8. Dönem TİS görüşmelerinde kritik dönemeç
8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, üyelerin çoğunluğu Erdoğan tarafından atanan Hakem Heyeti’ne taşınmak üzere. Hakem Heyeti’ne gidilse de gidilmese de kamu emekçisinin payına düşen değişmeyecek: Sefalet.

Emek Servisi
6 milyon memur statüsündeki kamu emekçisi ve emeklisini doğrudan, en az 12 milyon yurttaşı ise dolaylı olarak etkileyen, 2026-2027 yıllarında alınacak zam oranını belirleyecek 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin (TİS) Hakem Heyeti’ne taşınması gündemde.
Kamuda işveren konumundaki iktidarın açıkladığı, 2026 için kümülatif yüzde 18 oranında zam ve taban aylıklarda bin lira ücret artışı, 2027 yılı için ise kümülatif yüzde 8’lik artış, yetkili konfederasyonlar tarafından kabul edilmedi. Kamu emekçilerini temsil etme iddiasıyla masaya oturan, 11 hizmet kolunun 10’unda yetkili Memur-Sen ve 1 kolda yetkili Türkiye Kamu-Sen, önceki gün son teklifin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak sözleşmenin altına imza atmayacaklarını ilan etti.
Emekçi temsilini domine eden Memur-Sen, önceki gün yaptığı açıklamada ilk olarak sözleşmeyi Heyet’e taşıyacağını duyursa da Genel Başkan Ali Yalçın akşam saatlerinde yaptığı açıklamada ‘sözleşmeyi Heyet’e yollayacak kurumun kendilerinin olmayacağını’ söyledi. Yalçın, “Hakeme olan inançsızlığımızı, güvensizliğimizi buradan ilettik. Bu konuda 2 tane seçenek var, ‘İmzalamaya yetkili taraflar tarafından götürülür’ diyor. Tavsiyemiz hakeme bizim değil hükümet tarafından gitmesidir ama burada bu konuyu yetkili kurumlarımızla sonuna kadar tartışacağız. Hakeme yönlendiren bu süreç çıkmaz sokaktır, yetkili organlarımıza devletten sonra bu konuya ilişkin oturur bir karar veririz. Önümüzde 3 günlük süre var” ifadelerini kullandı. Yalçın, yasal takvimdeki süre dolmadan Heyet’e başvurmayacaklarını ilan ederek ‘Hükümetin Heyet’e başvurmasını tavsiye ettiklerini’ ifade etse de herhangi bir eylem çağrısında bulunmadı. Böylece milyonlarca emekçisinin kaderi, bir kez daha iktidara ve iktidarın güdümündeki Hakem Heyeti’nin ellerine teslim edilmiş oldu.
HER YOL SEFALETE ÇIKIYOR
Kamu emekçileri ve konfederasyonlar ise sürece yönelik tepkilerini dillendirmeye devam ediyor. Sözleşmenin Heyet’e taşınacak olması, pazarlık masasına duyulan güvensizliği daha da pekiştiriyor. Masanın kurulduğu 28 Temmuz’dan bu yana etkili, işçi merkezli bir sendikacılık anlayışı ile işveren karşısında temsil edilmediklerini düşünen milyonlar, şimdi sözleşmelerini üyelerinin çoğunluğu bizzat AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından atanan Hakem Heyeti’ne teslim etmek üzereler.
İktidardan kamu emekçilerine yönelik yeni bir teklifin gelmemesi durumunda sürecin evrilebileceği iki ihtimal bulunuyor. Ne iktidarın ne de Memur-Sen’in sözleşmeyi Heyet’e taşıması durumunda masaya konulan son teklif bağlayıcı hale gelerek yürürlüğe giriyor. Böylece kamu emekçileri ve emeklileri 2026’nın ilk yarısında yüzde 11, ikinci yarısında yüzde 7, 2027’nin ise her iki yarısında yüzde 4’er zam alacağı tescilleniyor.
Sözleşmenin Heyet’e taşınması durumunda da aynı teklifin yürürlüğe girme ihtimali oldukça yüksek çünkü Heyet’in karar sicili parlak değil. 11 üyesinden 6’sının bizzat Erdoğan tarafından atandığı, birinin ise dolaylı olarak Erdoğan tarafından seçildiği Heyet’in 2012’den bu yana devreye girdiği 3 sözleşmede de verdiği kararlar hep iktidarı onaylar şekilde oldu. 2012-2013 yıllarını kapsayan sözleşmenin 2012’nin ilk yarısı için iktidarın yüzde 3,5 olarak önerdiği zam oranını yüzde 4’e yükseltmesi hariç Heyet, iktidarın tüm tekliflerinin altına imzasını attı. Bu yüzden her ne kadar sözleşmenin akıbetini belirleyecek iki farklı seçenek olsa da her senaryoda kamu emekçisinin payına düşecek olan yine sefalet ve yoksulluk olacak.
BİRLEŞİK KAMU-İŞ AYAKTA
Kamu konfederasyonları, her koşulda emekçinin payına sefalet düşeceği bu tablo karşısında eylem takvimlerini açıkladı. Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu (Birleşik Kamu-İş), bugün 14.00'te konfederasyonun genel merkezinden Cumhurbaşkanlığı yerleşkesine Toplu Sözleşme Taleplerini duyurmak için yürüme kararı aldı. “Erdoğan gerçekleri emrindeki danışanlardan değil, emekçilerden dinlesin” diyerek görüşme talebinde bulunan konfederasyon, AKP’li Cumhurbaşkanının teklife olumsuz dönüş yapması üzerine saat bugün 14.00'te Külliye önünde eylem yapacak. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), sözleşme Heyet’e taşınana dek işyerlerinde kokart eylemleri gerçekleştireceklerini duyururken Heyet’e taşındığında da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde olacağını ilan etti. Buna göre konfederasyon, sözleşmenin Heyet’e ulaştı ilk andan hakemlerin karar vererek sözleşmeyi tebliğ edeceği son ana dek Bakanlık önünde nöbet tutacak.


