“Adanalıyık, Allah’ın adamıyık”
Birgün Birgün Birgün Birgün
Benden söylemesi; Erdoğan’ın her konuşmasını, mutlaka bir haber çıkar diye pür dikkat dinleyen yabancı medya temsilcileri o dikkati epey azalttılar. Miting konuşmalarını, “hep aynı şeyi söylüyor” diye, televizyonun sesini kısıp alt yazılara bakarak takip edenler var. Onlar yabancı, tabii miting nutuklarına bizim gibi kulak kesilmelerini beklemek doğru değil! Şimdi konu bu değil ama, burada bir […]

Benden söylemesi; Erdoğan’ın her konuşmasını, mutlaka bir haber çıkar diye pür dikkat dinleyen yabancı medya temsilcileri o dikkati epey azalttılar. Miting konuşmalarını, “hep aynı şeyi söylüyor” diye, televizyonun sesini kısıp alt yazılara bakarak takip edenler var.

Onlar yabancı, tabii miting nutuklarına bizim gibi kulak kesilmelerini beklemek doğru değil!

Şimdi konu bu değil ama, burada bir parantez açıp; hafta sonunda akreditasyonları yenilenmediği için Türkiye’den ayrılan iki yabancı gazeteciye (Alman) dair de bir cümle yazayım: Geçmişte, Türkiye’yi yerleştikleri Atina’dan izleyen yabancı gazetecileri İstanbul’a çekmek için az uğraşılmamış, az kolaylık sağlanmamıştı yabancı medya temsilcilerine, gelip de bizi yerinden izlesinler diye. Yabancı gazetecilerin Türkiye’de yerleşik olmamaları büyük sorun sayılırdı!


Neyse, onlar gitsin, bizim gidecek başka ülkemiz yok ve biz Erdoğan’ın her konuşmasını can kulağıyla dinliyoruz!

Her ilde her ilçede, kendisi belediye başkanı seçilecekmiş gibi, olağanüstü bir gayretle, bazen günde 3 şehirde konuşup, akşam da 2-3 televizyonun ortak yayınına çıkarak kampanyayı tek başına götürüyor.

Ankara, İstanbul, İzmir ve de bilcümle diğer yerlerde AKP/MHP adayları kazanırlarsa hiç kendilerine pay çıkarmasınlar… Hatta muhalefet adayları bile, kazandıran da kaybettiren de Erdoğan olacak!

Konuşmaları can kulağıyla dinliyorum ya, öyle dinlemeseniz bile, Erdoğan’ın her şehre orayı iyi çalışarak gittiğini fark ediyorsunuz; konuşmaya mutlaka yöresel bir lehçe ve vurguyla başlıyor. Bir türkü, bir şiir, bir deyiş…

Adana’da misal; “Senin Allah’ına gurban Adana. ‘Adanalıyık Alla’ın adamıyık’ diyen diline gurban Adana.” Erzurum’daysa eğer; “Dadaşlar sizin Allah’ınıza kurban. Tanklarla, tüfeklerle milletimin üzerine gelene 15 Temmuz’da milletimiz gereğini yaptı.” “Gakkoşlar diyarı Elazığ, hamuru aşkla karılan Elazığ, Fırat gibi asil, Fırat gibi vakur Elazığ…”, bu da Elazığlıları selamlaması.

Her yerde konuşmanın girişinde bir doz bu var. Sonra biraz bugüne kadar AKP iktidarlarının o şehre ne kadar yatırım yaptığı… Tabii, bunu söylerken bir süre önce atmaktan gurur duyduğumuz 6 sıfırı mutlaka ekleyerek trilyon, katrilyon diyoruz! Sonra bol miktarda muhalefeti terörle, dış düşmanla eşitleme; muhalefet kazanırsa memleket saldırıya uğrar, felaket olur vurgulu beka söylemi… Nihayet, aman birliği beraberliği bozmayın, “AKP’liler-MHP’liler konsolide olun” uyarısı!

Ve aslında, memleketin bütününün birliği beraberliği açısından epey tehlikeli birkaç unsur: Adana’da 8 Mart’ta İstiklal’de yürüyen kadınları ezanı ıslıklamakla, “Ezan-ı Muhammediye’ye terbiyesizlik”le suçlamak; Elazığ’da milletvekili de olmadığı için “kaçacak deliği olmayan” Meral Akşener’e “ağır hesap” ödetmekten söz etmek gibi…

Özellikle; “camide içki içtiler”, “başörtülü bacımıza saldırdılar” kadar “aslı olan” ezana saygısızlık iddiasının yol açabileceği felaket, kimi AKP’lilerin bile “Yok böyle bir şey, kim Cumhurbaşkanını yanıltıyor” uyarısına neden oldu.

Bütün bunlar, “Allah’ına gadar Adanalıyık” söylemleri, seçmeni ne kadar etkiliyor acaba? Size boş hamaset gibi gelebilir, ancak karizmatik liderler söz konusu olduğunda, önem sözün kendisinden değil söyleyenden gelir. Ne söylerse söylesin, herkes karizmaya kulak kesilir!

Erdoğan’ın TV konuşmalarının reytingine bakınca, sanki karizma konusunda da bir sıkıntı var gibi. Birkaç kanalın ortak yaptığı canlı yayınlar total izleyicide yüzde 1,71 ve 0.81 gibi izlenme oranlarıyla 36. ya da 55. sırada yer alıyor!

20 gün sonra göreceğiz; bakalım ne kadar “Adanalıyık”!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız