5 maddede Sayıştay raporları

19.06.2019 07:53 SİYASET
İktidar kanadı, yandaşlar ve Sayıştay pazar akşamı gerçekleşen canlı yayında Ekrem İmamoğlu’nun dile getirdiği, Binalı Yıldırım’ın ise önce olmadığını iddia ettiği, ardından da okumadığını itiraf ettiği raporlara ilişkin manipülasyonlar yapmayı sürdürüyor. Bununla yetinmeyen AKP YSK’nin ardından Sayıştay’ı da devreye sokarak bağımsız olması gereken yüksek yargıyı kendi politik çıkarlarına alet ediyor. Yıldırım ve AKP’nin açıklamaları sonrasında […]

İktidar kanadı, yandaşlar ve Sayıştay pazar akşamı gerçekleşen canlı yayında Ekrem İmamoğlu’nun dile getirdiği, Binalı Yıldırım’ın ise önce olmadığını iddia ettiği, ardından da okumadığını itiraf ettiği raporlara ilişkin manipülasyonlar yapmayı sürdürüyor.

Bununla yetinmeyen AKP YSK’nin ardından Sayıştay’ı da devreye sokarak bağımsız olması gereken yüksek yargıyı kendi politik çıkarlarına alet ediyor. Yıldırım ve AKP’nin açıklamaları sonrasında Sayıştay dün İmamoğlu’nun ifadelerine dair yanıt mahiyetinde bir açıklama yaptı. Yıldırım’ın ‘okumadım’ dediği raporları doğrulayan Sayıştay, denetimlerin yapıldığını ancak raporlarda “usulsüzlük” tespitlerinin yapılmadığını kaydetti.

Beş maddede iktidarın iddiaları, Sayıştay’ın açıklaması ve gerçekleri derledik.

İddia 1: AKP’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım ve yandaşların en büyük manipülasyonu 2018-19’a ait raporların olmadığı yönünde.

Yanıt: Sayıştay raporları yıllık hesap ve işlemlerin denetimi sonucunda hazırlanan mali denetimlerin sonucunda hazırlanır. Yani bir önceki yılın faaliyet dönemini kapsar. Dolayısıyla 2019 yılına ait raporların teknik olarak olması mümkün değil. 2018 raporun ise ağustos ayı sonlarında açıklanması bekleniyor. Raporlar 2017 ve öncesi dönemlere ait.

İddia 2: Yandaşların ve Sayıştay’ın bir diğer iddiası da raporlarda usulsüzlük, kamu zararı veya yolsuzluk tespitinin yapılmadığına dair.

Yanıt: Sayıştay raporlarında usülüne uygun olmayan durumların açık tespiti yer alır. “Usulsüzlükler var, yolsuzluk yapıldı” gibi ifadeler tespitler “teknik” olarak raporlarda yer almaz. Söz konusu raporlarda kurumlar hakkında kamu zararına neden olunduğuna ilişkin değerlendirme yapılması söz konusu olamaz. Örneğin merkezi bütçeye aktarılmayan paranın neden belediyenin yan kuruluşunun hesaplarında tutulduğunu sorar.

İddia 3: Bir diğer iddia da raporların kamuoyuyla paylaşılmadığına dair.

Yanıt: Sayıştay uzmanlarının, müfettişlerinin yıllık hesap ve işlemlerin denetimi sonucunda hazırladıkları mali denetim raporları TBMM’ye, belediyelere ve ilgili kamu idarelerine gönderilir. AKP hükümeti raporların uzun süre TBMM’ye gelmesini geciktirerek engelledi.

İddia 4: Bir diğer iddia da İBB tarafından bazı sivil toplum kuruluşlarına yardım yapıldığına ilişkin herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır şeklinde.

Yanıt: Denetim raporunda bulgular açıkça yer alıyor. Sayıştay açıklamasında da bu durum şu ifadelerle açıkça yer alıyor: İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İSKİ ve İETT’nin 2017 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin denetim raporunda, tespit ve öneriler çerçevesinde olumlu görüş verildiği açıkça belirtilmiş olup, muhasebe ve kayıt sistemine ilişkin bazı bulgular ile bunlara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

İddia 5: Teknik kavramlar ve tutarlar birbirine karıştırılmak suretiyle kamunun zarara uğratıldığı yönünde algı oluşturuluyor.

Yanıt: Sayıştay açıklaması ve raporların tamamında açık tespitler yer alıyor. Örneğin Sayıştay açıklamasında hatalı işlemlerin olduğu itiraf ediliyor. Açıklamada raporlarda yer alan iddia konusu işlemlerin mevzuata uygun olarak ikmali istenerek aynı hatalı işlemlere tekrar yer verilmemesi istenilmiş, idare söz konusu eksiklikleri gidermek ve gerekli tedbirleri almaları istenmiş, konuların takibi öngörülmüştür. Yine örneğin açıklamada yapılmayan işlere verilen örneklerden birisi şöyle: “Milli Savunma Bakanlığı ve İBB arasında Bakanlığa ait bazı tesislerin onarılması karşılığında kimi gayrimenkullerin İBB’ye devredilmesi için protokol yapılmış. Bazı idari süreçler nedeniyle iki kamu kurumu arasındaki devir işlemlerinden bir kısmı tamamlanamamıştır” ifadeleri yer alıyor.

Bir diğer örnek: İBB, İstanbulkart ile muhtaç ailere, zincir marketler aracılığıyla uygun fiyatlı alış veriş imkanı sağlamak suretiyle sosyal yardım yapmaktadır. Kaynakların daha etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla yardım sisteminin yeniden değerlendirilmesi tavsiyesinde bulunulmuştur.

Bir başka örnek: Belediyelerin, hizmet aldıkları yüklencilere yaptıkları ödemelerden kesmeleri gereken “asgari ücret destek tutarlarını” Hazineye aktarmaması eleştirildiği de açıklamada kabul ediliyor.