94 sivil toplum örgütünden suça sürüklenen çocuk açıklaması: Çocuk adalet sistemi hak temelli ve dönüştürücü olmalı
Suça sürüklenen çocuklarla ilgili tartışmalar alevlenirken aralarında çok sayıda çocuk hakkı savunucu dernek ve kurumun olduğu sivil toplum örgütleri "Çocuklar İçin Adalet" çağrısı yaptı. Açıklamada çocukların suça sürüklenmesindeki toplumsal ve ekonomik pek çok gerekçeye değinilirken çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına yönelik girişimlerin Türkiye’nin de aralarında olduğu devletlerin kabul ettiği, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çocuk haklarına ve çocuk hukukunun evrensel ilkelerine açıkça aykırı olduğu belirtildi. Açıklamada, "Çocuk adalet sistemi, hak temelli, onarıcı, dönüştürücü ve koruyucu bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır" denildi.

Mattia Ahmet Minguzzi davası, suça sürüklenen çocuklarla ilgili tartışmaları alevlendirdi. Aralarında çok sayıda çocuk hakkı savunucu derneğin de yer aldığı 94 sivil toplum örgütü suça sürüklenen çocuklara ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada çocukların suça sürüklenmesindeki toplumsal ve ekonomik pek çok gerekçeye değinilirken çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına yönelik girişimlerin Türkiye’nin de aralarında olduğu devletlerin kabul ettiği, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çocuk haklarına ve çocuk hukukunun evrensel ilkelerine açıkça aykırı olduğu belirtildi. Açıklamada çocuk haklarının korunması ve çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi için bir dizi öneri de sıralandı. Söz konusu açıklama şöyle:
"Çocuklar İçin Adalet:
Cezalandırmaya Değil, Korumaya ve Önlemeye Dayalı Bir Yaklaşım
Hak Temelli Bir Çocuk Adalet Sistemi İçin Ortak Çağrımızdır!
Biz, aşağıda imzası bulunan sivil toplum örgütleri, son dönemde suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların ağırlaştırılması ve çocukların yetişkin gibi yargılanması yönündeki taleplerin, hem kamuoyunda hem de siyasi alanda karşılık bulmasını derin bir kaygıyla izliyoruz. Bu tür söylemler, Türkiye’nin de aralarında olduğu devletlerin kabul ettiği, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çocuk haklarına ve çocuk hukukunun evrensel ilkelerine açıkça aykırıdır.
15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin akranları tarafından öldürülmesi, çocuklara yönelik şiddet, çocuk suçluluğu ve adalet sistemine ilişkin alınmayan önleyici tedbirlerin sonuçlarını bir kez daha ortaya koydu. Bizler, Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesinin acısını derinden paylaşıyor, şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm çocukların yasını tutuyoruz. Ve bir kez daha söylüyoruz: Yaşam hakkı en temel haktır; hiçbir çocuk bu haktan mahrum bırakılmamalıdır.
Tıpkı 2024’te akran şiddeti sonucu yaşamını yitiren en az 13 çocuk ve 2025’in ilk beş ayında hayatını kaybeden en az 7 çocuk gibi, Mattia Ahmet’in ölümü de önlenebilirdi. Bu vakalar münferit değil; Türkiye’de çocuklara yönelik ihmal ve hak ihlalleri zincirinin sonucudur. Yalnızca akran şiddeti değil, farklı nedenlerle yaşamını yitiren tüm çocuklar açısından da, çocuk koruma sisteminin bütüncül ve hak temelli bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması zorunludur.
Bir çocuk suçla ilişkilenmeden önce çoğu zaman fark edilebilir ve bu durum önlenebilir. Devlet; eğitimden sosyal hizmete, sağlıktan kolluk güçlerine kadar tüm ilgili kurumlarıyla, çocukları suça sürükleyen riskleri önceden fark etmek ve gereken tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu sorumluluklar gerektiği gibi yerine getirilirse, pek çok çocuğun yaşamı korunabilir, suça sürüklenmesi engellenebilir.
Çocuk adalet sisteminin öncelikli ve asıl amacı cezalandırmak değil; onarmak, dönüştürmek, desteklemek ve yeniden suçla ilişkilenmeyi önlemektir. Çocuklara yapılacak müdahale de asıl olarak bu amaca hizmet etmelidir.
Çocuklar, suç faili olsalar bile, adli süreç boyunca önleyici ve onarıcı yaklaşımlar göz ardı edilmemelidir. Ancak Türkiye’de çocuk adalet sistemi, sadece cezalandırıcı bir anlayışla işlemekte, çocukları korumak yerine toplumdan dışlamakta ve böylece yeniden suçla ilişkilenmelerine zemin hazırlamaktadır. Gündemdeki yasa değişikliği önerileri ise yasal çocukluk kavramını tartışmaya açma, çocukların özgürlüğünü daha fazla kısıtlama ve çocuk hapishanelerini olağanlaştırma riski taşımaktadır. Oysa çocuk suçluluğu yalnızca bireysel bir davranış değil; şiddet, ihmal, yoksulluk, sosyal dışlanma, eşitsizlik, ayrımcılık ve eğitimden kopma gibi çok boyutlu hak ihlallerinin, toplumsal ve yapısal etkenlerin sonucudur. Bilimsel araştırmalar da göstermektedir ki; çocuklara yönelik ağır cezalar, ne suç oranlarını azaltmakta ne de yeniden suça sürüklenmeyi engellemekte etkilidir. Buna karşılık, güçlü aile bağları, okul aidiyeti, güvenli sosyal çevre, nitelikli sosyal hizmetler, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çocuk dostu kurumlar gibi koruyucu unsurlar, çocukların suçla ilişkilenme riskini azaltmada belirleyici rol oynamaktadır.
YÜKÜMLÜLÜK SAHİPLERİNE ÇAĞRIMIZ VE TALEPLERİMİZ:
İstismara ve ihmale maruz kalan çocuklar zamanında tespit edilmeli; çocuk koruma sistemi kapsamındaki tedbirler eksiksiz uygulanmalıdır.
Erken uyarı ve destek mekanizmaları güçlendirilmeli; çocukların haklarının ihlaline yol açan ihmaller engellenmelidir.
Çocuk adalet sistemi, hak temelli, onarıcı, dönüştürücü ve koruyucu bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır.
Ceza sorumluluğu bulunmadığı yasal olarak kabul edilen 0-12 yaş arası çocukların suçla ilişkilenmelerine neden olan ortamlardan uzaklaştırılması amacıyla eğitim, sağlık, danışmanlık veya bakım tedbiri kararları alınmalıdır. Ayrıca, uluslararası çocuk hakları standartları gözetilerek ceza sorumluluğu yaşı, bilimsel gelişim verilerine göre yükseltilmelidir.
Çocuk adalet sistemi bütüncül bir şekilde işletilmeli, hiçbir çocuk –yaşı, suçu ya da koşulları ne olursa olsun– bu sistemin dışına itilmemelidir. 15-18 yaş arası çocukları, istisnalar üzerinden sistem dışına çıkarmaya yönelik girişimlere son verilmelidir.
Suça sürüklenen tüm çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu hazırlanması ve çocukların sosyal hizmet uzmanı desteğinden faydalanması yasal olarak zorunlu hale getirilmelidir.
Yargı süreçlerinde, çocuk hakları konusunda uzmanlaşmış profesyoneller yer almalıdır.
Tutuklama yalnızca istisnai durumlarda uygulanmalı; toplum temelli destekleyici tedbirler esas alınmalıdır.
Çocuk hapishanelerinin sayısı artırılmamalı; bu kurumların yerine, toplum temelli destek sistemleri geliştirilmeli ve çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılması yerine alternatif tedbirler esas alınmalıdır.
Çocuklarla ilgili yasalaşma süreçlerinde, çocuk ve kadın hak temelli çalışan sivil toplum örgütlerinin, baroların, akademinin ve çocukların bizzat kendilerinin görüş ve önerileri dikkate alınmalıdır.
Eşit, güvenli, onarıcı ve kapsayıcı bir toplum tüm çocukların hakkıdır.
Bu hakkı birlikte savunmakta kararlıyız."
İMZACI KURUM VE KURULUŞLAR
29 Ekim Kadınları Derneği
Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği
Adana Kadın Danışma ve Sığınma Evi Derneği
Adil Yargılanma Hakkına Erişim Derneği (AYHED)
AltıÜstü Çocuk ve Gençlik Sanat Kolektifi
Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği
Antikapitalist Kadınlar
Aralık Feminist Kolektif
Ata Derneği İzmir
Atakent Mahallesi Kadın Meclisi Küçükçekmece
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği
Ayvalık Kadın İnisiyatifi
Bakırköy Çocuk Masası Platformu
BoMoVu Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği
Çember Dergi - Çocuk Politikası Dergisi
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği
Çocuğum Haklıyım!
Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAv.)
Çocuk Çalışmaları Birimi
Çocuk Hakları Savunucuları Ağı
Çocuk Hakları Savunucuları Derneği - CHILDEF
Çocuk Hakları Zirvesi ve Kalkınma Derneği
Çocuk İhmali ve İstismarını Önleme Derneği
Çocuk İşçiliğini İzleme ve Önleme Derneği
Çocuklar İçin Adalet Derneği
Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği
Denizli Otizm Derneği
Derin Yoksulluk Ağı
Dünya Evimiz Uluslararası Dayanışma Derneği
Ege Çağdaş Eğitim Vakfı
Eğitim Sen Genel Merkezi
Ekmek ve Gül
Engelsiz Erişim Derneği
Eşit Haklar İçin İzleme Derneği
Eşit Yaşam Derneği
EŞİTİZ-Eşitlik İzleme Kadın Grubu
Ev Hanımları Dayanışma ve Kalkındırma Derneği
Fisa Çocuk Hakları Merkezi - Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği
Gaziantep Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği
Her Yer Çocuk Derneği
İnsan Hakları Derneği
İnsan Hakları Gündemi Derneği
İzmir Feminist Kolektif
İzmirli Kadın Girişimciler Derneği
KA.DER-Kadın Adayları Destekleme Derneği Ankara Şubesi
Kadın Dayanışma Vakfı
KADAV - Kadınlarla Dayanışma Vakfı
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu
Kadın Eğitim ve İstihdam Derneği- KEİD
Kadının İnsan Hakları Derneği
Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği
KESK Amed Kadın Meclisi
KİKAP TRABZON Derneği
Kırkayak Kültür Sanat ve Doğa Derneği
Koza Kadın Derneği
LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG)
Lotus Kadın Dayanışma Derneği ve Yaşam Derneği
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
Muzır Neşriyat
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği
Rengarenk Umutlar Derneği
Roman Hakları Derneği
Romani Godi
Roots & Shoots Türkiye (Kökler ve Filizler Derneği)
Rosa Kadın Derneği
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezi
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Amed Şubesi
Sivil Düşler Derneği
Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği
Sosyal İklim Derneği
Sosyoloji Mezunları Derneği
Sporda Adalet ve Haklar için Sahadayız Derneği
Sulukule Gönüllüleri Derneği
Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği
Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı
Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği (TODAP)
Toplumsal Eşitlik Derneği
Türk Kadınlar Birliği Bayraklı Şubesi
Türk Psikologlar Derneği Genel Merkezi
Türk Tabipleri Birliği İnsan Hakları Kolu
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı
Türkiye İnsan Hakları Vakfı
Turuncu Dernek
Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği
Ulusal Çocuk Hakları Derneği (UDER)
Uluslararası Çocuk Hakları Elçileri Derneği - ICHILD
Uluslararası Göçmen Kadınlar Dayanışma Derneği
Urla Kadın Dayanışma Dernegi (URKAD)
World Human Relief
Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği
YÖRET Yüksek Öğrenimde Rehberliği Tanıtma ve Rehber Yetiştirme Vakfı



