birgün

17° PARÇALI BULUTLU

SAĞLIK 14.04.2020 08:48

3 kez test sonucu negatif çıkan hastane çalışanı: Korona yoğun boğaz ve sırt ağrısıyla geldi

Bir kamu hastanesinde temizlik görevlisi olarak çalışırken koronavirüsü teşhisi konulan 34 yaşındaki çalışan, 8 gün süren tedavi sürecini anlattı

3 kez test sonucu negatif çıkan hastane çalışanı: Korona yoğun boğaz ve sırt ağrısıyla geldi

İstanbul’da bir kamu hastanesinin acil servisinde temizlik görevlisi 34 yaşındaki çalışan, 3 kez test sonucunun negatif çıktığını, Covid-19 teşhisinin akciğer tomografisi sonucu koyulduğunu söyledi.

Gazete Duvar'dan Müzeyyen Yüce'nin haberine göre; İstanbul’da bir kamu hastanesinin acil servisinde temizlik görevlisi 34 yaşındaki çalışan, 1 nisan günü yoğun nefes darlığı ve boğaz ağrısı şikâyetiyle çalıştığı hastanenin acil servisine başvurduğunu söyledi. Korona virüsü şüphesiyle kan tahlili yapıldığını ve akciğer tomografisi çekildiğini ifade eden personel yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Akciğer filminde buzlu cam manzarası gördükleri için hemen hastaneye yatışımı yaptılar. Ancak boğazımdan alınan numune neticesinde yapılan test negatif çıktı. Tomografide var görünen korona virüsü testte görülemedi. 3 gün hastanede tedavi gördükten sonra taburcu oldum. Eve geldiğimde bir iki gün içinde yeniden fenalaştım. Yoğun sırt ağrısı, boğaz ağrısı, halsizlik ve sağ bacağımda his kaybı şikâyetiyle gece yeniden acil servise gittim. Yeniden yatışım yapıldı.”

“HER AN ÖLEBİLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜĞÜM ZAMANLAR OLDU”

Hastanede 3 kez yapılan testin sonuçlarının negatif çıktığını ancak akciğer tomografisindeki buzlu cam görüntüsü ve klinik bulguların COVİD–19’u gösterdiğini aktaran personel, hastane sürecini şu sözlerle anlattı:

“Hastanede 8 gün boyunca tedavi gördüm. 3 korona virüsü testim de negatif çıkmasına rağmen akciğer tomografisinde görülen bulgular nedeniyle COVİD–19 teşhisi koydular. Akciğerlerdeki bulguların ilerlediğini söylediler. Ama tedavi sürecinde bu bulgularda gerileme görüldü. Beni tek kişilik izolasyon odasına alarak antibiyotik tedavisine başladılar. Boğazımda olan ağrı daha çok acıma şeklindeydi. Hastanede geçirdiğim süre boyunca moralimi yüksek tutmaya çalıştım. Ekip arkadaşlarım da moralimi yüksek tutmamdaki en büyük motivasyonum oldu. Ama zaman zaman kendimi kötü hissettiğim oldu. Özellikle ikinci kez yattığımda mikrop sanki virüs değil de benmişim gibi hissediyordum. Eldiven takmadan tek kişilik odada olmama rağmen hiçbir yere dokunmuyordum. Ailenizi görememek başlı başına kötü bir durum. Ölebileceğimi düşündüğüm zamanlar oldu ama moralimi yüksek tutmak için çok uğraştım. Sonunda onu yendim.”

“EVDE 14 GÜN İZOLASYONDA KALACAĞIM”

Hastanede geçen 8 günlük tedavisinin ardından dün itibari ile evde 14 günlük izolasyon sürecinin başladığını ifade eden personel, “Hastanede son çekilen akciğer tomografisinde hastalığın gerilediği ve durduğu söylendi. Taburcu oldum ve kendimi evde bir odada izole ettim. Ailem yemeğimi kapıdan bırakıyor. Onlarla temas etmemeye çalışıyorum. Evde diğer odalara eldivensiz ve maskesiz çıkmıyorum. Doktorların önerisi doğrultusunda sıvı gıdalarla besleniyorum. Zor bir süreçten geçtiğimi söylediler. Hala ufak tefek ağrılarım var, onlar da zamanla geçermiş. Bu süreçte nefes terapisi yapıyorum. Herkeste hastalığın belirtileri farklı seyrediyor. Kimse ben gencim bir şey olmaz diye düşünmesin. Benim yattığım katta 24 yaşında zorlu tedavi süreci geçiren bir genç vardı” dedi.

“EKİPMAN SORUNU YAŞAMADIK”

Görev yaptığı hastanede çalışırken koruyucu ekipman sorunu yaşamadıklarını ifade eden personel, “Acilde görev yaptığım için çok kalabalık bir ortam vardı. Kendinizi ne kadar korusanız da bu kadar hızlı yayılan bir hastalık. En azından bizim hastane için ekipman sorunu yaşamadığımızı söyleyebilirim. Tedavi sürecimde hiçbir şekilde maddi bir ödeme yapmadım. Tedavi gördüğüm süreçte ve izolasyonda geçireceğim süreçte raporlu olacağım. Ücretsiz bir izin söz konusu olmadı” ifadelerine yer verdi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız