birgün

24° AÇIK

BİRGÜN PAZAR 29.07.2018 12:12

50 yıl önce, 50 yıl sonra

50 yıl önce, 50 yıl sonra

18 Temmuz 1968... Bundan 50 yıl önce, Türkiye tarihin en önemli anti-emperyalist eylemlerinden birisi gerçekleşti. Devrimci gençler, Dolmabahçe’ye yanaşan 6.Filo askerlerini karşılayarak, denize döktüler... 6.Filo eylemleri, gençlik ve halk içinde devrimci düşüncelerle birlikte yükselen bağımsızlık mücadelesinin ifadesiydi...

Halkın yükselen bağımsızlık mücadelesinin karşısında; Amerika ile NATO’nun emrindeki kontr-gerilla eliyle örgütlenen ve bugün iktidarda olan milliyetçi-siyasal İslamcı güçler yer aldı... 6.Filo’yu kıble yapıp namaz kılanlar, bu yoldan hiç ayrılmadılar... 12 Martların, 12 Eylüllerin, 15 Temmuzların hepsi 6.Filo’ya secdeye duranların yolundan geçerek gerçekleştirildi... Bugün ülkeyi yöneten siyasal İslamcıların, böbürlenerek anlattıkları kendi tarihleri işte bundan başka bir şey değil...

Bugün de Beyaz Saray koridorlarından geçerek aldıkları iktidarlarını, Trump’ın gölgesi altında sürdürmenin yollarını ararlarken bir yandan da ABD’ye teslim olmayan güçlü lider ve güçlü ülke gösterisinden de geri kalmıyorlar. Türkiye’yi, emperyalizmin Ortadoğu’daki kirli savaş tezgahının içine sokup, ekonomisini tümüyle dışa bağımlı hale getirip, kamu kaynaklarının satıp, borçlarını katmerlendirip böyle bir çaresizliğin içine sürükleyenlerin şimdi ülkemizi düşürdükleri büyük bir çaresizliktir.

Elbette bu ülkenin insanları emperyalist tahakküme teslim olmayacaklardır. Türkiye’yi bu büyük çaresizlikten çıkaracak; ABD üslerinin, silahının, bombasının ve dolarının tahakkümünden kurtaracak olan yol da Denizlerin, Mahirlerin 6.Filo’yu denize döktükleri bağımsızlık yoludur.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız