ABD bölgedeki herkes için tehdit
Tahran’da Kafkasya’ya adımını atan ABD’nin Zengezur Koridoru’nu kontrol etmesine yönelik güvenlik endişeleri artıyor. Prof. İzadi “Önce şirketlerini, sonra askerlerini getirirler; imparatorluklarını böyle genişletirler” diyor.

Atahan UĞUR
ABD’nin Zengezur Koridoru ile Kafkasya’ya adım atması bölgede yeni bir döneme işaret ederken gerilim artıyor. Azerbaycan–Ermenistan barış mutabakatına arabuluculuk yapan ABD Başkanı Donald Trump’ın bu adımı İran’ın sert tepkisine neden oldu.
İran’ın Dini lideri Ali Hamaney’in başdanışmanı Ali Ekber Velayeti “Bu geçit, Trump’ın mülkü olacak bir koridor değil, Trump’ın paralı askerleri için bir mezarlık olacaktır” dedi.
LÜBNAN’A ÇIKARMA
Ortadoğu ve Kafkasya’da etkinliğini artıran ABD’ye karşı son zamanlarda bir dizi darbe alan Tahran’ın karşı hamleleri de sürüyor. İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ABD destekli Lübnan hükümetinin orduya Hizbullah'ı silahsızlandırma planı hazırlamasını emretmesinin ardından Lübnan'a gitti.
Tahran Üniversitesi’nden Prof. Foad İzadi, gelişmeleri BirGün’e değerlendirdi.
İzadi, ABD-İsrail stratejisinin bölge ülkeleri açısından uzun vadeli riskler taşıdığı uyarısında bulundu.

LATİN AMERİKA’DA YAPTI
ABD’nin bölgeye girişinin Tahran açısından yalnızca diplomatik değil, doğrudan güvenlik tehdidi anlamına geldiğini ifade eden İzadi, “İran yaklaşık iki ay önce ABD tarafından saldırıya uğradı ve kuzey sınırında Amerikan askerlerini görmek istemediği açık. Bu, ABD’nin 19. yüzyıldan beri izlediği bir politika. Önce bazı Amerikan şirketlerini getirirler, sonra bu şirketlerin çıkarlarını korumak için Amerikan askerlerini konuşlandırırlar ve imparatorluklarını bu şekilde genişletirler. Latin Amerika’da yaptıkları buydu. Bugün de bu yöntemi sürdürüyorlar” dedi.
HAMLE PLANLANIYOR
İzadi, koridor tartışmasının yalnızca ABD değil, İsraille de bağlantılı olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Bu bir Amerikan-İsrail projesi ve İsrail mevcut durumdan yararlanarak İran için daha fazla sorun çıkarmaya çalışacak. Dolayısıyla İran’ın meşru ulusal güvenlik çıkarları olduğu çok açık. ABD ve İsrail’in bu çıkarları ihlal etmeyi planladığı ve İran’ın bu tür ihlalleri kabul etmeyeceği de net. Henüz İran’ın bu meseleyi çözmek için ne yapacağına dair yetkililerden bir açıklama gelmemiş olsa da bir sonraki adımlarını planladıklarını düşünüyorum. İran çıkarlarını korumak için harekete geçecektir.”
Koridor planının yalnızca İran’ı değil, bölgedeki diğer aktörleri de etkileyeceğini vurgulayan İzadi, “ABD’nin diğer hedefinin Rusya’ya baskı yapmak olduğu çok açık. Ukrayna, Rusya’nın batı sınırlarına baskı kurma amacı taşıyor. Kafkasya’da planlanan ise Rusya’nın güney sınırlarına baskı yapmak. Rusya hükümetinin bunu kabul edeceğini sanmıyorum” diye konuştu.
Koridor meselesinin yıllar süreceğini belirten uzman, şu uyarıyı yaptı: “ABD’nin Kafkasya’da yapmak istedikleri bu bölgedeki ülkelerin çıkarlarına aykırı. Uzun vadede ABD’nin başarılı olacağını sanmıyorum. Başarıya ulaşmanın tek yolu, bölgedeki tüm ülkelerin en azından asgari çıkarlarını koruyan bir anlaşmada yer almasıdır. Bu sağlanırsa, herkesin yararına bir anlaşma olabilir. Bu olmazsa, olumsuz etkilenen taraflar Amerikan-İsrail planının işlemesini engelleyecek adımlar atacaktır.”


