birgün

16° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 30.10.2019 10:08

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Dışişleri'ne çağrıldı

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Dışişleri'ne çağrıldı

ABD'nin Ankara Büyükelçisi David M. Satterfield, ABD Temsilciler Meclisinde onaylanan yasa tasarılarıyla ilgili Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "ABD Temsilciler Meclisince 1915 Olayları ile ilgili alınmış olan tarihi ve hukuki dayanaktan yoksun karar ve Barış Pınarı Harekatı ile bağlantılı olarak ülkemize yaptırımlar uygulanmasını öngören yasa tasarısı ile ilgili olarak ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmıştır" ifadeleri yer aldı.

ÇAVUŞOĞLU’NDAN TEPKİ

Öte yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ermeni Soykırımı’nı tanıma yasa tasarısının ABDTemsilciler Meclisi'nde kabul edilmesine sert tepki gösterdi.

Çavuşoğlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

"Barış Pınarı Harekatı’yla büyük oyunu bozduk. Projeleri hüsrana uğrayanlar raflardaki köhne tasarılara sarıldılar. Bizden bu yolla intikam alacaklarını sananlar yanılıyorlar. Tarihi siyasete alet edenlerin bu utanç verici kararı; hükümetimizin ve halkımızın gözünde yok hükmündedir!"

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

Dışişleri Bakanlığı da, ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen Ermeni Soykırımı kararı ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

Bakanlık, Ermeni Soykırımı ile ilgili, "Şüphesiz bu karar, ABD Temsilciler Meclisi'nin saygınlığına gölge düşürdüğü gibi, Türkiye kamuoyundaki ABD algısına da olumsuz yansıyacaktır" açıklamasında bulundu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "ABD Temsilciler Meclisi'nce bugün kabul edilen 'Ermeni Soykırımı konusunda ABD'nin Tutumunu Teyit' başlıklı, Temsilciler Meclisi'nin hissiyatını yansıtan H.Res.296 sayılı kararı reddediyoruz. İç politika saikleriyle alınmış olan bu kararın tarihi ve hukuki dayanağı bulunmamaktadır" denildi.

Açıklamada, söz konusu kararın Türk hükümeti ve halkı nezdinde hiçbir geçerliliği ve hükmünün bulunmadığı belirtilerek, “Barış Pınarı Harekatı'nı engelleyemeyerek hüsrana uğrayanların Türkiye'den bu yolla intikam alma çabalarının faydasız olduğu” söylendi.

Kararın yasal bağlayıcılığının da bulunmadığının kaydedildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"ABD'deki Ermeni lobisi ve Türkiye aleyhtarı çevreleri memnun etmeye yönelik siyasi bir adım olmanın ötesinde bir anlam da taşımamaktadır. Tarihin meclislerin siyasi hissiyatına göre şekillendirilmeye çalışılmasından daha vahim bir yanılgı olamaz. Karar, 1948 tarihli 'Soykırımın Önlenmesi Sözleşmesi' hükümleriyle bağdaşmayacak şekilde soykırım isnadında bulunması hasebiyle ABD hukukuna ve uluslararası hukuka da aykırıdır. Uluslararası hukukta 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanımlayan bir karar bulunmamaktadır. Aksine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu konunun meşru bir tartışma konusu olduğunu hükme bağlamıştır."

Açıklamada, 1915'te yaşanan olayların siyasetin değil tarih biliminin alanı olduğu belirtilerek, "Türkiye’nin 'Ortak Tarih Komisyonu' kurulması yönünde 2005 yılında yapmış olduğu önerinin Ermenistan tarafından reddedildiği hatırlanmalıdır. Uluslararası ve bölgesel güvenlik bakımından fevkalade hassas bir dönemde alınan, Türkiye ve ABD ilişkilerini zora sokmaya yönelik bu kararın ABD'nin ulusal çıkarlarına verdiği ve vereceği zararların takdiri Amerikalı siyasetçi ve yöneticiler ile ABD halkınındır. Öte yandan, ABD yönetiminin 1915 olayları konusundaki tutumunda bir değişiklik olmaması da not edilmiştir. Şüphesiz bu karar, ABD Temsilciler Meclisi'nin saygınlığına gölge düşürdüğü gibi, Türkiye kamuoyundaki ABD algısına da olumsuz yansıyacaktır. Türkiye ve ABD arasındaki müttefiklik bağının ve dostane ilişkilerin devamına destek veren Amerikalı dostlarımızın bu vahim hatayı sorgulayacaklarına ve sorumlularının ABD halkının vicdanında yargılanacağına inanıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız