ABD Çin ile savaşa hazırlanırken, Silikon Vadisi oligarkları zenginleşiyor
Silikon Vadisindeki büyük teknoloji kapitalistleri yeni silah sistemlerine para akıtarak, Çin ile savaştan kar etmeyi umuyorlar. Bu yeni soğuk savaş kimi Amerikan oligarkı açısından karlı bir girişime dönüştü.

Ben NORTON – geopoliticaleconomy.com
Amerikan ordusu Çin ile savaşa hazırlanıyor. Filipinlerdeki misil sistemleri Çin büyük şehirlerine hedeflenmiş durumda. Savunma Bakanı Pete Hegseth ABD’nin “Japonya’yı savaşın merkezine” çevirdiğini söyledi. Silikon Vadisi oligarkları dev karlar getirecek yatırımlar yapıyor.
ABD’nin Çin ile savaşa hazırlandığına dair kanıtlar artıyor.
Washington Post’un eline geçen sızdırılmış bir belge ABD Savunma Bakanlığının Çin ile savaşa hazırlığın birincil öncelikleri olduğunu, diğer bütün meselelerin ikinci planda olduğunu ortaya çıkardı.
Pentagon Tayvan’da Amerikan kontrolünü sağlama çabasının sonucu olarak Çin ile savaşmayı umduğu için Asya-Pasifik’teki kaynaklarını yoğunlaştırıyor.
Çin hükümetinin yıkılmasını isteyen, kendisini “Haçlı” ilan eden gerici Amerikan Savunma Bakanı Pete Hegseth, Mart ayında Japonya ve Filipinler’e düzenlediği gezilerde Pekin’i birden fazla kez tehdit etmiş ve ABD’nin “savaş” hazırlıklarını ve “gerçek savaş planlarını” övmüştü.
2024’te Amerikan ordusu Filipinler’in kuzeyine Typhon füzelerini kurmuştu. Bu füzelerin yaklaşık 2 bin km mevzileri var ve Çin ana karasındaki büyükşehirlerin çoğunu vurabilir.
ABD’nin Filipinler’de en az 9 askeri üsse erişimi var.
Wall Street Journal bu gelişmeye dair olarak “Filipinler’e konuşlandırılan füze sistemi Çin’in kritik askeri ve ticari üslerini atış mesafesine getirdi” diye yazdı.
Gazete ayrıca “Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez ABD ordusu kendi sınırlarından bu kadar uzak bir noktaya kara fırlatma sistemi kuruyor” diye ekledi.
Bu bariz Amerikan provokasyonu Pekin’de tepkiye sebep oldu, Pentagon’un hamlesi Washington’un Çin’e yönelik soğuk savaşında bir tırmandırma hamlesi olarak görüldü.
2. SOĞUK SAVAŞ
İkinci soğuk savaş birincisiyle her gün daha fazla paralellik kazanıyor.
ABD’deki okullarda genelde 1962 füze krizinde Küba’ya nükleer silahların yerleştirilmesinin “saldırganlık” olduğu öğretilir. Sınıflarda ABD’nin daha 1959’da NATO üyesi Türkiye’ye nükleer silah yerleştirerek Moskova’yı provoke ettiği genelde unutulur.
Bugün de Washington Pekin’i birçok alanda provoke ediyor.
Donald Trump 2018’deki ilk döneminde Çin’e karşı tek taraflı saldırgan bir ticaret savaşı başlatmıştı.
Trump’ın Demokrat partili halefi Joe Biden bu ticaret savaşını sürdürmekle kalmamış genişleterek Çin’in yüksek teknoloji sektörünü boğabilme amacıyla daha fazla gümrük vergisi ve ithalat sınırlaması getirmişti.
Şimdi ise Trump ikinci döneminde Çin’e yönelik nükleer bir ticaret savaşı başlatarak, gümrük vergilerini %245’e çıkarmakla tehdit etti.
Bu yeni soğuk savaş kimi Amerikan oligarkı açısından karlı bir girişime dönüştü.
OLİGARKLAR ABD’NİN ÇİN İLE SAVAŞINDAN KAR ETMEYİ UMUYOR
Silikon Vadisindeki büyük teknoloji kapitalistleri yeni silah sistemlerine para akıtarak, Çin ile savaştan kar etmeyi umuyorlar.
Wall Street Journal 2024 yılında, “Tech Bro’lar Çin ile girilecek savaşta yardımcı olabilecekleri iddiasında” başlıklı bir makale yayınladı.
Makalede Facebook’un eski yöneticisi ve Anduril Industries isimli silah şirketi kurucusu sağcı milyarder Palmer Luckey ile bir röportaja da yer verildi.
Anduril geliştirdiği kendi kendini kontrol edebilen ileri teknoloji silahlarla bir Pentagon yüklenicisi oldu.
Wall Street Journal konuya dair; “Luckey Çin ile olası bir çatışmada kendisine ihtiyaç olacağını, Pentagon’un Pekin’i iki yıl önce Amerikan güvenliğine karşı en büyük tehdit ilan ettiğini söylüyor. Amerikan ordusu, Luckey ve diğerleri çok sayıda ve daha ucuza, daha akıllı sistemlerin okyanus ötesi hedefler için ve Çin gibi bir imalat ve teknoloji gücüne karşı etkili olabileceğini söylüyor.
Luckey, şirketi Anduril’in Pekin ile çatışmaya odaklandığını, içerideki birçok ekibin ancak 2027’de, yani Şi Şiping’in Tayvan’ı işgale hazırlandıkları yılda hazır olabilecek silahlar geliştirdiklerini iddia ediyor. Anduril’e ismini veren Lord of the Rings serisindeki kurgusal kılıç ayrıca “Batının Alevi” anlamına da geliyor.”
Luckey “Gözümüz ödülde, Pasifik’teki büyük güç çatışmasında” diyor.
Gazete ayrıca Amerikan askeri sınai kompleksinin nasıl gün geçtikçe daha fazla özel şirketlerin eline geçtiğinin altını çiziyor.
Geçtiğimiz yıllarda silah şirketlerine girişim sermaye fonlarından ciddi bir akış oldu. The Wall Street Journal bu durumu şu ifadelerle haberleştirdi:
"Anduril ikinci dünya savaşından bu yana yaşanan en büyük değişimlerden birinin parçası: girişim sermaye fonlarının savunma teknolojileri şirketlerine akışı."
On yıllardır, Amerikan hükümeti Lockheed Martin gibi savunma şirketlerini hayalet uçaklardan casus uydulara yeni silahlar geliştirmesi için fonluyor. Ancak özellikle Yapay Zeka gibi alanlarda özel sektörün AR-GE yatırımları federal hükümet harcamalarını aştığı için, yeni savunma girişimleri Pentagon’a teknoloji geliştirmek için özel sermayeden faydalanıyor.
Yatırımcı destekli savunma-teknoloji sektörüne akan özel sermaye miktarı şişti, son üç yılda her geçen yıl sektöre yönelik yatırımlar %70 daha fazla arttı. 2021’den Temmuz 2024’e kadar yatırımcılar savunma teknolojisi girişimlerine 130 milyar dolar akıttı. Pentagon AR-GE için yıllık 90 milyar dolar harcıyor.
Anduril’in en büyük yatırımcılarından biri Peter Thiel’in kurucularından olduğu, Silikon Vadisi yatırım sermaye firması Founders Fonu.
Thiel Donald Trump’ın önde gelen destekçilerinden, birçok cumhuriyetçi siyasetçiyi fonlayan aşırı sağcı bir milyarder oligark. Hatta geçmişte ABD Başkan yardımcısı JD Vance’e iş vermiş ve 2022’deki senato kampanyasını finanse etmişti.
Eski bir FBI muhbiri olan Thiel, diğer bir büyük Pentagon yüklenicisi olan ve CIA’nin fonlanmasına yardımcı olduğu Palantir’e de yatırım yaptı.
Thiel ayrıca aşırı Çin karşıtı şahinlerden. Açıkça tekelleri savunarak, “rekabetin ezikler için olduğunu” iddia etmiş ve Çinli rakiplerin ABD’nin büyük teknoloji tekellerine karşı yasaklanmasını istemişti.
Thiel gibi Anduril’in kurucusu Palmer Lucker de sadık bir Trump destekçisi. İkisi de aşırı sağcı Silikon Vadisi oligarkları arasında.
Financial Times, Thiel’in Palantir, Luckey’in Anduril ve Elon Musk’ın SpaceX şirketlerinin Amerikan hükümet yüklenicilerine ortak teklif vermek için bir konsorsiyum kurma amacında olduğunu yazdı.
Trump etrafını neo-muhafazakar Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz ve Savunma Bakanı Pete Hegseth de dahil savaş şahinleriyle doldurdu.
Hegseth, Washington Post’un ulaştığı ve ABD ordusu açısından Tayvan için Çin ile savaşa girmenin birinci öncelik olduğunu gösteren belgeyi bizzat imzaladı.
“Geçici Ulusal Savunma Stratejik Rehberi” başlıklı bu belgede Pentagon “Çin bakanlık açısından süregiden yegane tehdit ve Çin’in Tayvan’ı ele geçirmeye yönelik bir oldu bittiye girişmesini engellerken bir yandan Amerikan ana vatanını savunmak da Bakanlığın süregiden yegane hedefidir” diye yazıyor.
Washington Post bu belgedeki birçok bölümün kelimesi kelimesine, büyük şirketler ve muhafazakar milyarderler tarafından fonlanan Washington merkezli sağcı düşünce kuruluşu Heritage Vakfı tarafından yayınlanan ağır biçimde Çin karşıtı bir rapordan alındığını ortaya çıkardı.
Oligarkların desteklediği Heritage Vakfı Trump hükümetinin uygulaması için detaylı bir politika programı içeren kötü şöhretli Project 2025 raporunu hazırlamıştı.
Hegseth aşırı sağcı bir aşırı dinci. 2020 yılında ABD sağının uluslararası sola, Çin’e ve İslam’a karşı bir “kutsal savaşta” olduğunu gururla ilan eden, “Amerikan Haçlı Seferleri” isimli bir kitap yazmıştı.
Hegseth bu kitabında, “Komünist Çin yıkılacak ve gelecek iki yüz yıl kendi yaralarını yalayacak. Eğer komünist Çin’e karşı bugün ayağa kalkmazsak gelecekte bir gün Çin ulusal marşı için ayağa kalkmamız gerekecek” diye yazıyor.
Mart 2025’te Hegseth Asya’yı ziyaret ederek Amerikan müttefiklerine Washington’un Çin’e karşı yeni soğuk savaşına katılmak için baskı yapmıştı. The Wall Street Journal bu geziyi, “Hegseth Asyalı Müttefikerine: Çin’e Karşı Sizinle Birlikteyiz” başlığı ile özetlemişti.
Hegseth Japonya’da yaptığı konuşmada Pekin’e karşı “karşılıklı bağlarımızı güçlendirme ve operasyonel iş birliğimizi derinleştirme” sözü verdi.
Amerikan Savunma Bakanı Pentagon’un Japonya’yı “savaşın merkez kumandasına” dönüştürdüğünü belirtmişti.
Japonya geçmişte Çin’i sömürgeleştirmişti. Sonrasında Nazi Almanya ve Faşist İtalya ile ittifak kuran Japon ordusu 1930’larda ve 40’larda Çin’de ve Asya’nın diğer bölgelerinde on milyonlarca insanı katletmişti.
Hegseth, “tehdidin ölümcül doğası” konusunda göz korkutarak, “Amerika ve Japonya Komünist Çin’in saldırgan ve zorbaca eylemleri karşısında birlikte kararlı biçimde duruyor” diye de altını çizmişti.
“Barışa hasret olanlar savaşa hazırlanmalı.”


