılara yıkım tebligatı gönderen İSKİ'nin Genel Müdürü Şafak Başa, İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen ve İSKİ Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy da yer aldı.
HÂLÂ EV HAPSİNDELER
Dört günlük gözaltı sürecinin ardından mahkemeye çıkarılan İSKİ bürokratları Şafak Başa ve Adem Şanlısoy için ev hapsi, Begüm Çelikdelen için de belirlenen günlerde imza atması şeklinde adli kontrol kararı verildi. Bu kararın üzerinden 150 gün geçmesine rağmen İSKİ Genel Müdürü Başa ile Çevre Denetim Dairesi Başkanı Şanlısoy’un ev hapsi kararları kaldırılmadı.
KANUNSUZ İŞLEM YAPMADIK
İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ifadesinde, "Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu meslek hayatımda en rahat çalıştığım ve kariyere, kurumsal bilgiye önem veren bir belediye başkanıdır, yöneticidir. Allah şahittir ki; genel müdür olarak şahsıma hiçbir zaman kanunsuz bir emir vermemiştir” diye konuşmuştu.
Çevre Denetim Dairesi Başkan Adem Şanlısoy ise ifadesinde İSKİ’ye Recep Tayyip Erdoğan’ın da İBB Başkanı olduğu 1998 yılında memur olarak girdiğini vurgulayarak, “Bizim bu soruşturmayla ilişkilendirilmemizin en önemli nedenlerinden birisinin Sazlıdere içme suyu havzasında TOKİ tarafından yapılmakta olan ve ruhsatsız olan 24 bin konut inşaatı için Havza Mevzuatı gereği tutanak tutarak işlem yapmış olmamdır. Vatandaşların yasa ve mevzuata duydukları saygı kadar TOKİ ve diğer kurumlarında en az o kadar saygı duymaları ve bu kanunlara uymaları gerekir” demişti.


