birgün

24° AZ BULUTLU

SİYASET 15.06.2020 10:19

Adalet Bakanı Gül: Yargısal süreler ve duruşmalar yarından itibaren başlıyor

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Covid-19 nedeniyle durdurulan yargısal sürelerin ve duruşmaların yarından itibaren başlayacağını bildirdi

Adalet Bakanı Gül: Yargısal süreler ve duruşmalar yarından itibaren başlıyor

Anadolu Ajansı Editör Masası'nın canlı yayınında açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Gül, Covid-19 nedeniyle durdurulan yargısal sürelerin ve duruşmaların yarından itibaren başlayacağını bildirdi.

Adalet Bakanı Gül, (TBMM'de kabul edilen infaz düzenlemesine ilişkin) Bu düzenleme af değil, infaz süresine ilişkin düzenlemedir" dedi.

Son zamanlarda tartışma konusu olan Ayasofya'ya ilişkin de açıklama yapan Gül, "Turnikeyle girilen tek camidir, bu ayıbın ortadan kalkması hukukun gereğidir" diye konuştu.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Cumhurbaşkanımız büyük bir süreç yönetimi ortaya koydu. Tüm dünya imrenerek bize baktı. Tedbirlere riayet etmezsek yazık olur. Hakim, savcılarımız, avukatlarımız hizmeti sürdürdüler ama genel itibariyle salgının yayılmaması adına tedbirler alındı.

Yarın bu tedbirler sona eriyor, artık duruşmalar da süreler de başlayacak. Biz bu süreçte UYAP üzerinden avukatlara, hakim-savcılara imkanlar getirmiştik. Avukatlarımız, savcılık dosyasını savcıyla görüşmeden de ulaşabilecek. Bulunduğu ilden duruşmaya katılabilecek. Uygulamada beğenildiğinde, kabul edildiğinde yeni normalin alışkanlıklarından biri olacak.


Avukatlık kanunu, barolara ilişkin düzenlemeler yarım asrı aşkın yapılan düzenlemeler. Bu konu bugünün gündeminden ziyade her zaman daha çoğulcu bir baro yapısı nasıl mümkün olur, çözümler aranmıştır.

Bir siyasi parti değil bir meslek örgütünün merkezi olması herkesin beklentisidir. Tabi burada aslolan baro savunma yargının kurucu unsurudur. Avukatların bir meslek örgütüdür. Dolayısıyla avukat ne kadar güçlü olursa yargının itibarı da o kadar artar.

Tüm bu çalışmalarda aslolan avukatlık mesleğinin itibarının artmasıdır. Böyle bir çalışmanın ortaya çıkacağına inanıyorum.

"YAPILAN DÜZENLEME AF DEĞİL, İNFAZ SÜRESİNE İLİŞKİN DÜZENLEME"

Türkiye'de afla, infaz düzenlemesinin birbirinden ayırt edilmesi lazım.

Af bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması. Oysa bu düzenlemede sürede tadilat söz konusu. Yine infaz devam ediyor, denetimli serbestlikte kişi müeyyidelerle karşılaşıyor.

Dolayısıyla bu yapılan düzenleme af değil, infaz süresine ilişkin düzenlemedir. Bu ilk de değildir. 2012'de denetimli serbestlik getirildi. Tüm suçlara bir yıl kala denetimli serbestlik düzenlemesi geldi. 2012'de af demiyorsunuz, 2016'da af demyiorsunuz, AYM'ye de gitmiyorsunuz.

Şimdi gitmenizin sebebi nedir? Terör, cinsel suçlar, adam öldürme, uyuşturucu kapsam dışı bırakıldı. CHP'ye soruyorum, itiraz ediyorum. Bunlardan hangisi girmediği için rahatsız oluyorsunuz?

Bunu kamuoyuna açıklasın. Bunun ötesindeki irade, Meclis'in infaz hukuku düzenlemesi. Bu konuda infaza yönelik düzenleme yapılmıştır. AK Parti ve MHP'nin kamuoyuna vermiş olduğu bir sözdü. Sadece süreler azaltıldı, birileri çıktı diye değil. İçinde iyi hal gibi çok önemli kurumlar var. Önceden disiplin suçu işlememişse serbest kalabiliyordu.

Şimdi cezaevine girdiği günden itibaren iyi hal ile ilgili incelemeye tabii tutulacak. Yani cezaevinde 10 yıl mı kaldı, 10 yıl boyunca 'bunu iyi hallikten serbest bırakılsın' dediğimizde çok vahim hadiseler yaşadık. Buna bir heyet karar verecek.

Ve savcı başkanlığında olacak. Toplumu rahatsız eden bir kişi, gerçekten ıslah olduysa iyi hal raporu verilecek. Hamileler, kadınlar, çocuklarla ilgili düzenlemeler söz konusu. İnfaz hakimi tüm bu süreci takip edecek. İşte bu çerçevede yargı reformuyla da ortaya koyduğumuz düzenlemeler söz konusu.

Ayasofya'nın zincirlerinin kırılarak ibadete açılması hepimizin ortak dileğidir, Fatih Sultan Mehmet'in vasiyetinin yerine getirilmesidir."

Ayasofya ile ilgili konu, Türkiye Cumhuriyeti'nin tasarrufunda olan bir egemenlik meselesidir."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız