birgün

14° PARÇALI BULUTLU

ÇEVRE 02.01.2018 10:27

2018: İklim adaleti için harekete geçme zamanı

Her ne kadar mevcut durum gezegenin sakinleri için pek parlak görünmese de, şimdi gerçek iklim adaleti için harekete geçmenin tam zamanı

2018: İklim adaleti için harekete geçme zamanı

ELİF GÜNDÜZYELİ - Avrupa İklim Ağı, İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü

İnsan yaşamını bildiğimiz haliyle mümkün kılan gezegenimiz, hassas küresel dengeler sayesinde bize ev sahipliği yapabiliyor. Bulunduğumuz coğrafyadan görme, dokunma şansımız olmasa da bu dengeyi oluşturan değişkenlerden en temeli, mercanlar, denizlerdeki yüksek kirliliğe ek olarak iklim değişikliği kaynaklı sıcaklık ortalamalarındaki radikal artıştan dolayı ölüyorlar. Besin zincirinin en temel halkasını üreten, gezegenin oksijen kaynağının çoğunu ve 500 milyondan fazla insanın geçimini sağlayan, okyanusların yaşam kaynağı mercanlar yok olursa biz de yok oluruz.

2017 yılına kadar 2016, ölçülmüş en sıcak yıldı ve deniz sıcaklıkları normal sıcaklıkların 2-3C derece üstüne çıkarak şimdiye kadar görülmüş en büyük, küresel mercan beyazlamasını beraberinde getirmişti. 2017 ise 2016’dan daha sıcak bir yıl oldu. Kim mi kıydı mercan resiflerine? Başta fosil yakıt sektörü olmak üzere, iklim değişikliğini görmezden gelerek sera gazı emisyonu yayan, kimyasal atıklarını açık denize bırakmaktan çekinmeyen şirketler. Pek tabii suçu işleyen şirketler kadar buna göz yuman, hatta teşvikler, yasal imtiyazlarla bu şirketleri cesaretlendiren devletler de suçlu.

Her ne kadar mevcut durum gezegenin sakinleri için pek parlak görünmese de yıl sonuna geldiğimizde durumun daha da kötüye gitmesini engellemek için adımlar atıldığını görüyoruz. “Kirletme hakkı”, artık geçerli bir argüman değil çünkü gezegenin daha fazla kirlenmeye tahammülü yok.

Yatırımlar fosil yakıtlardan çekiliyor

Sivil toplumun on yıllardır yaptıkları kampanyalar 2017’de filiz verdi. Paris’te gerçekleşen “Tek Gezegen” zirvesinde Dünya Bankası, 2019 yılı itibariyle fosil yakıt yaıtırımlarının hiç bir aşamasını finanse etmeyeceğini açıkladı. Aynı zirvede, Hollandalı ING bankası, 2025 yılına kadar kömür yatırımı olan şirketlerle tüm finansal bağlarını keseceğini açıklarken dünyanın üçüncü en büyük sigorta şirketi AXA da portfolyosundan 113 kömürcü şirketi çıkartarak kömürden toplamda 2.4 Milyar Avro’luk yatırımını çekeceğini açıkladı.

Dünyanın petrol devlerinden Norveç, bir trilyon dolarlık yatırım portfolyosuna sahip varlık fonunun fosil yakıt şirketlerine yaptığı yatırımları çekeceğini açıkladı. Norveç varlık fonu, mercan resiflerine kıyanların başını çeken Exxon, Shell, Total gibi petrol şirketlerine ciddi miktarda yatırım yapıyordu.

Devletlerin iklim eylemine geçişini yavaş bulan kentler de 2017'de vites yükselttiler. Halihazırda enerji üretiminde kömürün payının yüksek olduğu Almanya, yeni bir hükümet kurmaya çalışırken kömürden çıkış tarihini bir türlü açıklayamasa da Berlin, son çalışan kömürlü termik santrali Klingenberg’i kapattı. Münih’de de son kalan termik santrali, planlanan kapanma tarihinden çok daha önce kapatmak için bir halk referendumu oldu ve Münihliler’in baskın çoğunluğu bu santrali en erken tarihte kapatmak için oy verdiler. İklim inkarcısı Trump’a rağmen Amerika’da ve hatta dünyadaki en büyük yatırım fonlarından olan New York eyaleti emeklilik fonları da fosil yakıt yatırımlarından çekileceğini açıkladı. Amerikalı iklim adaleti grupları yıllardır New York emeklilik fonunu fosil yakıtlardan çektirmek için mücadele ediyordu.

Her ne kadar 2017 fosil yakıtlardan çıkış için iyi haberlerle gelmiş olsa da 2018 zorlu bir yıl olacak. Bir yandan bilim insanları harıl harıl küresel sıcaklık artışlarının 1.5C dereceyi aştığı durumda gezegeni bekleyen felaketleri bir raporla ortaya koyarken, aynı yıl BM 24. İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP24), Avrupa’nın kömürde ısrar eden ülkesi Polonya’da gerçekleşecek. 2017’de olan tüm iklim felaketlerine rağmen Trump da elinde hiçbir meşru bilimsel veri olmaksızın iklim değişikliğini inkar ederek gezegene ihanet etmeyi durduracak gibi görünmüyor.

Finansal piyasaların düşük karbona geçmesi şu an için olumlu olsa da tabandan gelen, samimi bir iklim adaleti ve enerji demokrasisi talebine doğru yönelmeden, herkes için adil bir dünyaya erişmek mümkün değil. Geçmişte, gezegenin ve bizlerin zor durumda olduğumuz durumlarda birden tüm gerekli aktörler duruma ayarak bazı felaketleri önleyebilmişti. Mesela dünyanın seferber olup ozon deliğiyle mücadele ettiği bir dönem vardı, yakın tarihte. Şimdi de gerçek iklim adaleti için tüm aktörlerin harekete geçmesinin tam zamanı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız