‘ABD’nin çocukları’ resmi belgelerde

13.09.2018 08:32 SİYASET
12 Eylül’ün yıldönümünde açıklanan belgeler, ordu ile ABD’nin temasını bir kez daha gösterdi. “Bizim çocuklar başardı”sözleri yerine bu kez, “Liderleri iyi tanıyoruz, endişelenmeyin” deniliyor

12Eylül 1980 darbesinin 38’inci yıldönümünde ilk kez kamuoyuna yansıyan ABD Dışişleri Bakanlığı belgeleri, ordu ile Washington arasındaki organik bağı bu kez resmi yazışmalarla ortaya koydu.

Eski Amerikan İstihbarat Teşkilatı (CIA) ajanı Paul Henze’e atfedilen “Bizim çocuklar başardı” (Our boys did it) sözlerini yıllar sonra resmen doğrulayan diplomatik belgelere göre, dönemin ABD Ankara Büyükelçisi James Spain, darbeden birkaç saat sonra ABD’ye bir not gönderiyor ve askeri liderleri iyi tanıdıklarını, Türkiye’nin gerek dış politika gerekse de savunma politikalarının değişeceği yönünde endişe yaratacak bir neden olmadığını söylüyor.

Gizlilik kalktı
2011 yılında gizliliği kaldırılan belgelere BBC Türkçe’den İrem Köker ulaştı. Kamuoyuyla paylaşılan ilk bölümde, 12 Eylül 1980 ile 5 Kasım 1980 tarihleri arasında Ankara, İstanbul ve İzmir’deki ABD temsilciliklerinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı ile diğer ülkelerdeki temsilciliklerine gönderilmiş 10 adet yazışma yer alıyor.

‘Endişeye gerek yok’
Belgelerin en dikkat çekicilerinden biri olan ve darbeden kısa bir süre sonra yazıldığı anlaşılan ABD Ankara Büyükelçisi James Spain imzalı ‘gizli’ ibareli notta, şu ifadeler kullanılıyor; “Mevcut askeri liderlerin tamamını iyi tanıyoruz ve özellikle de NATO üyeliği başta olmak üzere Türkiye’nin güvenlik ya da dış politikasında değişim yaşanacağı yönünde bir endişe taşımamıza da gerek yok. Buradaki esas mesele, bu çıkarları etkin ve hızlı bir şekilde yeniden tesis edilen demokratik ortamda da korumak olacak. Ancak bunun olmayacağına inanmak için de herhangi bir neden bulunmuyor.


ABD’nin nasıl bir tutum izlemesi gerektiğini de açıklayan Spain, “ABD devleti adına konuşan sözcülere, durumu yakından takip ettiklerini söylemelerini ve yorumlarını Türkiye’nin NATO üyeliği gibi dış politika yaklaşımlarında herhangi bir değişim görmeyi beklemedikleri yönündeki ifadelerle sınırlı tutmalarını öneriyoruz” diyor.

‘Küstürmeyelim’
Dönemin Başbakanı ve Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, ana muhalefetteki CHP’nin Lideri Bülent Ecevit ile azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Milli Selamet Partisi’nin lideri Necmettin Erbakan’ın darbe gecesi gözaltına alınması da yazışmalara yansıyor.

abd-nin-cocuklari-resmi-belgelerde-509690-1.



ABD Elçisi Spain, gözaltılar konusunda ABD’nin tutumumun ne olması gerektiğine dair tavsiyede bulunmadan önce birkaç gün beklemek istediğini aktarıyor. Yazışmada, “Yeni devlet yöneticilerini gereksiz yere küstürmediğimiz ve aşağılamadığımız sürece bu amacımızı gizlemeye de gerek görmüyoruz” deniliyor.

24 Ocak itirafı
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in 16 Eylül 1980’de düzenlediği basın toplantısından birkaç gün sonra da Ankara’da görevli diplomatlardan Daniel Newberry, ‘Türk ordusunun (yönetime) el koyması - Geçmiş ve Beklentiler’ başlıklı bir yazışma gerçekleştiriyor.

20 maddelik değerlendirmede ekonomik reform süreci, dış politikada devamlılık ve demokrasiye ağırlık veriliyor.
Newberry, darbe yönetiminin 1980 başlarında başlatılan ekonomik reform programını sürdürmeye kararlı olduklarını Washington’a iletiyor. Kenan Evren’in IMF ve OECD ile yapılan anlaşmaların süreceğini taahhüt ettiği vurgulanıyor. Newberry’nin işaret ettiği reformlar, dönemin Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal tarafından hazırlanan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen programı ifade ediyor.

Bu kapsamda serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci başlatılmıştı. Bu yazışma, darbenin nedenleri arasında iş dünyası ve ABD’nin de desteğiyle 24 Ocak kararlarının uygulanmasının bulunduğunu da ortaya koyuyor.

Dış politika konusunda ise Newberry, “değişimin az olmasını ya da hiç olmamasını” beklediklerini dile getiriyor. Bu konuda Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri İlter Türkmen ile sürdürülen temasların yapıcı olduğu ve ABD’nin çıkarları ile savunma alanındaki işbirliğinin devamına yönelik rahatlatıcı olduğu belirtiliyor.

‘En az bir yıl’
Newberry, Büyükelçi James Spain tarafından da dile getirilen ‘demokrasiye dönüş’ü şu iki unsurun belirleyeceğini savunuyor; “1) Terörün kökünü kazıma konusunda sağlanacak ilerleme. 2) Şu ana kadar kendi içinde sert şekilde bölünmüş görünen sivil elitlerin ordu ile ne ölçüde işbirliği yapacağı.”

Diplomat, “İktidarın devredilmesiyle ilgili en makul tahmin en az bir yıl. Ancak daha da uzun sürmesi muhtemel” diyor.

***

Ne zaman ciddiye alındı?

ABD’li diplomat Daniel Newberry, eski Başbakan Nihat Erim ve bundan üç gün sonra da DİSK kurucusu Kemal Türkler’in öldürülmelerinin ardından darbe planının ciddiye bindiğini artık daha net bir şekilde gördüklerini de anlatıyor.
Darbenin hayata geçirilmesi kararında bu iki olayın önemli olduğunu söyleyen Newberry, Kenan Evren ve diğer komutanların Türkiye’deki mezhepsel ve ideolojik farklılıkların dış güçler tarafından kullanılmasından kaygı duyduklarını savunuyor.

***

'Bir Latin Amerika' değilmiş

YAZIŞMALARDA, 12 Eylül darbesi Latin Amerika’da yine CIA desteğiyle gerçekleştirilen darbelerle de kıyaslanıyor. ABD’li Büyükelçi James Spain tarafından darbe günü gönderilen notta, Türkiye’de ordunun yönetime el koymasının diğer birçok ülkenin aksine “daha köklü ve daha kabul edilir” bir durum olduğu savunuluyor.

İki önemli çıkar
Yazışmada, “Bu bir Latin Amerika cunta darbesi değil... Terör ve kamu düzeni alanında yaşanan son gelişmeler, her ne kadar gönülsüz de olsa ordu üzerinde harekete geçme baskısı yarattı” deniliyor.

Spain, bu nedenle ‘askeri yönetimi tanıma gibi bir sorunun ortaya çıkmayacağını’ savunuyor.

***

ABD istiyor, Evren 'demokrasiye dönüşü' vurguluyor

abd-nin-cocuklari-resmi-belgelerde-509689-1.

Belgelerde askeri yönetime yönelik ‘demokrasiye dönüş vurgusunun yeterince güçlü olmadığı’ eleştirisi yapılıyor.
James Spain, konuyu Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Büyükelçi İlter Türkmen’e aktardığını söylüyor ve “Türkmen, görüşlerimi hem Kenan Evren hem de [MGK Genel Sekreteri Haydar] Saltık’a aktaracağını ve aynı zamanda NATO büyükelçileriyle planlanan toplantıda da demokrasinin yeniden tesisi konusunun üzerinde durulacağını söyledi” diyor.

NATO toplantısı
12 Eylül günü 15.00 sularında NATO üyesi ülkelerin büyükelçileri arasında yapılan toplantıda Türkmen’in bu konuya ağırlık verdiğinin altı çiziliyor. Spain, anılarını yazdığı kitabında da Evren’in aynı gün öğle saatlerinde bir kez daha televizyona çıktığını ve bu kez demokrasiye dönüş meselesine daha çok vurgu yaptığını belirtiyor.

***

12 Eylül, AKP ile sürüyor

1980 Askeri Darbesi, Türkiye’nin dört bir yanında protesto edildi. Yapılan protestolarda, darbe sürecinde yaşamını yitirenler anıldı.

78’liler Girişimi öncülüğünde İstanbul Taksim Kazancı Yokuşu’nda yapılan protestoda, AKP iktidarında demokrasi adı altında darbe rejiminin bir yönetim biçimi olarak sürdüğü vurgulandı.

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbecileri tarafından sol görüşlü oldukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atılan askerlerin örgütü Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM-DER) de, 12 Eylül’ün ‘tek adam darbesi’ olarak devam ettiğini ifade etti.